Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız?

Yusuf Yahya

18-06-2024 23:46

Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan mısınız, yoksa Fonlandıramadıklarımızdan mısınız?

 

Yusuf Tekin'in sosyal medyaya düşen sözleri şöyle:

"Sokaktaki 80 kişiden 1'i, MEB tarafından maaşı ödenen öğretmen statüsünde. Öğretmen başına öğrenci sayısı 30-40'lardan, 13-14'lere düştü. Dünyanın hiçbir tarafında bu kadar büyük bir öğretmen kitlesi, kamu tarafından fonlandırılmıyor."

 

Bu sözlere nerede bakarsanız bakın, kabul edilebilir değil. Sayın Tekin'in gergin bir anına mı denk geldi acaba? Sayın Tekin, önceki yazımda da söylediğim üzere kendisini kontrol edebilmeli. İnsanız, bazı zamanlarda kendimizi kontrol edemeyebiliriz. Lakin bakanlık gibi bir makamda iseniz sözleriniz çabuk yayıldığı gibi yanlış anlamaları da beraberinde getirebilir. Söz ağızdan çıkınca artık senin olmuyor. Dikkat, dikkat, dikkat!

 

Sayın Tekin, siz "fonlandırılan" öğretmenlerle yol yürüyorsunuz. Onları, emir eri değil de yol arkadaşı görüyorsanız lütfen daha dikkatli ve özenli davranınız. Yoksa birçok öğretmen size antipati beslemeye hazır. Bu antipati hali de her geçen gün artıyor. Öğretmenleri kendinizden uzaklaştırmayınız, kendinize yaklaştırınız. Çünkü öğretmene çok ihtiyacınız olacak çok. Onlar, sizin sahadaki karşılığınız... Onları kendinize emir eri ya da hiyerarşik köle olarak değil, öğretmen olarak bağlayınız. Bu bağlamda Ziya Hoca'ya başvurunuz, ondan destek alabilirsiniz.

 

Gelelim sözlerinize.

Sayın Tekin, bu kadar öğretmeni kim atadı? Yani sokakta gördüğümüz 80 kişiden 1'inin büyük çoğunluğunu... Son 20 yılda her öğretmen atamasında herkesin ağzı kulaklarına varıyordu. TV'ler mutlu aile karelerini servis ediyordu.

Birileri gururla ve kıvançla şu kadar öğretmen atadık diyordu. Seçim öncesi müjdeler veriliyordu. Kimse bu plansızlık ile buraya gelineceğini göremedi mi? Hayır, öngördü elbette. Lakin herkes işinin olmasına bakıyordu. Vatandaşın çocuğu atanıyordu, siyasetçi de atama sayısı üzerinden nutuk atıyordu.

 

Aslında Yusuf Tekin, sözleriyle son 20 yıldaki öğretmen atamalarına bayrak açıyor. Yani 80 kişide 1 kişi derken... Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar büyük öğretmen kitlesi yok, derken... Sayın Tekin, bu kadar büyük öğretmen kitlesi nasıl oluştu? Nüfus arttı, en az 3 çocuk söylemiyle, sınıflar kalabalıklaşınca öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da arttı, çözüm öğretmen başına düşen öğrenci sayısını azaltmak için öğretmen atamaktı, öyle mi? Sizler de bazen yılda 2 ya da 3 kez öğretmen atadınız. Şimdi yılda 1 kez öğretmen atamasını öpüp başımıza koyuyoruz.

 

Sayın Tekin, ekonomik durum ve öğretmen yığılması sizi bu açıklamaları yapmaya itti. Biliyorum. Ekonomi kötü, artık eskisi gibi öğretmen alımı olmayacak yani öğretmen ataması yok. Öyle bir öğretmen yığılması var ki öğretmen yer değiştiremiyor, çakılı kalıyor. Bunlar sizleri her açıdan zorluyor. Burada suçlu, sorumlu, günahkar kim? Öğretmen olmak için üniversite okuyan çocuklar mı? Öğretmenlik hayali kuranlar mı? Sayın Tekin, eğer yeni atamalar yapmaya "fon" yetmiyorsa, öğretmen kitlesi çok büyük diyorsanız eğitim fakültelerini kapatınız. İhtiyaç kadar olsun eğitim fakülteleri... İş işten geçti fakat ekonomikçe konuşursak zararın neresinden dönülürse kardır.

 

Ey vatandaş, siyasi saiklerle yapılan hiçbir işin önü ardı düşünülmez. O işlerin sonuçlarını da vatandaşın çocukları çeker. Siyasilerin dün atadığı öğretmenler, bugün atanmayı bekleyenleri tırmalar. Siyasiler, hiç sorumluluk almaz. Halk da anlık işine gelenlere yarınını yani geleceğini vererek aldanır. Döngü böyledir. Herkes bilir, bile bile bu döngü devam eder. Söz gelimi dün Emine Teyze, kızı öğretmen olarak atandı ve sevindi. Gelin görün ki bugün Emine Teyze'nin öğretmenlik okuyan torunu öğretmen olarak atanamayacak. Üzülüyor, kahroluyor, isyan ediyor kendisi. Niye durum böyle?

- 80 kişiden 1'i öğretmen,

- Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar bir öğretmen kitlesi yok.

 

Siyasilerin günlük politikalarının peşine takılan büyük halk kitlesi bilsin ki artık öğretmen maaşı devlet yetkilimize yük gibi görünüyor. Devlet yetkilimiz, zorsunuyor. Yani ey ahali, öğretmene verilen ya da ayrılan para birilerinin demek ki ağrına gidiyor. Yazık ki yazık! Siyasiler, bilinçsizce öğretmen atar; sonucunu gelecek nesiller çeker. Gelecek nesiller, bundan habersizdir ve masumdur. Buna büyük kul hakkı denir. Çok oy almak için çok öğretmen atayıp sonra da fazla oldu demek... Yemeğin tuzu çoksa tuzu atan el mi, yoksa tuz mu sorumlu?

 

Öğretmen atamalarında en ballı yıllar, 2002-2020 arası olsa gerek, hele hele 2000'lerin başı... Ballının ballısı. O dönem öğretmen adayı olmak varmış. Bu dönem ise durum tam tersi... Demek ki şans faktörü önemli... Vah ki vah! Halbuki devlet, gelecek nesillerin istikbalini şansa bırakmamalı. Görülen o ki işleri şansa ve Allah 'a kalmış.

Geleceğe fon kalmalı fon, bugünden plansızca harcanırsa dün gibi, netice ortada görüldüğü üzere.

 

Eğitim ve sağlık gibi alanlarda ekonomik terimi olan "fon" mefhumu kullanılmamalı. Eğitim ve sağlık parasız olmalı. Parasal görünmemeli. Parayı ima edecek kavramlardan "fonlandırılmak" gibi kaçınılmalı. Ayrıca "fonlandırılmak" sözcüğünün çağrışımı da hiç iyi değil.

 

İyi o zaman oldu olacak atanamayan öğretmene, fonlandırılamayan öğretmen diyelim. Olsun bitsin...

 

Saygılarımla...

 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00