Kazuistik Müfredat mı?

Yusuf Yahya

29-04-2024 03:45

Yeni müfredat taslağı yayımlandı.

Görüşler alınmak üzere kamuoyuyla paylaşıldı.

Herkes eğitim paydaşı olduğuna göre pamuk eller klavyeye...

Herkesin sanal alemde bir lafı olduğuna göre MEB epey görüş toplar diye düşünüyorum.

Öğretmenler, veliler, taşra bürokrasisi, sivil toplum örgütleri, hatta ve hatta belediyeler vs...

Gerçi taşın altına el koymak, sanal klavyeye ellemekten daha zordur lakin burayı geçelim. Kavga çıkmasın diye...

Müfredat çalışmalarında alın teri döken başta akademisyenler olmak üzere diğer ilgili ve yetkililere teşekkür ederiz.

Emeklerine sağlık... Netice olarak zamanlarını verdiler. Biz beklerken onlar çalışıyordu. Bunu da unutmamak lazım. Bol keseden slogan atar gibi havaya konuşacak değiliz. Kafa yorarak ve kafa kafaya vererek çalışmak, boş boş beklemekten zordur. Yiğidi öldürecek olsak da hakkını verelim.

‘‘Müfredat’’ sözcüğüne en güzel bakış açısı eski bakanımız Ziya Selçuk’unki idi.

Ziya Hoca’mız, TV’deki bir mülakatta bu sözcüğün kökenine iniyordu. Derin insandı vesselam.

Sözcüğün fertten geldiğini dile getiriyordu. Büyük bir iştiyakla...

Ferdi baz almayan müfredatın anlamsızlığından dem vuruyordu. Düzenin bir tuğlasını gözünü kırpmadan çekercesine... Dil döke döke...

Ferdin önemsenmesinden bahsediyordu. Ahali şaşarcasına... Şaşılacak olmasa da yılların alışkanlıklarıydı normale şaşırtan...

Ziya Hoca, lüks düşünceleriyle ufkumuzu açıyor ve genişletiyordu. Sahi, ne zaman lüks olmuştu tüm bunlar?

Açık denizlere yol açacak heyecanı ve motivasyonu yarattı kendisi.

Bilhassa öğretmenlerde... Farklılığı, fark yaratan derinliği idi. Sığlıktan beslenmedi ve ilerlemedi hiç. Katiyen popülist değildi. Gelin görün ki konuşunca dinletiyordu herkese kendini.

Tabii ki fert fert müfredat yazılamaz.

Yazılmaya kalkışılsa Allah bilir kaç yılda biter. Yüzyıl mı deseydik :))

Ömrümüz yetmez ya...

Yazılırsa işin içinden çıkılamaz zaten.

Altüst olur her şey.

Gerçi şimdi her şey yerlin yerinde de böyle mi diyoruz acaba? Neyse...

Diyoruz ki müfredat genel bir çerçeve sunar.

Anayasa gibi...

O genel çerçeve üzerinden ferde bakılır.

Elbette o genel çerçeve ferde genel değil, özel bir bakış açısı kazandırmaya imkan ve fırsat sunmalıdır. Ferdi yürütmeli, ilerletmeli, yaratabilmelidir. Ferde öğrenim hayatı değil sadece, mutlu bir iş-aile-sosyal hayat da sunabilmelidir.

En büyük yakınmalarımız, genelleyici yapılandırılan eğitim öğretim ortamlarının zararları üzerine değil mi?

Genelden özel insanlar çıkmaz.

Genelde yolunu bulanlar vardır. Sınavlarla özellikle...

Yolunu arayanlara vakit ve tahammül yoktur.

Bu durumda ifade etmeliyim ki müfredat kısa ve anlaşılır olmalıdır.

Akademisyenlerin bilgilerini öttürdüğü bir çıktı olmamalıydı.

Neredeyse herkesin paydaş olduğu bir ortamda yurttaşa hazırlar gibi müfredat çerçevesi hazırlanmalıydı. Okunsun bir solukta... Anlaşılsın hemen. Kafalara otursun ki sinerji oluşsun. Herkeste bir sorumluluk uyandırsın. Yani kırmızı-sarı-yeşil ışık yakabilsin.

Önümüze düşen taslak metinlerde sayfa çok ve akademik kavramlar bolca... Okunmayacak bile. Anlaşılmayacağı kesin.

Öte yandan söylemeliyim ki müfredat, kısa olursa eğitim paydaşlarına geniş alan kalır.

İnisiyatif ve sorumluluk almaya yönlendirilir paydaşlar böylece.

Bunu sadece öğretmen olarak değil, veli ve sivil toplum olarak da düşünün.

Hatta ve hatta belediyeler...

Eğitim sorumluluğu, bir paydaşa boca edilemez. Yusuf Tekin de defaatle bunu dile getirdi. Gelgelelim müfredat taslakları bu hissi ve düşünceyi uyandırmıyor Sayın Bakan!

Neyse, biz devam edelim.,

Müfredat ayrıntılı, dedik.

Detay, dar alana kıstırır ve ortama ferahlık sağlamaz.

Detay, boğar. Alttan alta kim kime dum dumayı telkin ve teşvik eder.

Anayasalar gibi müfredatların da bir ruhu vardır ve bu ruh ortama sirayet eder.

Detay, müfredat sözcüğünün içindeki ferde değil genele baktırır.

Bu bakışa göre çocuklar anlam, değer ve önem kazanır.

Yani bu anlam, önem ve değer eskisinden farksız olur.

Kazuistik müfredattır anayasa tabiriyle bunun müfredatın adı.

Kazuistik müfredat paydaşlara sorumluluk yüklemez, ferdi iplemez.

Düzeni kollar ve korur. Resmiyeti pompalar her işte, gönüllülük devre dışı...

Doğal gönüllülük eğitim ortamlarında nefes almalı bence. İhtiyaç, ihtiyaç, ihtiyaç...

Ütopya mı, distopya mı istediğimiz?

Müfredat sade, basit ve anlaşılır olsun diye diye dilimizde tüy bitti.

Ne yazık ki olmadı.

Yine herkes birbirinin üstüne yükleyecek sorumluluğu.

Yine fert es geçilecek.

Yine siyasi çekişmelerin gölgesinde tartışılacak.

Yine veliler için anlaşılmaz olacak.

Yine yeni olduğu için ortama mekanın sahibi edasıyla doludizgin ve dolu dolu girmeye çalışacak.

Yine cilalanacak.

Yine klasik cümlelerle göklere çıkarılıp yerin dibine sokulacak.

Yine günün sonunda akıbet akamet olacak.

Fakat kimse ne olup bittiğini hissetmeyecek.

Yüz ifadesi ele vermiyorsa acı çekenin acısı hissedilmezmiş.

Bizler de eğitim sahasındaki acıyı bence hissetmiyoruz.

Ve eğitim, prosedür müdahalelerle yol alır diyorsanız bence deneyimle sabittir ki yanılıyorsunuz. Hem de büyük...

Herkes işine baksın.

İş işten geçmeden...

Öğretmen, veli, sivil toplum ve belediyeler, müfredatın bu söylediğimiz yanlarına takılmayın.

Şikayet atalettir.

Atalet ise ölü toprağı serper üzerimize.

Ölüyü kaldıramayacağınıza göre paydaşları da yerlerinden kaldırıp sorumluluk yükleyemezsiniz.

Oraya kral müfredat getirin, fayda etmez...

Not: Sayın Tekin, okulda öğrencisi tarafından bacağından bıçaklanan ve yine okulda bir veli tarafından yumruklanan öğretmenleri hissederek bu olayların sebeplerine de bir el atınız...

Saygılar...

 

Sitemizde köşe yazarı olarak yazı yazan tüm yazarlarımız yazdıkları yazı ve görüşlerden tamamıyla kendisi sorumludur. Köşe yazarlarının yazılarından dolayı hiçbir şekilde yasal sorumluluk kabul etmemektedir.

 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00