Sincan Anadolu Lisesindeki yönetici atamasında yaşanan kriz, müdür istifası ve sendikal müdahale bana Sayın Ziya Selçuk'un liyakat serzenişini hatırlattı.
2023 Eğitim Vizyonu konuşmasında dönemin Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk. MEB'de engel olamadığı liyakatsizliği
"Kabenin anahtarını liyakatli olduğu için gayri müslime veren bir medeniyet kenar mahalle okulunun anahtarını layık olana veremiyor, o hale geldik." sözleriyle ifade etmişti.
2026 yılına geldiğimizde MEB'de liyakat konusunda yol alamadığımız, kangrene dönüşmüş liyakatsizlik sorununu çözemediğimiz yine somut bir şekilde ispatlandı.
Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Ali Osman Köse, okulda boş bulunan müdür yardımcılığı kadrolarına kendi önerdiği isimler yerine sendika temsilcilerinin “uygun gördüğü” kişilerin atandığını belirterek görevinden istifa etti.
Ali Osman Köse, boş bulunan iki müdür yardımcılığı kadrosu için liyakatli olduğunu düşündüğü isimleri önerdiklerini belirterek, “Buraya gerçekten çok değerli, çok kıymetli, çok liyakatli, işini iyi yapan ve okula değer katacak insanları önerdik. Proje okulu olmanın mantığı da bu zaten” diyor
Ve ekliyor " Resmi bir sıfatı bulunmadığını belirttiği bir sendika temsilcisinin kendisini aradığını ve “Sizin okula şunları uygun gördük” dediğini aktardı. Bu duruma rağmen önerilerini kibar bir dille ilettiklerini söyleyen Köse, “Günün sonunda bir baktık ki gerçekten o tırnak içinde uygun gördükleri insanlar buraya gelmiş, atanmışlar” diyor.
Ve atamadaki liyakat ve müdahale krizini gündeme getiriyor.
Yaşanan liyakat krizi bize MEB'de bakanlar değişse de sorunların değişmediğini ve çözüme ulaşmadığını gösteriyor.
Sincan Anadolu Lisesi'nde yaşanan atama krizinden ve beraberinde gelen müdür istifasından görünen o ki, yönetici atamada ne liyakat kriteri aranıyor ne de MEB' in kriteri aranıyor.
Sendikal tercih ve sendikal baskı, yönetici atamada, asıl belirleyici.
Burada aklımıza şu soru da geliyor tabi...
Acaba kaç okulumuzda benzer sorunlar yaşanıyor?
Ali Osman Söke'nin açıklamasında da anlaşılacağı gibi, yönetici atamada sendika baskısı yaşanmış.
Durum böyleyse sendikalar ve MEB arasında yetki paylaşımı mı var?
Yönetici atamalarını MEB mi yapıyor yoksa sendika ya da sendikalar mı?
Soruları cevap bekliyor...
MEB, HALA KENAR MAHALLE OKULUNUN ANAHTARINI LAYIK OLANA VERECEK ADİL BİR YÖNETİCİ ATAMA MODELİ GELİŞTİREMEDİYSE, LİYAKATSIZLIK HER YERDE DEMEKTİR!
MEB, adil ve liyakat temelli bir yönetici atama sistemi üzerinde kafa yormalı.
Proje Okullarını, Fen Liselerini ve her kademedeki tüm okulları liyakat sahibi, bilimsel ve modern çağın gereklerine uyum sağlamış vizyon sahibi yöneticilere emanet etmeli.
Liyakat gelirse, sorunlar çözülür...
Eğitim ve öğretim işleri; bir ülkenin geleceğine yön veren, devletin bekasını sağlayan, toplumun yol haritasını belirleyen uzun vadeli bir süreçtir.
Bu süreç adalete, liyakate bağlı bir şekilde yürütüldükçe, kurumların işlevselliği, güvenirliliği ve milli eğitim politikasında uygulama birliği sağlanabilir.
Bu da kurumların adil ve liyakat sahibi kişilere emaneti ile mümkündür.
MEB' den beklentimiz; eğitimde adaleti ve liyakati sağlamasıdır.
Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi