10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü!

Yusuf Yahya

11-05-2024 21:45

10 Mayıs 2024 Cuma günü öğretmenlerimiz sendikaların çağrılarına kulak vererek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Birçok ilimizde katılım oldukça yüksekti ve hakikaten ses getirdi. Bilhassa büyükşehirlerden gelen görüntüler, bu eylemlerin ne azımsanabileceğini ne de küçümsenebileceğini ihtiva ediyordu.

60 ve 70’lerdeki TÖS VE TÖBDER gibi sivil toplum örgütlerinin ses getiren eylemlerini andırdı bir kısmı. Böylece sendikaların ve eğitim camiasının üzerindeki ölü toprağı alındı diyebiliriz. Hassaten birkaç yıldır bu ölü toprağı enikonu yerleşmeye başlamıştı. Tam ümit kesilmişken oldu bu olup bitenler.

Onca soruna bugüne dek sabretti öğretmenler.

Onca problemi sineye çekti.

Onca lafı ve sözü yedi.

Onca itibar suikastına maruz kaldı.

Ve kıt kanaat geçinmeye mahkum edildi.

Ama öyle bir menfur ve melanet olay yaşandı ki işte o olay bardağı taşıran son damla idi.

Zira okulda bir öğrencinin bir öğretmeni öldürmesinin ucu, ABD’de ve Rusya’da görülen okul katliamlarına varabilirdi. Herkes bunu gördü. Herkes bunun ağırlığını ve sorumluluğunu hissetti. Empati yaptı. Daha ne olsun, olması gerekendi zaten.

Dediğimiz gibi ses edilmezse, susulursa bu olayın sonu okullarda toplu katliamlara gidebilirdi. Yani herkese dokunabilirdi. Eyleme teşvik aslında tedbirdi.

Ve herkes konuştu, ses çıkardı, slogan attı, yürüdü, sesiyle ve bedeniyle bir yürek kattı eylemlere. Toplu iğne kadar da olsa, kıyısından köşesinden de olsa destek, tam destekti. Önemliydi ve önemsendi.

Eylem nedir bilmeyenler, meslek hayatında bir eyleme dahi katılmışlığı olmayanlar, katılsam ne olur ki canım diye tepeden ve üstten üstten konuşanlar, işte hepsi birleşti ve işi gücü bıraktı, iş bırakma eylemine iltihak etti, eylem sahasına koştu soluk soluğa. Çünkü bir öğretmenin soluğu idi kesilen.

Bence bu gerçekten kallavi bir mesajdı. Derindi. Ağırdı. Hafife alınamayacaktı.

Hatta ve hatta illerden gelen bilgilere göre bazı illerde iş bırakma eylemleri taşra bürokrasisi tarafından da teşvik edildi. İl ve ilçe müdürlükleri öne çıkmasa da bu sefer öğretmeninin sırtını sıvazladı. Destek ve arka çıktı. Eylemlerin manevi sponsorları idi.

Eskiden olsa tehdit edilirdi öğretmenler.

İş bırakırlarsa şöyle şöyle olur gibi mesajlarla alttan alta sopa gösterilirdi öğretmenlerimize.

Ama bu eylemler öncesinde böyle örnekler görmedik.

Bana göre iş bırakma eylemlerinin ve basın açıklamalarının akabinde yürüyüşlerin yoğun bir biçimde ortaya çıkmasında bu teşvikin de etkili olduğunu düşünüyorum.

Demek ki yumurta kapıya dayanmış.

Bizi idare edenler ve yönetenler 10 Mayıs günü gerçekleştirilen iş bırakma ve diğer eylemleri iyi okumalıdır.

Bu gücün farkında olmalıdır.

Sendikalar da siyasilere karşı arkalarındaki bu gücün farkına varmalıdır. Dünden daha güçlüler... Öğretmenler bu gücü gösterdi. Sırada sendikaların etkili ve etkin olması, büyük önem arz ediyor.

Öğretmenlerimiz daha ne yapsın... Sendikaların iş bırakma mutabakatının sonuçlarını en güzel biçimde sergiledi. Bu nümayişin kıymeti bilinmeli ve en mühimi değerlendirilmelidir. Heba ve heder edilmemeli.

Öğretmenler, sendikaların arasındaki ideolojik vs... ayrılıkları istemiyor. Öğretmenler, mesleki meselelerde bir birliktelik talep ediyor. Her daim, lamı cimi yok diyor.

Eğitim Bir Senli ile Türk Eğitim Senlinin, Eğitim Senli ile Eğitim İşlinin, Hürriyetçi Eğitim Senli ile Anadolu Eğitim Senlinin meselesi aynıdır. Hepsi aynı gemidedir. O zaman ayrılık gayrılık neden? Öğretmenler, gereksiz ayrılıkların birlikteliği bozduğunu da gözler önüne serdi aslında. Ayrılıklar, öğretmenlerin gücünü zayıflatıyormuş meğerse.

Sendikalar, şimdi dünden daha güçlüdür. Öğretmenlerini gördüler. Gelinen noktada sendikaların etkin ve etkili güç ile güçlerini gösterme ve masaya yumruklarını vurma vaktidir. Siyasetçinin, siyasi iklimin ayarında ve huyundan suyundan gitmek öğretmene bir şey kazandırmıyor. Üç beş kişinin milletvekili olması, bürokraside bir yere gelmesi gibi kişisel kazanımlara araç olamaz öğretmen. Olursa öğretmenler sendikalara ayar olur. Bilinmelidir ki artık ipler öğretmenin elindedir. Sendikalar ona göre ayar versin kendilerine. Ve ifade etmeliyim ki ey sendika yöneticileri, 10 Mayıs büyüklüğünü siyasiler kanalı ile yükseleceğim diye küçültmeyin. Kendinizi de küçültmeyin. Elinize geçen bu büyüklüğü muhafaza edin ve daha da büyütün. Büyüklük, fedakarlık ile doğru orantılıdır.

Öğretmenlerimizi, önlerine gelen bu birliktelik fırsatını değerlendirdikleri için teşekkür ediyorum. Sendikalara da bunun önünü açmış oldukları için şapka çıkarıyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eylemlerin akşamındaki açıklamaları ise bir kez daha örgütlü mücadelenin neticesinin ne olabileceğini sunmuştur.

Sayın Bakan Tekin’in art arda açıklamaları da kayda değerdir.

Rafta bekleyen sorunların da bir anda raftan indirilip konuşulmaya başlanması ise eylemlerin nasıl bir domino etkisi yarattığının ifade biçimidir.

Saygılarımla...

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00