Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik!

Yusuf Yahya

28-09-2024 11:02

Öğretmenlerimiz nitelikli olsun diye akademi kuracağız.

Öğretmenlerimiz yetersiz, diyenlerin huyundan suyundan gidiyoruz.

Öğretmenlerimizi her konuda öne sürüyoruz, onların harikalar diyarı yaratmasını bekliyoruz. Ne var ki öğretmenler haricinde kimse taşın altına elini koymuyor. Sorumluluk yıkan fazla, yükümlülük alan yok gibi... Yıldıranlar var bir de... Bezdirenler...

Velisinden diğer paydaşlarına herkes kendi rahatını düşünmekte... Halbuki eğitim öğretim iş birliği gerektirir. Sivil toplumundan, bürokrasisine, velisine, yerel yönetimlerine varıncaya kadar... Dayanışmanın en alasının örnekleri olmalı eğitim öğretim ortamında. Yardımlaşmanın da... Öğretmenin, okul idaresinin, milli eğitimlerin yetemediği yerlerde devreye girenler olmalı söz gelimi.  Çalışkan ve idealist bir kişi bulunup görevler o kimseye boca edilmemeli.

İnsanız, sorumluluk ne kadar ağır olursa o kadar gergin haldeyizdir. İnsanız, hatalarımız olabilir. İnsanız, yetişemeyebiliriz. Tüm bunları göz önüne aldığımızda eğitim ortamında sinerji ve enerji ancak ve ancak destekleme, dayanışma ve yardımlaşma ile hasıl olabilir. Biz, vatan millet Sakarya konularında bir aradaymışız görüntüsünü vermekten öteye gidemiyoruz. Mangalda kül bırakmayanlar olup çıkıyoruz.  

Şikayetlerimiz de uzadıkça uzuyor. Lakin bir yerden sonra şikayetlerle bir yere varılamayacağı da ortada... Yakınmalar ve sızlanmaların yerine pozitif bakma ikame edilse mesela... Kötüleyerek, suçlayarak, yargılayarak işe yaramayan kısır döngülerde savrulur dururuz. Öğretmenliğin psikolojisi dirençli ve dingin olabilmeli. Yönetenler de bu bağlamda hareket etmeli. Baskıcı, zorlayıcı, sinir küpüne çeviren bir rolde ahkam kesmemeli. İnsan, rahat ve sakin ortamlarda daha yaratıcıdır. Yaratıcılık da hem öğretmende hem öğrencide aradıklarımız... Bir öğretmen ya da öğrenci, metazori ile ancak -mış gibi sularında yüzer. Ali ata bak, cümlesinin Ali’si değişir durur. Ne kadar sıkıcı... Yani yenilenmelerimiz de böyle olunca olan herkese olur.

Aslında öğretmen de öğrenci de veli de oluşturulacak sistemin doğallığında  ve yönlendiriciliğinde kendilerini gösterebilmeli. Hayır, böyle olmuyor. Çatışma, kaos, karambol, huzursuzluk, gerilim, bir şeyi tutturma, inat etme bunların hepsini yaşıyoruz. Eğitim gemisi, ben kendimi bildim bileli – bu arada 90’ların çocuğuyum- bir o yana bir bu yana sallanıyor. Dümenler kırılıyor, bazen öndekilerin dümen suyundan gidiliyor, bir türlü yolcular menzile ulaşamıyor. Menzile ulaşamayacağını gözüne kestirenler de Tıtanıc’teki filikalar ile başlarının çarelerine bakıyorlar. Çocuklarının geleceğini böyle kurtarıyorlar. Velhasılı ayrıcalıklı sınıf himaye edilerek önleri açılıyor. Canları yani istikballeri felaha eriyor. Diğerlerinin yani çoğunluğun ise şans eseri kurtulan üç beş kişisi de olmuyor değil. Dedik ya külliyen karambol...

Evet, bir başka konuda yukarıda da ifade ettiğimiz gibi öğretmenin her işte öne sürülmesi... Öğretmenler elbette ki kürsüdekiler... Yani öncüler... Fakat öncü diye de her şeyi onlara bırakma, onların aynı zamanda insan olduğunu unutmaktır. Yük dağıldıkça hafifleriz. Eğitim ortamı bunu başaramıyor ne yazık ki.

Öne sürmenin bir başka boyutu ise öğretmenler öne sürüldükçe eğitim sorunlarının onlardan bilinmesidir. Sanki eğitimi perişan edenler öğretmenlermiş gibi... Bu, hakikaten hiç ama hiç doğru değil. Acımasızca... Yine yukarıdaki ifadelere geliyoruz buradan. Öğretmenler, üniversite okuyor. Yetmiyor. Öğretmenler, KPSS ve başka sınavlara giriyor. Yetmiyor. Öğretmenler, mülakata tabi tutuluyor. Yetmiyor. Öğretmenler, akademide dersler alıyor. Yetmiyor. Öğretmenler, derslere giriyor ve dersiyle alakasız birçok işle meşgul oluyor. Yetmiyor. Öğretmenler, denetleniyor.  Yetmiyor. Akademiye yönlendiriliyor. Yetmiyor. Öğretmenler, bu durumda öğrenilmiş çaresizliğe sürüklense yeridir. Öğretmenler, bu durumda yetersizlik sendromu yaşasa, yeridir. Öğretmenler, bu durumda güvenlerini kaybetse yeridir. Öğretmenler, bu durumda ağzıyla kuş tutsa yaranamayacağını düşünse ve hissetse yeridir. Öğretmenler, bu durumda salsa ve sallasa, Allah korusun, ne yapacaksınız? Yeridir, desek burası yeri midir acaba?  Öğretmenlerin gelişiminin ve değişiminin doğal akışında önünü açmalısınız. Açamıyorsanız siz de yetersizsiniz o zaman.

Efendiler,

Öğretmenlik bölümlerinin kontenjanları dolmuyor artık. Lise ve ortaokul sıralarındaki iyi öğrenciler değil, arka sıra öğrenciler öğretmen olacaklar. Önünüze gelecekler bir müddet sonra. Onlara da şimdiden elek teknikleri düşününüz. Zorlayıcı fasıllar açınız.  Bunu öngördüğünüz için mi öğretmenliği elekten geçir babam geçir yollarını çoğaltıyorsunuz. Ön çalışma misali...  Mevcut öğretmenleri de bu durumda kaybediyorsunuz. Yıldım, diyen çok öğretmen biliyorum. Hem de iyi öğretmenler bunlar... Koyvermiyorlar Allah’tan... Vicdan taşıyorlar, yürekleri hala öğrenciler için atıyor.

Bir dönem öğretmenlerin ekseriyeti, illerinde fen liselerinden sonra gelen anadolu öğretmen lisesi çıkışlı olurdu. Lise geçmişi böyle olan öğretmenlerimiz olurdu. Anadolu öğretmen liseleri öğretmen niteliğini ve kalitesini artırıyordu. Ama el ve ağız birliği ile kapatıldı. Şimdi yana yakıla iyi öğretmen arıyorsunuz. Ya da öğretmenin iyi olması için ölme eşeğim ölme yöntemleriyle onları muhatap ediyorsunuz. Neden bu kadar çok karıştırdınız? Neden? Gençlere ve öğretmenlere yazık değil mi?

İlinin en iyi 2. lisesinde okuyup sonra öğretmenliği bitiren öğretmen kuşaklarını mumla arayacaksınız. Bundan sonra gelenlerin lise geçmişlerine bir bakınız bakalım... Tabii sadece bu değil iyi öğrencileri öğretmenliğe çağıramayan...

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00