Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz!

Yusuf Yahya

06-06-2024 02:58

MEB, Sayın Tekin ile sert ve otoriter bir döneme girmiş bulunuyor. MEB'in bu bakımdan jakoben bir yönelim ile iş ve işlemleri gerçekleştireceği görüşündeyim. Daha dayatmacı ve öğretmen üzerinde yaptırımlı süreç başlıyor kanaatindeyim. Buna metazori de diyebiliriz. Öyle değil mi zaten? Görünen köy kılavuz istemez zannedersem.

 

Tekin'in başlattığı bu dalganın sonu ne olur ve nereye dayanır, hakikaten kestiremiyorum. Felaket tellalcisi de olmak istemem. Lakin ufukta görünen, bu iş ve işlemlerin pek hayra alamet olmadığı ve hayırlı olmayacağı yaygın görüştür. Sayın Tekin'in nefesleri kesen hızını Sayın Cumhurbaşkanı bile durduramaz bu saatten sonra. Şöyle ki;

 

Sayın Tekin, bürokrasiye oldukça hakim. Hatta titreten yani ürküten bir etki gücü var. Duruşu, bakışı bile bürokrasiyi hizaya sokabilir. Hakim olduğu bu bürokrasi Ziya Selçuk 'u epey yordu ve yıprattı. Ah Ziya Hoca'm ah! Bilemedik kıymetini. Yusuf Tekin bu hakim gücünden cesaret alarak MEB’de el atılmadık yer bırakmayacak gibi. Gelgelelim mesele el atmak değil, sonunu getirmek... İşi bitirebilmek. Biz kimleri gördük kimleri, hepsi başladı ya yarım bıraktı ya da zarar vererek çekip gitti. Önümüzdeki ders yılının bu bağlamda dönüm yılı olacağını düşünenlerdenim.

 

An itibarıyla öğretmenin gelişimi, eğitimi, yetişmesi vb. epey sorgulanır oldu. Buraya topyekun odaklanıldı. Öğretmenleri eğitmeliyiz telaşı sardı MEB'i. Hatta öğretmen alımlarında öğretmen adaylarının matruşka eleklerden geçirilmesi için akademilerin kurulacağı belirtiliyor. Öyle bir sürat ki mevcut öğretmenlerden hizmet süresi uygun olanların uzman ve başöğretmen olması için Akademik kariyer yapması öngörülüyor. Akademilerin bunun için de değerlendirilebileceği konuşuluyor. Bilahare son gelen bilgilere göre halihazırdaki öğretmenlerin denetimlerde yetersizliği kanaatine varılırsa önce akademiye yönlendirileceği, daha sonra yeniden denetime tabi tutulacağı, bu denetimde de yetersizse eğitim öğretim hizmet sınıfından çıkarılarak genel idare hizmet sınıfında değerlendirileceği paylaşılıyor. Öyle bir hız ki atanmış ya da atamayı bekleyen 7'den 70'e herkesi dipsiz bir kuyuya çekiyor. Bunun için de çepeçevre sarıyor, kuşatıyor, bir anafor oluşturuyor. Öğretmenin eğitimi ve yetişmesi için öğretmene operasyon gibi de düşünebilirsiniz öğretmenin üzerine dalga dalga gelen bu haletiruhiyeyi. Darboğazlarda ve kıstırılarak meslek icrasına doğru yüz tutan bu gidişat hakikaten öğretmenin de öğrencinin de hayrına olamaz. MEB, öğretmenlerin ensesinde boza mı pişirecek? Bu durum öğretmenin öz güvenini ve değerini azaltır, motivasyonunu düşürür, kaygı seviyesini artırır, itibarını daha da yerlere çeker, öğretmene psikolojik ve sosyolojik açıdan olumsuz cihette boyut atlatır. Ve öğretmen, çeperi korku duvarları ile örüleceği için asla çığır açamaz, emir eri gibi öğretmenlik ifa eder, bu ifa ise hiç kimseyi tatmin etmez ve bir anlam ifade etmez. Eğitim öğretim, sıkışır kalır bir alanda. Hükümranlık, öğretmeni geliştirmez aksine ters teper. Öğretmen; daha tedbirli, temkinli bir ruh haline girer. Ayağını denetime göre uzatır. Netameli olur ortam. Nedamet de yönetenlere kalır.

 

Bakınız;

Öğretmenler yeterlidir, demiyorum. Öğretmenler harikalar yaratıyor, demiyorum. Üniversiteler öğretmen adaylarına muhteşem eğitim veriyor, demiyorum. Herkesin yetersizliği olabilir. Zaten kişi kendini yeterli görürse orada gelişim durur. Lakin öğretmeni yetiştirmenin yolu bu mudur? Dayatarak, korkutarak, sindirerek mi olmalıdır? Elbette hayır. Sindirilen insanlarda kişilik zafiyetleri baş gösterir. Sindirme, öğretmenin onurlu ve yürekli bir birey olarak rol model alınmasını mı sağlar yoksa tam tersi mi?

 

Efendiler, öğretmen adaylarını ölme eşeğim ölme süreçleri ile hiç ama hiç iyi bir yola sokmuyorsunuz. Efendiler, eğitim fakültelerinin sayısını azaltarak ve öğretmenlik mesleğini cazip hale getirerek üniversite sınavında sıralaması iyi olan öğrencilere niçin göz kırpmıyorsunuz? Bu, yolun başında iken gösterilecek bir hamle değil mi? Sonradan hamle üstüne hamleye gerek kalmaz. Pekala, eğitim fakültelerinde verilen eğitimleri neden sorgulamıyorsunuz? Profesörleri de denetimden geçirseniz olmaz mı? Akademik özgürlüğün zerresi neden eğitim öğretim ortamına sirayet etmez? Öğretmenlerin kaçta kaçı mesleğini icra ederken özgür ve rahat hissediyor kendini? Efendiler, bu yol yol değil. Sonunda öğretmenler öğrencilerin ağzına sakız olacak: "Bizim öğretmen okur, döner döner bir daha okur." Yani bizim oğlandan bizim öğretmene evriliyor eğitim öğretim ortamı. Heyhat!

 

Öğretmenin yetersizliğini belgelendirmek ve paydaşlar nazarında gülünç duruma düşürmek kimseye bir şey kazandırmaz. Olan, öğretmene olur. Daha da kötü duruma getirirsiniz. Psikolojik cihette bilhassa... Akademide öğretmenler zihnini açmalı ve kendini yetiştirmeli. Ortam, imkan ve fırsat yaratılmalı. Kültürel ve sanatsal mesela. Bir öğretmen akademide kendisini iyi hissetmeli iken ne yazık ki yetersiz görülen bir öğretmen için akademi tedavi merkezi gibi algı yaratacaktır. Metazorinin bir parçası olan akademi istemiyoruz.

 

Efendiler, yapmayın etmeyin. Bu uygulama illerde farklılık gösterecektir. Çünkü kadrolar buna hazır değil. Veli ve öğrenci zihni de bunu bambaşka yere koyar. Kullanır da... Ön açmayın. Her haltı yiyen öğrencilerin okulunu bile değiştiremeyen sistemimiz, öğretmenleri yetersizsin diyerek kulağından çekip akademiye havale edecek.

 

Efendiler, gerçekten algısı bile korkutucu ve istismara müsait... Akademi gibi bir yerin algısı böyle mi olmalı? Bu hukuki dil ve usul hiç doğru değil. Bir yerden sonra öğretmen için akademi göz boyanan ve göz korkutan mekanlar olarak nam salacak. Metazori tutmadı diyelim ki bu sefer de prosedürün bir parçası olup çıkacak. Yani hedeflenenler yine olmayacak. Olan, yeni nesillere ve öğretmenlere olacak. Yazık ve günah!

 

Bir dönem -hatırlarsınız- öğretmenler performans değerlendirmesi için hop oturup hop kalkmıştı. Şimdi içine çekilecek vaziyet, bunun daha da ileri aşaması... Öğretmenleri çocuklar gibi akademiye yönlendirme ve hizmet sınıfını değiştirme hakikaten neyin nesi yahu? Ya başta öğretmen yapmayın ya da öğretmen yapmışsınız böyle acayip yollara girmeyin. Eğit babam eğit dayatması... Öğretmenleri kaybedersiniz. Öğretmenin denetimlerde nefesi daralır. Bu mu yani öğretmene layık gördüğünüz? Yapmayın etmeyin, değer vererek, öğretmen gibi görerek akademiye yönlendirin. Gelişimin önünü açmak bu değildir. Önce idarenin huzuruna çıkıp daha sonra rehberlik servisine gönderilerek işleme maruz kalan öğrenci gibi hissettirmeyin öğretmeni. Hey Allah'ım, daha ne günler göreceğiz! Çürük elmalar var diye öğretmenliği muamele bakımından öğrenci seviyesine düşürmeyin! En iyi öğrenciler, bu muameleyi görmek için mi öğretmenliğe yönelecek? Tabii ki hayır. 1 milyonuncu öğrencileri eğitim fakültesine al, sonra eğit babam eğit. Çözüm bu mu? Niçin kökten değil. Sorumluluğu, günahı öğretmenin sırtına yükleme sizinkisi. Öğretmeni çarmıha germek mi amacınız?

Öğretmenliği bu duruma düşürmeye hakkınız da hukukunuz da yok. Haberiniz ola! Sendikalar, ayağa kalkmalı!

Bilinmelidir ki öğretmen korku ile değil, ilgiyle ve değerle yüceltilir.

Akademiler öğretmenlerin rüyalarını süslemeli, kabus olmamalı. Buna da efendiler siz kafa yoracaksınız. Kafaya vurarak uygulamak en kolay yolu... Metazoriye hayır!

Saygılarımla...

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Bir Canın Ardından  01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00