Okullar Neden Hedef Haline Geldi?

Alpay CAVLAK

18-10-2026 14:02

Televizyon ekranlarında romantize edilen suç dünyası ve kontrolsüz sosyal medya kullanımı, ailelerin yanlış tutum ve davranışlarının yansıması çocukların ve gençlerin zihninde tehlikeli bir dönüşüme yol açıyor. Güç ve statü kazanmanın kestirme yolu olarak görülen şiddet dili, özellikle akran zorbalığı veya sosyal dışlanmayla birleştiğinde okulları doğrudan hedef haline getiriyor. 

 

 

Diploma Kağıt Parçası Mı oldu?

Eskiden eğitim; sınıf atlamanın, iyi bir gelir elde etmenin ve saygın bir hayat kurmanın en garanti yoluydu.

Bugün ise üniversite mezuniyeti iş bulmayı garanti etmediği gibi, yıllarca verilen emeğin karşılığında ancak asgari ücret  veriliyor.

Gençler: "16-17 yılımı okula ve sınav stresine harcayacağım, mezun olunca iş bulma güvencem yok, bulsam bile ev ya da araba alma ihtimalim neredeyse sıfır." diye düşünüyor.

Bu durumda okul, yatırılan emeğin karşılığını vermeyen bir süreç gibi görünmeye başlıyor. Hal böyle olunca gençler kendine alternatif çıkış yolları arıyor.

 

En Önemli Unsur Aile

Çocuğun şiddete/suça yönlenmesinden sorumlu iki aile tipi var;

Birincisi Şiddeti doğrudan modelleyen suç geçmişi olan, şiddet eğilimli, istismarcı aileler. İkincisi çocuğun ne yaptığından habersiz, sınırsız ve denetimsiz bırakan ihmalkâr aileler.

Her iki durumda da çocuk, evde bulamadığı sınır, sevgi ve rehberliği sokakta veya sanal dünyadaki şiddet odaklarında arıyor.

Çocuğun evde, mahallede silah, jop, kesici alet edinmesi veya kontrolsüz onilne ortamlarda çetelerin tuzağına düşmesinde ebeveynin açık bir denetim kusuru varsa, aileye idari para cezaları veya adli sorumluluklar getirilmelidir. 

Evinde fiziksel veya psikolojik şiddet uygulanan çocukların tespiti halinde sosyal hizmet uzmanları haneyi düzenli denetlemeli, gerekirse çocuk için koruyucu tedbirler hızla uygulanmalıdır. 

 

Karizmatik Suç Algısı

Maalesef günümüzde popüler kültürün sunduğu "karizmatik suçlu" imajı ile dijital dünyada hatta mahallelerde tehlikeli gruplaşmaların, çocukları görünür olma uğruna telafisi imkansız adımlar atmaya sürüklüyor.

Dizilerde, müzik kliplerinde ve popüler TV dizilerinde yapımlarında suçlular çoğu zaman adalet dağıtan, lüks bir yaşam süren ve saygı gören figürler olarak sunuluyor.

Kendini okulda veya evde yetersiz, görünmez hisseden bir çocuk için bu sahte dünya, kestirme bir saygınlık kapısı gibi algılanıyor.

Medyanın bilinçaltına işlediği bu algı, şiddeti bir suç olmaktan çıkarıp güç kazanmanın tek yolu olarak kodlayarak gençleri zehirliyor.

 

Görünürlük Sevdası

Geleneksel medyanın yanı sıra kapalı forumlar, mesajlaşma uygulamaları ve sosyal ağlar, çocukların şiddetle bağını bambaşka bir boyuta taşıdı.

Okul saldırılarının perde arkası incelendiğinde, saldırganların ortak motivasyonunun küresel çapta adını duyurma ve ölümsüzleşme isteği olduğu görülüyor.

İletişim uygulumlarında bazı gruplar şiddeti mizahla normalleştirerek empati duygusunu tamamen körelterek çocukları radikalleştiriyor.

 

Dijital Oyunları da Suçlayalım mı?

Milyonlarca çocuk bilgisayar oyunu oynasa da bu durum herkesin şiddete yöneleceği anlamına gelmiyor.

Gerçek hayatla bağı zayıflamış, yanlış davranışları düzeltilmemiş, yoğun akran zorbalığına uğrayan veya duygusal kırılmalar yaşayan bireyler için oyunlar duyarsızlaştırma ve  ilham verme açısından biçilmiş kaftan...

Oyunlardaki "ateş et ve ilerle" mekaniği, gerçek hayatın karmaşık sorunlarıyla yüzleşemeyen kırılgan yapıdaki çocuklarda  sahte bir çözüm aracı halini alıyor.

 

Okullar Neden Hedef Haline Geliyor?

Saldırılarda hedefin okullar olması tesadüfi bir tercih değil. Pek çok saldırgan için okul; dışlandıkları, alay edildikleri ve başarısız hissettirildikleri bir sosyal dışlanma ve travma alanı olarak görülüyor.

Kolay erişilebilir ve savunmasız bir alan olması nedeniyle okullar, hem geçmişin intikamını alma hem de toplumda en derin infiali yaratarak karanlık bir şöhrete ulaşma aracı olarak seçiliyor.

Şiddete yönelen bir çocuk aslında zarar vermeyi değil; görünür olmayı, saygı görmeyi ve içindeki çaresizliği bastırmayı hedefler.

Eğitimi sadece bilgi aktarımı ve sınav başarısına endeksli bir yarış olmaktan çıkarıp, geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillere kendilerini ifade edecekleri iyi bir gelecek sunduğumuz bir yaşam alanına dönüştürmedikçe gençleri sokaktaki veya ekrandaki sahte güç alanlarından koparmak mümkün değildir.

Alpay Cavlak
Eğitimci Yazar

DİĞER YAZILARI Öğretmenin Elinden Eğitimi Aldınız, ''Sadece Öğret'' Dediniz. İşte Sonuç! 01-01-1970 03:00 Evin Çatısı Akarken Perde Seçmek! 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Proje Yorgunu 01-01-1970 03:00 Çocukları Ekrandan Koparmanın ''Ters Tepmeyen'' Formülü 01-01-1970 03:00 Her İsteği Yerine Getirilen, Kuralsız Büyütülen Çocuk Sorumluluk Kazanamaz: Sınava da Geç Kalır, Kimliğini de Unutur! 01-01-1970 03:00 Atatürk’ün Gençliğe Çizdiği Yol... 01-01-1970 03:00 Birinci sınıf çocuğu ödevler altında ezilmesin! 01-01-1970 03:00 Öldürüsen Öğretemem! 01-01-1970 03:00 Dijital Eğitimde Geri Adım: Ekrana Değil, Kağıda Dokunmak 01-01-1970 03:00 WhatsApp Müdürleri 01-01-1970 03:00 Kitlesel Tepkide, Sendikalar Sınıfta Kaldı! 01-01-1970 03:00 Minecraft Yasaklanmalı Mı, Teşvik Mi Edilmeli? 01-01-1970 03:00 Tatilde çocukları dijital tehlikeden koruma yolları 01-01-1970 03:00 Eğitimde Bitmeyen Mesai 01-01-1970 03:00 Eğitim sendikaları öğretmenlere umut vermiyor! 01-01-1970 03:00 Müfredat hafifledi, okul çantaları hala ağır... 01-01-1970 03:00 Uzman Öğretmen ve Başöğretmen Tazminatları Emeklilikte Devam Etmelidir 01-01-1970 03:00 Çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayan velilere tavsiyeler 01-01-1970 03:00 Rotasyona çözüm: Emekli maaşlarını iyileştirin! 01-01-1970 03:00 Sınava Dayalı Eğitim Sistemi Öğrencilerin Gençliğini Çalıyor! 01-01-1970 03:00 Öğretmenler neden emekli olmak istemiyor? 01-01-1970 03:00 Öğretmen İlk Cemredir Çocukların Gülüşüne Düşen... 01-01-1970 03:00 Bakanlık yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli 01-01-1970 03:00 Çocuğu İlkokul Birinci Sınıfa Başlayan Velilere Öneriler 01-01-1970 03:00 Evde Eğitimde, Kaş Yapacağım Derken Göz Çıkarmayalım! 01-01-1970 03:00 Mavi Balina Nedir? Mavi Balina tuzağından çocuklarımızı nasıl koruruz? 01-01-1970 03:00 Zayıf karne yoktur, zayıf anne ve baba vardır 01-01-1970 03:00 40 Dakikalık Teneffüs Okullarda Uygulanabilir mi? 01-01-1970 03:00 MEB Yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli 01-01-1970 03:00 Çocuğu Birinci Sınıfa Başlayan Velilere Öneriler 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ayağım acıyor oturabilir miyim? 01-01-1970 03:00 Daha dün annemizin kollarında yaşarken... 01-01-1970 03:00 Aysun ve Burçin Öğretmeni Unutmadık! 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Eğitim Geç Olmadan, Zorunlu Olsun! 01-01-1970 03:00 Temmuz zammını vergi dilimi götürdü 01-01-1970 03:00 Birinci sınıfta öğretmenlerin yarışı çocukları olumsuz etkiliyor 01-01-1970 03:00 Doğuya atanan bir öğretmenin yol güncesinden.... 01-01-1970 03:00 Öğretmenim Kurdele Takma Bana 01-01-1970 03:00 Zayıf karne yoktur, zayıf anne ve baba vardır 01-01-1970 03:00 Seni Sevmek Eylemdir: Mavice 01-01-1970 03:00 ''Öğretmen'' e Şiir 01-01-1970 03:00