O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde...

Yusuf Yahya

24-06-2024 23:48

2024-2025 Ders Yılı Dönemlerden Değil, Dönümlerden Hasıl

 

Bakan Yusuf Tekin diyor ki:

“Yok, ben dahil hiç kimse yapamaz! Sistem buna müsaade etmez. Ben size bir şey söyleyeyim. Normal olarak şu an bana, eğer öyle olsa, bir sürü isimler gelmiş olması lazım farklı kesimlerden. Bir tane dahi bana “Çocuğum mülakata girecek yardımcı olur musun?” ismi gelmedi bugüne kadar. Başkasına da gidemezler. Milletvekillerimiz dahil kimse bize böyle bir talepte bulunmadı. Ben bu sınavın, objektif, şeffaf ve adil olması için her türlü tedbiri aldığımı düşünüyorum. Buna rağmen öngöremediğimiz şekilde bir adaletsizliğe sebep verecek kim olursa hiç tereddüt etmeden gereğini yaparım. Müsaade etmeyeceğiz buna.”

Cevap: Nefsine hakim olan bir hükümet, ifadesini okumuştum bir kitapta. Hükümet nefsine hakimse sorun yok. Nefsine hakim değilse herkes bir yolunu bulur. Yani mülakata girecekleri siz sınıyorsunuz, Allah da sizi sınıyor. Adalet ve dürüstlük sınaması... Vicdan yoklaması... Herkese başarılar diliyorum.

 

Bakan Yusuf Tekin diyor ki:

‘‘Milli Eğitim Bakanlığının muhatap olduğu alan çok büyük fedakarlık gerektiriyor. Bu fedakarlığı maalesef öğretmen camiası tek başına üstleniyor. Öğretmenimizin üzerinden yükü biraz almamız gerekiyor. Öğretmen arkadaşlarımızın bu süre içerisinde karşı karşıya bulundukları sorunları azaltmak için hep beraber çalışmamız gerekiyor. Öğretmenlerin üzerinden yükü en çok alacak kitle velilerimiz. Çocuklarımız, zorunlu eğitim çağını bitirinceye kadar hayatlarının yüzde 10'unu bile okulda geçirmiyorlar. Yüzde 90'lık kısmı ya aileyle birlikte ya toplumun içinde geçiriyorlar. Yaz aylarına geldik. En azından öğretmenlerimizin yaptıklarının unutulmaması açısından velilerimize ciddi sorumluluklar düşüyor.’’

Cevap: Öğretmenin sırtından yük alınmak isteniyorsa MEB kendi bünyesinde öğretmene yıktığı iş ve işlemlere bakmalıdır. O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde. Öğretmen ders vermek dışında başka başka işlerinde peşinden koşuyor. Ve peşinden koştuğu işlerin hiçbir sonucu, getirisi, kazanımı da yok. MEB, yeni ders yılında ya ayıklama yapmalı ya da merkez-taşra bürokrasisine çekidüzen verecek bir genelge yayımlamalı. Zırt pırt öğretmen rahatsız edilmemeli, öğrenciye ve derslere odaklanmalı öğretmen. Okul idareleri de öğretmenlere ve öğrencilere... Basit ve sadelik eğitim ortamında çok önemli... Yıllardır söylüyoruz.

 

Sayın Tekin, açıklamalarınız bazen öğretmene uzanıyor bazen veliye uzanıyor. Öğretmen ve veliye sorumluluk boca edilmiş durumda... Ya sizler... Bürokrasi... Asıl sizlerin gece gündüz kafa yormanız lazım. Havale ile, denetleyici rol ile, hükümranlık ile, baskıyla, zorlamayla, korkuyla değil; bizzat işin içine girerek. Yol göstererek, yön vererek... Emek sarf ederek... Biliyoruz, bir kişiyle olacak işler değil. Ve fakat öncü kadrolar önemli değil mi? Tonguç, bu noktada örnek olabilir bence.

 

İnandırmalısınız baş koymuşsanız bu yola. Edindiğimiz izlenim yola baş koyduğunuz. Adanmışlık ise henüz sınanmadı. Adanmışlık, inandırır.

İnandıramıyorsanız da kendinizi ve merkezi teşkilatı gözden geçirmelisiniz.

Yetkili kişi gücünü makam koltuğundan değil, icraatlarından alır. Ne kadar değiştirebildiğine bakılır...

Stratejiler, neticelere göre değerlendirilir.

Önümüzdeki ders yılı dönemlerden değil, dönümlerden müteşekkildir.

Hep birlikte göreceğiz.

Sorumluluğu bir yere yıkıp kendiniz kenarda hakem gibi davranırsanız emin olun hiçbir sonuç alamazsınız. Düdük çal, faul de, ofsayt bayrağını kaldır, oyuncuyu at vs...

Karışmalısınız, katılmalısınız.

Yalnız karıştığınız ve katıldığınız ortamlar özgür olmalı.

Gerçekler konuşulmalı.

Yalandan konuşmaların önünü bizzat siz kesmelisiniz. Ve demelisiniz ki: ‘‘Öğretmenim, açık ol!’’

Herkese açık ama her söze açık olmayan oturumlar vitrindir.

 

Herkese ithafen bir öğretmenimizden gelen masalla bitirmek istiyorum:

‘‘Düşünceleri ve cümleleri suçlandı kamu görevlisi Micheal'in.

İhraç edilmeliydi kamudan.

Düğmeye basmalı idi tekmil vatansever ve çalışkan(!) bürokrasi.

İvedi atılmalıydı Micheal.

Micheal, müddei olmamasına rağmen düşüncelerinin suç olmadığını sübuta erdirmek için kollarını ve dilini sıvamıştı. Sükûnet ile sübut olmayacağı için konuşuyordu babam konuşuyordu, derdini anlatmaya çalışıyordu.

Ulvi disiplin kurulu önünde de kendisini savunmaya başladı. Anayasal hükümlere dayandıra dayandıra... O anlarda âlâ bir ses işitti: "Sen memursun, konuşamazsın. "

Bilmukabelede bulundu Micheal: "Ama ben öncelikle yurttaşım. Ve kendimi ifade etmek, anayasal hakkım."

Yine âlâ ses yanıtladı: "Hayır, sen memursun. Ve konuşamazsın. Anayasayı ise burada geç."

Devlet babalarının olduğu ulvi kurulda anayasa yok hükmündeydi ve kan ağlıyordu. Halbuki Micheal'i suçlarken, soruştururken, kovuştururken anayasa ve yasalar devredeydi. Micheal garibimin üzerinde işlem yapılırken dayanak noktası idi anayasa. Zannetti ki devir anayasa ve yasa devri, değilmiş, öğrendi. Şimdi tecrübe ile sabitti. Bu saatten sonra insani yönlere dikkat etti. Elde kalan buydu. Mıcheal, o anlarda kuruldaki 7 kişinin gözlerinin içine baktı. Kimse şaşırmıyordu. Kimse reaksiyon belirtisi göstermiyordu. Vicdan, prim yapmıyordu. Oysaki Micheal'in ağzı açık kaldı, gözleri fal taşı gibi açıldı, gözlerine inanamadı. Baktı ki kendisi anormal görünüyor, hemencecik kendisini toparladı. Micheal; açık ağzını bir güzel kapattı, gözlerini kıstı. Veee devirdiği gözlerini yere indirerek bir güzel sustu. Artık anayasaya inanmıyordu. Suçlanmamak için babıldaya babıldaya yeniden konuşmayı ve yazmayı öğrendi.’’

Saygılar...

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00