Öğretmenin Elinden Eğitimi Aldınız, ''Sadece Öğret'' Dediniz. İşte Sonuç!

Alpay CAVLAK

07-10-2026 01:33

Veli ve öğrenci memnuniyetini merkeze alan, sınav başarısını her şeyin önüne koyan bir sistem kurdunuz. Öğretmenin eğitimci kimliğini zayıflattınız, otoritesini tartışmalı hâle getirdiniz. Öğrenciye doğruyu öğretmeye, yanlış davranışlarını düzeltmeye çalışan öğretmenleri şikâyetlerle, soruşturmalarla ve cezalarla karşı karşıya bıraktınız.

Bugün tartışmamız gereken en önemli konu, eğitim sistemimizin neyi başarı kabul ettiği ve çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğidir.

Sınavda yüksek puan alan çocukları alkışladınız. Yüzdelik dilimlerini konuştunuz, kazandıkları okullarla övündünüz. Peki, o çocukların nasıl bir insan olarak yetiştiğini hiç sorguladınız mı?

 

Başarı Anlayışımızı Yeniden Sorgulamalıyız

Ümraniye'deki okul saldırısını gerçekleştiren 15 yaşındaki öğrencinin LGS'de yüzde 2'lik dilime girdiği, bir fen lisesine yerleştiği ve daha sonra Anadolu lisesine nakil olduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı. Eğitim sisteminin akademik ölçütleri açısından başarılı sayılabilecek bir öğrenciden söz ediyoruz.

Peki, asıl soru şu: Sınavda Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 2'lik dilimine girebilen bir çocuk, 15 yaşında elinde bıçakla başka bir okulun kapısından neden girer?

Bu sorunun cevabını yalnızca bir sınav sonucunda, bir okulun adında ya da tek bir olayda arayamayız. Ancak bu olay, eğitim sistemimizin başarı anlayışını yeniden sorgulamamız gerektiğini açıkça gösteriyor.

 

Eğitim, Soru Çözmekten İbaret Değil

Çünkü eğitim, yalnızca kaç soru çözüldüğünü ölçmek değildir.

Eğitim; çocuğa empati kurmayı, öfkesini kontrol etmeyi, başkalarının haklarına saygı duymayı ve sorunlarını şiddete başvurmadan çözmeyi öğretmektir. Bir çocuğun akademik başarısı kadar ruhsal ve sosyal gelişimini de önemsemektir.

 

Öğretmeni Susturarak Eğitim Veremezsiniz

Öğretmen, yalnızca ders anlatan ve sınavlara hazırlayan kişi değildir. Öğrencinin davranışlarını gözlemleyen, sorunlarını fark eden, yanlışlarını düzeltmesine yardımcı olan ve gerektiğinde ona rehberlik eden kişidir.

Ancak öğretmenin her müdahalesinin şikâyet konusu hâline getirildiği, öğrencinin yanlış davranışını düzeltmeye çalışırken öğretmenin kendisini savunmak zorunda kaldığı bir ortamda eğitimden nasıl söz edebiliriz?

Öğretmenin elini kolunu bağlayıp sonra ondan nitelikli nesiller yetiştirmesini bekleyemezsiniz.

Öğretmeni değersizleştiren bir sistem, kendi yürüyeceği yolu karartır.

 

Başarıyı Notlara Sığdırdınız

Çocuğun sınavda başarılı olması elbette önemlidir. Ancak yüksek puan almak, iyi bir insan olmanın garantisi değildir.

Bir öğrenci matematikte çok başarılı olabilir ama öfkesini yönetemeyebilir. Bütün soruları doğru çözebilir ama arkadaşının acısını anlayamayabilir. İyi bir liseye yerleşebilir ama yaşadığı sorunlarla başa çıkmakta zorlanabilir.

Eğitim sisteminin görmesi gereken gerçek tam da budur.

 

Gerçek Eğitimcileri Sistemin Dışında Kaldı

İşini hakkıyla yapmaya çalışan eğitimcilerin sürekli baskı altında hissettiği, liyakat yerine farklı ölçütlerin öne çıktığı ve yöneticilerin sorunları çözmek yerine şikâyetlerden kaçınmayı tercih ettiği bir ortamda eğitim kalitesini yükseltemezsiniz.

Öğretmeni korumak, yanlış yapanı sorgulamamak değildir. Öğrenciyi korumak da her davranışı mazur görmek değildir.

İhtiyacımız olan şey; öğretmenin sorumluluğunu yerine getirebildiği, öğrencinin haklarının korunduğu, okul yönetiminin adil davrandığı ve ailelerin eğitim sürecine gerçek anlamda katıldığı bir sistemdir.

Çocuğun yanlış davranışını görmezden gelmek de öğretmenin her müdahalesini cezalandırmak da çözüm değildir. Çözüm, sorunu büyümeden fark etmek ve eğitimcilerin rehberliğinde doğru müdahaleyi yapabilmektir.

 

Önce Teşhis, Sonra Tedavi

Ümraniye'deki saldırının bütün nedenlerini tek bir olaydan hareketle açıklayamayız. Ancak böyle olaylardan sonra yalnızca failin kim olduğunu ve hangi okula gittiğini konuşup eğitim sisteminin sorumluluklarını sorgulamadan geçemeyiz.

Bir çocuğun hangi liseyi kazandığı kadar, nasıl bir insan olarak yetiştiğini de önemsemek zorundayız.

Sınavda başarılı çocuklar yetiştirmek istiyorsanız sınavlara odaklanabilirsiniz. Ancak iyi insanlar, sağlıklı ilişkiler kurabilen bireyler ve şiddet karşısında başka yolları tercih edebilen gençler yetiştirmek istiyorsanız eğitimi yeniden merkeze almak zorundasınız.

Çünkü eğitim sisteminin gerçek başarısı, yalnızca kaç öğrencinin yüksek puan aldığıyla değil, kaç çocuğun hayata sağlıklı, sorumlu ve vicdanlı bir birey olarak hazırlandığıyla ölçülür.

Bir çocuğun kaç net yaptığına bakıp geleceğini ölçebilirsiniz. Ama nasıl bir insan olduğunu anlamadan onu gerçekten eğittiğinizi söyleyemezsiniz.

DİĞER YAZILARI Evin Çatısı Akarken Perde Seçmek! 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Proje Yorgunu 01-01-1970 03:00 Çocukları Ekrandan Koparmanın ''Ters Tepmeyen'' Formülü 01-01-1970 03:00 Her İsteği Yerine Getirilen, Kuralsız Büyütülen Çocuk Sorumluluk Kazanamaz: Sınava da Geç Kalır, Kimliğini de Unutur! 01-01-1970 03:00 Atatürk’ün Gençliğe Çizdiği Yol... 01-01-1970 03:00 Birinci sınıf çocuğu ödevler altında ezilmesin! 01-01-1970 03:00 Öldürüsen Öğretemem! 01-01-1970 03:00 Dijital Eğitimde Geri Adım: Ekrana Değil, Kağıda Dokunmak 01-01-1970 03:00 WhatsApp Müdürleri 01-01-1970 03:00 Kitlesel Tepkide, Sendikalar Sınıfta Kaldı! 01-01-1970 03:00 Minecraft Yasaklanmalı Mı, Teşvik Mi Edilmeli? 01-01-1970 03:00 Tatilde çocukları dijital tehlikeden koruma yolları 01-01-1970 03:00 Eğitimde Bitmeyen Mesai 01-01-1970 03:00 Eğitim sendikaları öğretmenlere umut vermiyor! 01-01-1970 03:00 Müfredat hafifledi, okul çantaları hala ağır... 01-01-1970 03:00 Uzman Öğretmen ve Başöğretmen Tazminatları Emeklilikte Devam Etmelidir 01-01-1970 03:00 Çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayan velilere tavsiyeler 01-01-1970 03:00 Rotasyona çözüm: Emekli maaşlarını iyileştirin! 01-01-1970 03:00 Sınava Dayalı Eğitim Sistemi Öğrencilerin Gençliğini Çalıyor! 01-01-1970 03:00 Öğretmenler neden emekli olmak istemiyor? 01-01-1970 03:00 Öğretmen İlk Cemredir Çocukların Gülüşüne Düşen... 01-01-1970 03:00 Bakanlık yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli 01-01-1970 03:00 Çocuğu İlkokul Birinci Sınıfa Başlayan Velilere Öneriler 01-01-1970 03:00 Evde Eğitimde, Kaş Yapacağım Derken Göz Çıkarmayalım! 01-01-1970 03:00 Mavi Balina Nedir? Mavi Balina tuzağından çocuklarımızı nasıl koruruz? 01-01-1970 03:00 Zayıf karne yoktur, zayıf anne ve baba vardır 01-01-1970 03:00 40 Dakikalık Teneffüs Okullarda Uygulanabilir mi? 01-01-1970 03:00 MEB Yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli 01-01-1970 03:00 Çocuğu Birinci Sınıfa Başlayan Velilere Öneriler 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ayağım acıyor oturabilir miyim? 01-01-1970 03:00 Daha dün annemizin kollarında yaşarken... 01-01-1970 03:00 Aysun ve Burçin Öğretmeni Unutmadık! 01-01-1970 03:00 Okul Öncesi Eğitim Geç Olmadan, Zorunlu Olsun! 01-01-1970 03:00 Temmuz zammını vergi dilimi götürdü 01-01-1970 03:00 Birinci sınıfta öğretmenlerin yarışı çocukları olumsuz etkiliyor 01-01-1970 03:00 Doğuya atanan bir öğretmenin yol güncesinden.... 01-01-1970 03:00 Öğretmenim Kurdele Takma Bana 01-01-1970 03:00 Zayıf karne yoktur, zayıf anne ve baba vardır 01-01-1970 03:00 Seni Sevmek Eylemdir: Mavice 01-01-1970 03:00 ''Öğretmen'' e Şiir 01-01-1970 03:00