Özgürlük mü, Başıboşluk mu? Modern Eğitimde Kavram Kargaşası

Yakup GÜNEŞ

08-01-2026 23:11

Son yıllarda eğitimde en çok kullanılan kelimelerden biri “özgürlük”. Özgür çocuk, özgür birey, özgür eğitim…

Kulağa hoş geliyor. Ancak şu soruyu sormadan geçiyoruz: Özgürlük ne zaman başıboşluğa dönüştü?

Özgürlük, sınırsızlık değildir. Özgürlük, sınırları bilerek hareket edebilme olgunluğudur. Oysa bugün okullarda sınır koymak neredeyse suç sayılıyor.

Öğrenciye “hayır” demek, kural hatırlatmak, davranışın yanlış olduğunu söylemek; otoriterlik, baskıcılık, çağ dışılık olarak yaftalanıyor. Sonuçta özgür birey değil, sınır tanımayan bir nesil yetişiyor.

Modern eğitim anlayışı, çocuğu merkeze alalım derken öğretmeni ve kuralı sistemin dışına itti.

Çocuk her istediğini söyleyebiliyor, her istediğini yapabiliyor; ama yaptığı davranışın bir karşılığı olmuyor. İşte sorun tam da burada başlıyor. Çünkü karşılığı olmayan davranış, alışkanlığa dönüşür. Alışkanlık ise karakteri şekillendirir.

Okulda “özgür” büyüyen ama sorumlulukla hiç tanışmayan çocuk, hayata adım attığında sert bir duvara çarpar. İş yerinde, toplumda, sokakta kimse ona sınırsız özgürlük tanımaz.

Ve o çocuk, ilk engelde ya öfkelenir ya da dağılır. Bugün gençler arasında artan tahammülsüzlük, sabırsızlık ve otoriteyle çatışma hâlinin temelinde bu yanlış özgürlük anlayışı yatmaktadır.

Gerçek özgürlük; kurallarla birlikte var olur. Disiplin, özgürlüğün düşmanı değil; onun güvencesidir. Kuralsız bir ortamda güçlü olan kazanır, zayıf olan ezilir. Oysa disiplinli bir eğitim ortamında herkes kendini güvende hisseder.

Çocuğa verilecek en büyük özgürlük, ona sınır çizmeyi öğretmektir. Çünkü sınırlarını bilen insan, başkasının sınırına da saygı duyar. İşte bu, toplumsal huzurun temelidir.

Eğitimde özgürlük kavramını yeniden düşünmek zorundayız.

Başıboşluk özgürlük değildir.

Disiplin baskı değildir.

Sınır ise düşman değil, rehberdir.

DİĞER YAZILARI Ortaokul Öğrencilerinin Zorluğu: Bir Geçiş Döneminin Yansımaları 01-01-1970 03:00 Öğretmenin İç Dünyası: Tükenmişlik mi, Direniş mi? 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Yükü, Bir Sınıfın Kaderi 01-01-1970 03:00 Odaklanma Sorunu: Kısa İçerik, Uzun Kayıp 01-01-1970 03:00 Sınıfta Olan Ama Orada Olmayan Çocuklar 01-01-1970 03:00 Kalpten Öğretmek: Nesli Korumak, Geleceği İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 Okulda Şiddet: Bir Akran Sorunu Değil, Toplumsal Yansıma 01-01-1970 03:00 Öğretmenleri Ders Değil, Değersizlik Yoruyor 01-01-1970 03:00 Öğretmen Sorunları Affederek Mi Çözmeli? 01-01-1970 03:00 Öğretmen Nöbeti: Görünmeyen Emek, Görünür Sorumluluk 01-01-1970 03:00 Değer Üretenlerin Değersizleştirilmesi 01-01-1970 03:00 Okulların Sessiz Gerçeği: Eğitim Değil Bekleme Odası 01-01-1970 03:00 Öğrenciler saygısız, öğretmenler yorgun, sistem çökmek üzere! 01-01-1970 03:00