Bir Canın Ardından 

Yusuf Yahya

08-05-2024 23:18

Bir müdürümüz, bir öğretmenimiz menfur saldırı neticesinde hayata gözlerini yumdu. Kendisine rahmet diliyoruz. 

Öğretmenimizin ölümüyle birlikte devlet erkanı, sendikalar, öğretmenler, sosyal medyadaki birçok hesap bu menfur hadiseyi lanetledi. Sendikalar ise harekete geçerek iş bırakma ve basın açıklaması gibi çeşitli eylemlerde bulunacaklarını açıkladı. 

Bunların hepsi olması gerekenlerdir. Eğitim ortamında olmaması gereken bu türden bir olaya karşı kuvvetli bir yekvücut olma halidir. Elbette önemsiyorum, kesinlikle küçümsemiyorum. 

Yalnız toplumdaki şiddet, zorbalık, saldırganlık ve vahşilik halinin çözümünü istiyorsak eyyamcı olamayız. Kendimizi sadece güne ve günün koşullarına veyahut koşullanmalarına bırakamayız. Sorun derinde ve sorunun çözümü uzun vadeli... Ayrıca toplumun her katmanına, her eğitim paydaşına büyük bir sorumluluk yüklüyor. Çocukların gelişimi, yetişmesi salt öğretmene ve okula yüklenemez. Sorumsuzluğun bedeli ağır oluyor. Bakanlık, bu konuda herkesin kendisini sorumlu hissedeceği çalışmaları hayata geçirerek büyük çapta ve radikal adımlar atmalıdır. Yama ya da günlük adımlarla çözüm gelmez. Adalete havale ettik, konu kapandı yaklaşımı da kolaycılık olur. Sorunları daha da büyütür. Yakışmaz. 

Hrant Dink öldürüldükten sonra eşi, intikam ve öfke gibi duygularını bir kenara koyup problemin çözümüne dönük olarak şu sözleri sarf etmişti: "Bir bebekten katil yaratan karanlık..." İşte o karanlığı sorgulamalı ve onun üzerine üzerine gitmeliyiz. 

İnsan doğası, içinde türlü iyilikleri barındırdığı gibi türlü türlü kötülükleri de barındırır. Yani sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Sezen Aksu'nun dedigi gibi:

"... Eller günahkar,
Diller günahkar,
Bir çağ yangını bu bütün
Dünya günahkar,
Masum değiliz hiçbirimiz,
Masum değiliz hiçbirimiz..."

Masum değiliz hiçbirimiz, evet. Sorumluluğu bir yere yıkıp kurtulamayız. Köşeye çekilerek olaya dair söz söylemek ve kızgınlığımızı ifade etmek, taşın altına elimizi koymaktan daha kolay... Adalete ve eğitime havale edip de işin içinden çıkamayız. Çok yönlü ve kapsamlı düşünmek ve bilhassa hissetmek mecburiyetindeyiz. Sanki başımıza gelmişçesine... 

Bugün başımıza gelen bir sıkıntıyı nüfuz ilişkileri ile çözdük diyelim ki, yarın ne yapacağız? Biz ilişkilerle sorunları çözüyoruz farz edelim ki, halkın ekseriyeti ne edecek? Mekanizmaları kurmak ve bunları hakiki insanlarla çalıştırmak çok mühim... Yoksa iş bırakma, lanet okumalar ve basın açıklamaları ile konu unutulmaya yüz tutar. Bu tip sorunların ve neticelerin en büyük düşmanı unutmaktır. Günlük tepkilerin yoğunluğu değil, sürekliliği ve topluma yayılımı büyük önem içerir. El birliği ve iş birliği...

Pekala, o zaman birkaç soruyla yazımızı düşünmeye ve sorgulamaya kıralım. Eğitim sistemi, insan doğasındaki kötülükleri mi yoksa iyilikleri mi öne çıkarıyor? Toplumun ve kurduğumuz sosyal yaşamın kötülüklerde ve iyiliklerde payı ne kadar? Çocuklarımız ve gençlerimiz, kötülüğü nerede ve kimlerden öğreniyor? Hayatlarında hangi büyükler etkili? Bunları derinlemesine irdelemeliyiz. Gençlerin ve çocukların his veyahut anlam arayışlarında iyilik cihetinde etkin rol oynamalıyız. Yoksa herkesin bir gün başı derde girer. Eyyamcı hareketler geleceğimizi kurtarmaz, salt günü idare eder. Ve öfkenin patlamasından öteye gitmez. 

Öte yandan son zamanlarda hassaten devlette herkesin eli kolu bağlı durumda... "Bana ne" ruhu egemen... "Başıma iş almayayım" cenderesinde vicdani sancılar yaşanıyor. Çoğu kişi; görev, yetki ve sorumluluğunu öteleme peşinde... Üstten bekleme yaygın... Hal böyle olunca da herkes lanetleyip geçiyor. Halbuki devlet içerisinde astlar da üst olanlara yol çizebilir. Üst olanın eylemine, sorumluluğuna katkı sağlayabilir ve katılabilir, katılmalıdır da. Susmayarak ve kaçmayarak... Örneğin dünyanın bir yerinde bir hava şirketinin uçakları sık düşüyormuş. Bu noktada oransal bakımdan diğer şirketlere göre daha öndeymiş .

Bu neticenin sebebini irdelemeye koyulmuş hava şirketi uzmanları. İrdeleme asla -mış gibi ve üstünkörü değilmiş. Hakikatenmiş. Neyse, uzmanlar kazaların kök nedeninin toplumdaki kültürün ve zihin dünyasının kokpitteki üst ve ast ilişkilerine sirayet etmiş olduğunu rapor etmiş. Şöyle ki:

Ast olan pilot, üst olan pilotun işine hiç karışmıyormuş. Tehlike durumlarında bile susuyormuş. Zira toplumdaki kültür ve işleyiş, ona fark ettirmeden bunu empoze ediyormuş. Ast pilot, uçağın bir yere çarpacağını kesin olarak gördüğü an yapması gerekeni yapıyormuş. Ama iş işten geçiyormuş. İncelemelerin ardından hava şirketi teşhisi koymuş, tedavi yollarını da ortaya koymuş ve bilahare kaza oranlarında bir düşüş meydana gelmiş. 

Yani zamanında müdahale ya da hamle, önleyici olduğu gibi birçok olumsuz neticeyi ortadan kaldırmış. Bizim için de örnek olsun diyelim.

Saygılar...
 

DİĞER YAZILARI Eğitimin, Siyasete Zamanı Yoktur 01-01-1970 03:00 Yeni Maarif Modeli: Eğitim Havası Ağır 01-01-1970 03:00 Proje Düşleri, Hayat Gerçekleri 01-01-1970 03:00 Toplumdaki Çürümeye Karşı öğretmenler Neden Etkisiz? 01-01-1970 03:00 Koştur Koştur Öğretmenlik, Sükunet ve Dinginlik! 01-01-1970 03:00 Kapı Tekmeleten Okul Müdürü: Otokontrol Dersi 01-01-1970 03:00 Sessiz Devrim mi, Sukutuhayal mi? 01-01-1970 03:00 Maarif Modeli Huzursuz Etmesin! 01-01-1970 03:00 Havanda Deneme Sınavını Dövmek! 01-01-1970 03:00 Şengör ile Tekin 01-01-1970 03:00 Öğretmen Atanmayacaksa Eğitim Fakülteleri Kapansın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenle Mücadele Kanunu (ÖMK) 01-01-1970 03:00 O kadar anlamsız ve gereksiz iş yükü var ki öğretmen üzerinde... 01-01-1970 03:00 Siz Bizim Fonlandırdıklarımızdan Mısınız? 01-01-1970 03:00 Karar: Yetersizsiniz ve Akademiye Yönlendirildiniz! 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tedbirler: Rafadan Tayfa 01-01-1970 03:00 Rotasyon 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin’e Çağrı 01-01-1970 03:00 ATAmadan mülakATAMAya 01-01-1970 03:00 10 Mayıs Günü, Öğretmenin Gücü! 01-01-1970 03:00 Ruh Üfle! Of, Püf Deme! 01-01-1970 03:00 Kazuistik Müfredat mı? 01-01-1970 03:00 Yılan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğrencinin ''Kendimi Öğrenmiyorum!'' Haykırışı 01-01-1970 03:00 Belediyeler Eğitimin Merkezinde Olsun! 01-01-1970 03:00 Sosyal Etkinlikler Karneye Girdi - Çıktı! 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Güçlendirmek 01-01-1970 03:00 Müdür ve Öğretmenlerin Yetkisi Az, Sorumlulukları Fazla... 01-01-1970 03:00 MEB Yönetici Atama: Ne Varsa Eskilerde Var... 01-01-1970 03:00 Okullarda İş Günü 200 Gün Olacakmış. Eğitimde Asıl Mesele Nicelik mi, Nitelik mi? 01-01-1970 03:00 MEB Müfredatı: İyi İnsan Yetiştirecek mi? 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin, çocukları okulda daha fazla tutmakla övünüyor! 01-01-1970 03:00 Yorgun Savaşçılar 01-01-1970 03:00 Müfredat Revizyonu Üzerine 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kara Kara Düşünüyor! 01-01-1970 03:00 Okul Bazlı Performans Değerlendirme, Ama Nasıl? 01-01-1970 03:00 Herkes Bir Hava iken Netice Berhava 01-01-1970 03:00 Sil Baştan: Büyük Eğitim Devrimi 01-01-1970 03:00 Yusuf Tekin'in hızından nasiplenemeyen konular 01-01-1970 03:00 Değişiklerle Değişmeyen Bakanlık 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Yeni Ders Yılı Başlarken… 01-01-1970 03:00 2 Yıllık Esaret: Toplu Sözleşme 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Bir Eğitim Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yeni DYK ile Toplu Sözleşmeye Dair Çıkarımlar 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşmede Hayali Bir Enstantane 01-01-1970 03:00 Memur Memnun Değil 01-01-1970 03:00 Güçlü Öğretmen Güçlü Türkiye  01-01-1970 03:00 Çocuklara değer aşılamanın en güzel yolu büyüklerin örnekliğidir 01-01-1970 03:00 Ziya Selçuk’tan Yusuf Tekin’e... 01-01-1970 03:00 Ali Yalçın’ın ihanet mi edelim sözleri ve memurların durumu 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşını Yuvarlarsak 30 Bin TL 01-01-1970 03:00 Bu Okul Halleri, Hal Değil Artık! 01-01-1970 03:00 Dağlanan Yüreklerimize Terapi: Kafamızı Dağıtmak 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Müdürü ve Öğretmeni Koruma Kanunu 01-01-1970 03:00 Yetenek Tozu: Piyano Çalan Motokurye 01-01-1970 03:00 Boydan Boya Darboğaz Bir Eğitim Sistemi 01-01-1970 03:00 Kepçe Kepçe Müjde, Kaşık Kaşık Zam Oranı 01-01-1970 03:00 Yaz-Kış Kurs, Yaz-Kış Kurs 01-01-1970 03:00 Mersin Olayının Düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı, Öğretmeni Küçümsedi 01-01-1970 03:00 Uzmanlık Sınavı Öncesi Serenat 01-01-1970 03:00 Mahmut Özer'i Görünce Ziya Hoca'yı Anladı 01-01-1970 03:00 Sayı Kasan Sendikaların Armağanı: 19 Kasım 2022 01-01-1970 03:00 Ey Eğitim Sendikaları, Birleşin! 01-01-1970 03:00 Elimizin Altındaki Anayasa ile Yasalar 01-01-1970 03:00 14 Ekim İş Bırakma Terazisi: Sendikal Ağırlık Yapın! 01-01-1970 03:00 ''Müdür Görev Süresi 12 Yıl Olsun!'' Serenatı 01-01-1970 03:00 1 Ekim Uzmanlık ve Başöğretmenlik Beklenti Günü 01-01-1970 03:00 Bursluluk Sınavına Giremeyen Tek Maaşlı Öğretmen Çocukları  01-01-1970 03:00 Efendiler, Öğretmenlerin Dayanacak Gücü Kalmadı 01-01-1970 03:00 Üçü Bir arada: Müdür Odası, Özel Tuvalet, Değerler Odası 01-01-1970 03:00 Öğretmen kalabilmek... 01-01-1970 03:00 Etkisiz sendikalardan büyük bir istifa dalgası gelebilir 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerin canına okumayın, can kulağı ile dinleyin! 01-01-1970 03:00 Siyasi emeller uğruna bu kesimlere prim vermeyin! 01-01-1970 03:00 Nagehan Alçı Yine Sahnede... 01-01-1970 03:00 Sınavı Kaldırın, Öğretmeni Bu Cendereden Kurtarın 01-01-1970 03:00 Önce Uzman Öğrencilik Sonra Uzman Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 3 Vakte Kadar Uzmanlık ve Başöğretmenlik Sınavları İptal 01-01-1970 03:00 Çöp Adam 01-01-1970 03:00 Uzmanlık ve Başöğretmenlik Süreci: Sendikalar, Profesörler, Diğerleri 01-01-1970 03:00 Enes Kara’nın Ardından… 01-01-1970 03:00 MEB’de Neye ‘Tamam’ Neye ‘Devam’? 01-01-1970 03:00