
Memur ve emeklinin maaşını belirleyen yetkililer ve sendikalar buyursun bu maaşla geçinsin...
Yılın başında memur ve emekli maaşına açıklanan enflasyon oranında yapılan maaş zamları çoktan eridi, memur ve emekli alacaklı durumda...
Durum böyle olunca enflasyon memur ve emekliyi yuttu...
Memurlar yoksulluk sınırının, emekliler ise açlık sınırının altında bir yaşam standartı sürüyorlar...
2026 yılının Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı.
TÜİK verilerine göre enflasyon Mayıs ayında yüzde 1,71 yıllık olarak ise yüzde 32,61 olarak gerçekleşti.
ENAG verilerine göre ise Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 oranında arttı. Yıllık enflasyon artış oranı ise yüzde 53,13 olarak hesaplandı.
Aynı ülkede, aynı yaşam koşullarında, aynı zaman diliminde farklı enflasyon rakamlarına vatandaş olarak bu ay da şahit olduk böylece...
Enflasyon verilerinde güvenirlilik de değişmez tartışma konusu elbette...
Açıklanan enflasyon verileri ne derse desin, gerçek olan bir şey var, o da sabit gelirli geçinemiyor.
Ev kiraları, maaşları aşmış...
Giyim, gıda fiyatları uçmuş...
Ulaşım, haberleşme fiyatları tavan yapmış...
Eğitim masrafları el yakıyor...
Vergiler ve cezalar nefes aldırmıyor...
Enflasyon tüm tüketim kalemlerini ele geçirmiş, ışık hızına ulaşmış...
Ancak çalışanın geliri yerinde sayıyor...
Emekli ve memur her ay içeri giriyor...
Olması gereken; emekli ve memur maaşlarına TÜİK oranında değil, sosyal hayatta hissedilen oranda zam yapılmasıdır.
Emekli ve memura açıklanan enflasyon oranında zam yapmak adil bir gelir dağılımı değildir.
Memur ve emekliyi sefaletten kurtaracak oranda, maaşlar yeniden güncellenmelidir.
Gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır.
Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi