
Toplumu geleceğe hazırlayan eğitim sistemidir ve eğitimde yapılan hataların bedeli hemen değil, yıllar sonra ödenir.
Okullarda yaşanan sürecin elbette birçok boyutu var. Ama bilinmelidir ki biz bu noktaya bir günde gelmedik.
Biz ne yaptık?
* Eğitimi öncelikle eğitimcilere emanet etmedik. Milli Eğitim Bakanlığını eğitimci olmayanlara teslim ettik.
* Eğitimin her safhasında plansız, “yaptım oldu” anlayışıyla hareket ettik.
* Çocukları düşünen, sorgulayan bireyler olarak yetiştirmek yerine adeta robotlaştırdık.
* Öğretmeni; saygı duyulan, yol gösteren bir eğitimci olmaktan çıkarıp parmak sallanan, itibarsızlaştırılan bir bakıcı rolüne indirgedik.
* Eğitimle ilgili alınan kararlarda eğitimcilere kulak vermedik. Sahadan kopuk, masa başı kararlarla sistemi yönettik.
* Liyakati bir kenara bırakıp "benim adamım, bizim sendikadan" anlayışıyla kadroları doldurduk. Eğitim gibi hayati bir alanı ehliyetsizliğe teslim ettik.
* Eğitimi geri plana ittik, sadece öğretime ve sınavlara odaklandık. Beceri eğitimini, insan yetiştirmeyi ihmal ettik.
* Herkesin öğretmen olabileceği algısını oluşturduk. Eğitim fakültelerini kontrolsüzce büyüttük, yetmedi formasyon dağıttık. Sonuç olarak bir milyona yakın atama bekleyen öğretmen biriktirdik.
* Toplumdaki ayrışma yetmedi öğretmen odasını da böldük: ücretli, Piktesli, sözleşmeli, kadrolu, uzman, başöğretmen... Aynı işi yapan insanları statülere ayırarak adaleti zedeledik.
* Her 24 Kasım’da “eli öpülesi öğretmen” dedik, çiçeklerle, sözlerle günü kurtardık. Ama ertesi gün yine aynı değersizliği yaşattık.
* “Öğretmen çok tatil yapıyor” algısını yaydık. Toplum nezdinde itibarı aşındırdık.
* Sınıfta ve okulda öğretmenin otoritesini zayıflattık. Ders geçmenin, kanaat puanının etkisini kaybettirdik. Öğretmene öğrenciyi okulda oyalama rolü verdik.
Öğretmenini görünce elini öpen nesilden, öğretmenini döven nesile geldik...
Ve daha nice yazamadığım sebepler...
Bugün gelinen noktada yaşanan şiddet, saygı kaybı ve çöküş; bu yanlışların kaçınılmaz sonucudur.
Büyük çoğunluk bu gerçekleri görmek istemese ve bu olayları sadece sanal oyunlara bağlasa da artık görmezden gelme lüksümüz yok!
Eğitimi yeniden inşa etmek zorundayız. Çünkü eğitim giderse, gelecek de gider.
Mehmet Alper ÖĞRETİCİ
Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı