Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri

Yusuf Yahya

26-10-2024 14:02

Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri

 

Anlatacaklarım külliyen hayalidir.

Yani kurgudur.

Kurgular, gerçekleri göz önüne sermek içindir...

 

Şöyle ki:

Büyük büyük müdür, oturduğu yerden ivedi herkes kitap okumalı dedi.

Çalışmalar tamamlandı. Ve projeler geliştirildi.

Proje metinleri, uzun uzadıya... Mufassal...

Bilahare okullara havale edildi.

Büyük büyük müdürün ağzı yoruldu. Zira talimat vermişti. Projeyi hazırlayanların kafası, elleri, sırtları ağrıdı. Bilgisayar ve masa başı emek vardı.

 

Okula erişen proje metinlerine üstünkörü göz attı sorumluluk sahibi idareci. Çünkü bekleyen başka evraklar mevcuttu. Gelen proje evrakı, öncelik sıralamasında şampiyonlar ligindeki Young Boys'un sırasıydı. O da ne yaptı?

Şıpıdık Türkçe öğretmenine gönderdi bir öğrenci ile. Sonra elinde evrak, idareye geldi öğretmen. Nöbet mahallini terk etmişti. Metruktu an itibarıyla nöbet yeri. İdareci, öğretmene yazının çok çok aciliyetinden dem vurdu. Abarta abarta... Yazıda "acil" yazısı en okunaklı ve göz alıcı olandı. O da orayı okumuştu. Ne yapabilirdi ki mübalağa etmeyip? Türkçe öğretmeni yazının tamamını okumak için idareden izin istedi. Hay, hay denildi kendisine. Nöbet bölgesi boş kalmıştı. Öğrenciler, o boşlukta nöbet mekanının altını üstüne getirmek için birbirleriyle adeta yarışıyordu. At koşturan koşturana ve cirit atan atana... Bir başka idareci, bu vaziyetten rahatsız olup vazife çıkararak başını kaşımaya biraz ara vermesi akabinde odasından dışarı fırladı. Çocuklara bağırıp çağırdı. Cık, cık, cık diye homurdandı. İçinden geçen "bu nöbetçi nerede" iç sesini okul öğretmen vatsap grubunda yazıya döktü. Cümlerle esip gürlüyordu. O anlarda Türkçe öğretmeni, çok çok acil olan yazı ile meşguldü. Bundan mütevellit koyu sohbete dalmış diğer öğretmenler bir bir eklenirken o, idarecinin vatsap mesajını görenler listesine eklenemedi. Oysaki vatsaptan gelen iletilere bakacak saniyesi bile yoktu o zaman diliminde Türkçe öğretmeninin. Öğretmen zilinin çaldığını dahi zor işitti. O derece dalmıştı yani. Öyle ki koşa koşa derse giderken yazının son paragrafını okuyordu. Sınıfa girer girmez başını kaldırdı. Öğrencilere selam verdi, başını indirdi ve sınıf defterini doldurdu. Yerinden kalktı. Başını kaldırmış, öğrencilerine bakıyordu, derse başlayacaktı ki "cık, cık" eden idareci çağırdı. Malum idareci; cık, cık ettikten sonra odasına girmiş ve işaret parmağı ile panosundaki nöbet listesi üzerinde gezinmişti. Listeden nöbetini terk eden ögretmeni bulmak için gecesini gündüzüne katmış ve soluk soluğa kalmıştı. Sonunda bulmuştu ve burnundan soluyordu artık. Hemen bir öğrenci bulup öğretmene yolladı. Huzuruna gelecekti ve o da koltuğuna kaykılarak hesap soracaktı. Öğretmen, kapıyı tıklattı. İdareci gür bir sesle "gel" diye seslendi. Sesine kızgınlık çökmüştü. Öğretmen bunu fark etti. Ezildi büzüldü, alttan aldı. İdareci nasihat ettikçe ve onun o halini de gördükçe gevşedi. Ders zili çalarken huzuruna çıkılan idarecinin telefonu çaldı. Projeden sorumlu idareci, Türkçe öğretmenini çağırıyordu. İçini döken malum idarecinin odasından çıktı, koşa koşa projeden yükümlü idarecinin odasına gitti. Sineye çekiyordu her şeyi. Soluk soluğa kulak kesildi. Yine bir yazı tutuşturuldu eline. Bu sefer de büyük büyük müdür, acilen çocuklara nezaket ve sabır aşılayacağız demişti. Hemencecik bu talimat da projeye çevrildi. Okullara havale edildi. Yine Türkçe ögretmeni muhatap alındı. Türkçe Öğretmeni 3.ders başını kaldırıp dersini anlatabildi. Aklı projelerde idi lakin. Acildi. Çocuklara proje kapsamında dürüstlük, ahlak, ve daha nice değerler gösterilmeye çalışıldı. Proje görüntüleri, okul internet sitelerinde yayımlandı. Fotoğraf karelerinde herkes gülerken bir kişinin gülecek mecali kalmamıştı hatta gülmeyi unutmuştu. O da Türkçe öğretmeniydi. Bunu gören büyük büyük müdür, bu sefer personele yönelik gülme projesi fikrinin projeye çevrilmesini talep etti. Çevrildi, çevir kazı yanmasın hesabı ve bu da Türkçe öğretmenine havaleydi. Yani Türkçe öğretmeninin bu kez anasını ağlatacaklardı. Kaş yaparken göz çıkarmak... Güldüre güldüre gözünü sulandırmak... Trajikomik...

Büyük büyük müdür, proje adamı olarak nam saldı. Makam atladı. Popüler oldu. Ekranların müdavimiydi. Yaptığı projelerdeki hedefler kendisine hiç uğramadı. Ne kitap okuyordu ne dürüsttü ne de nezaketi ve sabrı vardı.

Her şeyi yapalım bombardımanından kurtulursa idareciler ve öğretmenler ve öğrenciler sadede gelecek. Ve hayata döneceklerdir sadede gelirlerse. Yoksa masa ve bilgisayar başı masalları, okulların pestilini çıkarıyor. Her şey dostlar alışverişte görsün 'e dönüyor ki bunu kimsenin içi almıyor. Millet içiyle değil, dışıyla proje rolüne soyunuyor. Projenin kapağı olmak için... Bence bundan kurtulmalıyız. Yoksa herkesin bildiği gerçekleri yok sayarak birbirimizi kandırmayı sürdüreceğiz. Çocuklar da alet olacak bu durumda. Onlar da her şeyin farkında... Ve nasıl dürüst olabilecekler? Keşke Allah'ın ve herkesin bildiğini kuldan saklamasak... Daha gerçekçi adımlar atarız. Ayağı yerden kesilen değil, ayağı yere sağlam basan...

 

Saygılarımla...

 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00