"Proje Yorgunu" Düşen Öğretmenler
Millî Eğitim Bakanlığı son 25 yılda tam 1 milyon projeye imza atıldığını gururla duyurdu. FATİH'ten Harezmi'ye, MEBİ'den PIKTES'e kadar tabelası olan, kısaltması havalı sayısız çalışma sahada.
81 il genelinde yürütülen ve teknoloji, çevre, sosyal sorumluluk ile kültür-sanat alanlarına yayılan bu geniş yelpaze, eğitimde nitelik ile fırsat eşitliğini artırmayı amaçlıyor.
Ancak hızla artan proje sayısı, bir yandan öğrenme süreçlerini çeşitlendirirken diğer yandan sahada uygulama yoğunluğu ve sürdürülebilirlik konularını yeniden tartışmaya açıyor.
Madalyonun diğer yüzünde, evrak işinden derse odaklanmaya vakit bulamayan ve "proje yorgunu" düşen öğretmenler var.
Niceliğe boğulurken niteliği kaçırmamak için eğitimde artık frene basıp "az olsun, öz olsun" deme zamanı geldi de geçiyor.
Milyonluk Rekor mu, Bürokrasi Maratonu mu?
MEB’in açıkladığı 1 milyon proje hedefi kağıt üzerinde muazzam bir başarı gibi duruyor.
Teknoloji, çevre, sosyal sorumluluk derken 81 il adeta birer AR-GE üssüne çevrildi.
Kısaltması havalı platformlar, yenilikçi modeller havada uçuşuyor.
Ancak tabelası süslü bu projelerin kaç tanesi gerçekten sınıfın kapısından içeri girebildi, işte orası muamma.
Öğretmen Ders mi Anlatsın, Rapor mu Yazsın?
Sahadaki öğretmen için her yeni proje, yeni bir dosya, yeni bir form ve bitmek bilmeyen onay süreçleri demek.
Eğitimciler artık derse hazırlanmak yerine proje raporu yetiştirmeye çalışıyor. Sürekli birbiriyle çakışan ve takibi imkansız hale gelen bu yoğun tempo, okul koridorlarında ciddi bir proje yorgunluğu yaratmış durumda.
Öğretmenin odağı öğrenciden kayıp bürokrasiye kayınca, olan yine sınıftaki çocuğa oluyor.
Proje Enflasyonuna Dur Deme Zamanı
Eğitimde nicelik artarken niteliğin düşmesi, tam anlamıyla bir proje/faaliyet enflasyonu doğuruyor.
Eğitimciler; takibi zorlaşan ve zaman zaman birbiriyle çakışan yoğun proje temposunun sahada bıkkınlık yatattığını idle getiriyor.
Her gün yeni bir fikir üretip raf ömrünü doldurmadan rafa kaldırmak yerine, ayakları yere basan ve kalıcı iz bırakan az sayıda uygulamaya odaklanmak zorundayız.
Okulları proje çöplüğüne çevirmekten vazgeçip, asıl işimiz olan nitelikli eğitime dönmenin vakti geldi de geçiyor bile.
Alpay CAVLAK
Guncelegitim.com
