Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın!

Yusuf Yahya

14-07-2024 10:39

Malumunuz olduğu üzere son 20 yılda ülkemiz sathında birçok üniversitenin, fakültenin, bölümün çoğaldıkça çoğaldığına şahitlik ettik.

Üniversitelerimiz çoğaldı, üniversite mezunlarımız da çoğaldı.

Üniversiteli işsizlerimiz de bununla koşut çoğaldı.

Üniversiteler yalnızca çoğaldı.

Nicelik görüntüsü niteliği ortadan kaldırdı.

Önceleri üniversitelerin bir pıtrak gibi çoğalması milleti heyecanlandırdı, sevindirdi.

Sonraları görüldü ki üniversiteler, çeperinde kafeleri çoğaltıyor.

Önceleri üniversiteler çoğalıyor diye sevinenler sonraları üzülmeye başladılar. Kaygılı kesim halini aldılar.

Çünkü üniversiteli olan çocukları ve torunları üniversitelere yıllarını verip sonucunda elde var sıfır akıbeti ile karşılaşıyor iken nasıl sevinilebilirlerdi? Ve nasıl kaygılanamazlardı?

Sevinmelerin uzun vadeli olmadığı artık gün yüzüne çıktı.

Demek ki üniversitelerin çoğalması her şeyi çözmüyor. Üniversiteler çoğalınca sorunlar azalacak diye mi düşünülüyordu? Büyük yanıldık diyebilirim günün sonunda.

Aksine yeni yeni problemler doğduğunu söyleyebiliriz.

Mesela bundan 20 yıl önce atanamayan öğretmenler var mıydı?

Yoktu.

Şimdi atanamayan öğretmenler sorunu ile karşı karşıyayız.

Ve siyasiler ne derse desin bunun çözümü yok.

Eğitim fakülteleri çoğaldı lakin öyle bir plansızlıkla çoğaldı ki perşembenin gelişi çarşambadan belliydi zaten.

Atanamayan öğretmenler, siyasi mesele haline geldi.

Siyasi arenada da kullanılıyor zaten.

İktidar yok bir şey modunda iken muhalefet yandık anam hallerinde... Ortada atanamayan öğretmenler var ve o garipler de bir o yana bir bu yana bakıp duruyor. Çözüm yok. Meseleyi çözen değil de kullanan çok... Mesele çözülecek gibi de değil zaten.

İktidar gençleri öğretmen olsunlar diye okutuyor, onlara yatırım yapıyor, gençler öğretmenlik hayali kurup nihayetinde BİM ve A-101 için insan kaynağı oluyor. Yani iktidar, yatırımını A-101 ve BİM’e altın tepside sunuyor. Olan, gençlere oluyor.

Muhalefet ise siyasi maden ya da hazine bulmuşçasına iktidarın hayal kurdurup atamadığı bu insanların hayalleri üzerinde propaganda geliştiriyor. Onlarla siyasi ikballeri uğruna oynuyor. Günün sonunda bu meselede bir arpa boyu yol alınamıyor. Oysaki bu mesele, mesele olmadığı dönemlerde çok rahat çözülebilirdi. Yalnız bunun için istikbale dönük bir planlama icap ediyordu. Bir de her seçim öncesi oy kaygısı ile yapılan atamalar olmamalıydı. Ne yazık ki o gün kızı için sevinenler, şimdilerde torunu veyahut torununun çocuğu için çok üzülüyor. Elden ise an itibarıyla bir şey gelmiyor. Bu, açık... Hakikatleri konuşmalıyız. Söylüyorum onu: ‘‘Ey atamayı bekleyen öğretmenler, kendinize iş bulun!’’ Kahrolarak söylüyorum bunu. Zira devletin öğretmen atayacak ekonomisi olmadığı gibi hepinizi istihdam edecek kadrosu da yok artık.

İşte bu kısır döngü ve darboğazda yıllar yılları kovalarken gençler okudukları fakültenin aksi istikamette bir hayat yolculuğuna başlıyor, başlayacak. Bu da Allah’ın emri... Yoksa bekle, bekle nereye kadar... Ölme eşeğim ölme...

Tabii bu hayat yolculuğu içlerine sinmiyor birçok öğretmen adayının. Hak veriyorum.

İtiraz ediyorlar. Hak veriyorum.

Gösteri yapıyorlar, eskilerin deyimi ile nümayiş...

Bir türlü istediklerini alamıyorlar.

Nasıl alsınlar ki?

An itibarıyla çoğalan üniversitelerin, fakültelerin, bölümlerin gazabına uğruyorlar.

Neticelerini iliklerine kadar hissediyorlar.

Eğitim öğretim ortamı öyle bir duruma geldi ki an itibarıyla kadrolu bir öğretmen dahi iller arası ve il içi hatta mazerete dayalı istediği okula yer değiştiremiyor.

Öğretmenlik mezunları için atanamama; muvazzaf öğretmenler için yer değiştirememe sorunu ayyuka çıkmıştır.

10 Temmuz 2024 günü itibarıyla duyduk ki YÖK bazı bölümleri kapatıyormuş.

Nihayet, diyoruz.

Gözlerimiz öğretmenlik bölümlerini arıyor.

Yok.

Asıl olması lazım gelen diyoruz.

Sonra bir de bakıyoruz ki 2. öğretimler toptan kapatılıyormuş.

Diyoruz ki:

‘‘Kötünün iyisi...’’

Yani bu da iyi...

Lakin ne olacak bu kadar üniversitelinin istikbali?

Ne yazık ki insan yetiştirmede, o insana istihdam sahası yaratmada çok gerideyiz.

Düşüncelerimizde ve planlarımızda gençlerin istikbali olmayınca günün sonunda olacağı buydu.

Herkes başının çaresine baksın...

YÖK, bir an evvel belli başlı üniversiteler dışında kalan eğitim fakültelerini kapatmalı.

YÖK, yok artık demeli.

Yoksa gençler üniversiteden mezun olunca ve öğretmenlik yerine başka başka yerlerde onları görünce bizler diyeceğiz ki:

‘‘Yok artık!’’

Mahal vermemeli...

Saygılarımla...

 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00