Pedagojik Formasyonunun Kaldırılması Ne Anlama Geliyor?

10-06-2019 12:08

Bu ülkede on binlerce eğitim fakültesi mezunu öğretmen adayı atanmayı beklerken, diğer fakülteleri bitirip de birkaç aylık eğitimle formasyon belgesi alıp bununla öğretmenlik hakkı kazanmak hem adil değil, hem de öğretmen niteliğini düşüren bir durumdur.

MEB Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Safran’ın açıklaması sonrasında sosyal medyada yapılan yorumlardan insanların pedagojik formasyonun kaldırılmasının ne anlama geldiği hususunda karmaşa yaşanıyor. Bahse konu formasyon eğitim fakültesi dışındaki fakültelerden mezun olanların, öğretmen olmak amacıyla ücret ödeyerek almış oldukları formasyon belgesidir. 

Öğretmenliğin her geçen gün daha da zorlaştığı bir dönemde, yetersiz bir eğitimle formasyon belgesi alanların bir çoğunun sınıf yönetiminde zorlandıklarını, eğitim psikolojisi bilmediklerini, öğrencilerle sık sorun yaşadıklarını, öğrenciyi derse güdüleyemediklerini, öğretim yöntem ve tekniklerini yeterince uygulayamadıklarını, ölçme değerlendirme yaparken doğru dürüst soru bile soramadıklarını üstelik bu durumun pek umurlarında olmadığını görüyoruz. Öğretmen niteliğini artırıcı temelden bir adım atılması gerektiği açık.

MEB 2023 Eğitim Vizyonu açıklandıktan sonra vizyonda yer alan cümleden hareketle “Öğretmen alımında formasyon belgesi şartı kaldırılacak, herkes öğretmenliğe müracaat edebilecek, atamalar sonrasında öğretmenlere pedagojik formasyon verilecek” gibi değerlendirmeler yapıldı.  

Vizyonda yer alan cümle şöyleydi: Sertifikaya dayalı pedagojik formasyon yerine, lisansüstü düzeyde “Öğretmenlik Mesleği Uzmanlık Programı” açılacaktır. Burada geçen “yerine” ifadesinden eskiden olduğu gibi eğitim fakültesi dışından atamalar yapılacağı  ve tüm öğretmenlere atandıktan sonra formasyon yerine lisansüstü eğitim verileceği anlamı çıkıyordu. Bunun yanlış olacağını, öğretmenliğin eğitim fakültesi mezunlarının hakkı olduğunu, diğer fakülte mezunlarına öğretmenlik hakkı verildiği anlamı çıkan bu ifadenin düzeltilmesi gerektiğini ilgililere arz etmiştim.
Müteakiben Sayın Bakanımızın sadece eğitim fakültesi mezunlarının öğretmen olarak atanacağı, şeklinde değerlendirilen birkaç açıklaması oldu.  Bu önemli husus neden herkesin anlayacağı şekilde izah edilmez ki diye düşünebilirsiniz!

Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulunda bazı üyelerin  Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarının öğretmen olarak atanabilmelerini savunduğunu biliyorum. Bir de İlahiyat Fakülteleri var tabi. 

Ben, sadece Eğitim Fakültesi mezunlarına öğretmenlik hakkı verilmesinin doğru olacağına inanıyorum. Bu ülkede on binlerce Eğitim Fakültesi mezunu öğretmen adayı atanmayı beklerken, diğer fakülteleri bitirip de son derece verimsiz olduğu bilinen birkaç aylık eğitimle formasyon belgesi alanlara öğretmenlik hakkı verilmesin hem adil  bulmuyor, hem de öğretmen niteliğini düşüren bir durum olarak görüyorum.


Bu ülkede öğretmen yetiştirmek için eğitim fakülteleri kurulduysa o zaman öğretmen olma hakkı sadece onlara verilmelidir.  Yetersiz olduğu aşikar bir pedagojik formasyon belgesi alarak öğretmenliğe müracaat etme dönemi artık bitmelidir. 

İlahiyat ve Fen Edebiyat Fakültelerinin amacı öğretmen yetiştirmek değildir. Şayet amaçları öğretmen yetiştirmek olarak düşünülüyorsa o zaman bu fakülteler yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitim Fakültelerinde okutulan dersler burada da okutulmalıdır. 

Eğitim Fakülteleri dışındaki fakültelerden mezun olanlara öğretmenlik hakkı verilecek mi Bakanlığımızın bir tek cümle ile açıklaması durumu netleştirecektir.
 

DİĞER YAZILARI Müfredatta Değişen Sadece Kelimeler Mi? 01-01-1970 03:00 Çizgi Filmlerin Karakter Oluşumuna Etkisi 01-01-1970 03:00 Tatil Ödevlerinin Dozu Kaçırılmamalı 01-01-1970 03:00 Açık Uçlu Sorular 01-01-1970 03:00 Okullarda Velileri İlgilendiren İki Önemli Değişiklik 01-01-1970 03:00 Bir engelli öğrenciye sınıf arkadaşları tarafından uygulanan şiddete bakın! 01-01-1970 03:00 Eğitim Değersizleşiyor, Okul Önemini Yitiriyor 01-01-1970 03:00 Çocuklar Felaketi Hissetmeli 01-01-1970 03:00 Bir Müfettiş Masalı 01-01-1970 03:00 Eğitim Eğlence Değildir 01-01-1970 03:00 Dikkat Eksikliği Olan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı? 01-01-1970 03:00 O biber gazını, öğretmenlere değil bu ülkenin geleceğine sıkıyorsunuz 01-01-1970 03:00 Kariyer Süreci Hakkındaki Düşüncelerim 01-01-1970 03:00 Enes’in Mesajını Doğru Anladık Mı? 01-01-1970 03:00 Öğretmenlik Meslek Kanunu Hayal Kırıklığı Yarattı 01-01-1970 03:00 Özel yetenekli çocukları fark edelim 01-01-1970 03:00 Çocuklarda Sosyal Açlık 01-01-1970 03:00 Sayın Bakanımız: 'Biz, ben'den daha güçlüdür' demiş ancak... 01-01-1970 03:00 MEB Uzaktan Eğitime Uzak! 01-01-1970 03:00 Canlı dersler azaltılmalı ve EBA TV ile birleştirilmeli 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitimde Sınıf Karmaşası 01-01-1970 03:00 'Gençlik' Hedefimiz Lafta Kalmasın! 01-01-1970 03:00 MEB Böyle Bakan Görmedi 01-01-1970 03:00 Öğretmen ve yöneticiler, öğretmen destek noktalarına gider mi? 01-01-1970 03:00 Altın Halka İnsanlar 01-01-1970 03:00 Görünmez Çocuklar 01-01-1970 03:00 Karşıyım 01-01-1970 03:00 Çocukları Tehditle Eğitmek 01-01-1970 03:00 Lise Tercihinde Nelere Dikkat Edilmeli? 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Hataları Telafiye Fırsat Tanımıyor! 01-01-1970 03:00 Ucuz Babalık Dönemi Bitti 01-01-1970 03:00 Öğretmenler, 1. Sınıfa 72 Aydan Daha Küçük Çocukların Kaydedilmesini Doğru Bulmuyor. 01-01-1970 03:00 En Büyük Endişemiz Çocuklarımızın Geleceği 01-01-1970 03:00 MEB’den Hata Sinyalleri 01-01-1970 03:00 Günümüz Çocukları Çevreyi İzleyerek Yeni Bilgi ve Beceriler Edinemiyor 01-01-1970 03:00 Ancak Yaşayarak Öğrenen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Akademimizi Geri İstiyoruz 01-01-1970 03:00 Teftişte mentörlük ve e-mentörlük uygulaması 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin 'Uydu Yönetici' Sorunu 01-01-1970 03:00 MEB Kurumsal Rehberlik Müfettişlerinin Seçimi 01-01-1970 03:00 MEB'in On Bir Bin Derslik Açığı Nasıl Kapatılır? 01-01-1970 03:00 Yanlış Öğretilen Zıt Anlamlı Kelimeler 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okuma Yazma Öğrenmede Neden Zorlanıyor? 01-01-1970 03:00 Beceriksiz Nesiller Geliyor 01-01-1970 03:00 MEB'e okul dönüşüm uyarısı 01-01-1970 03:00 Müdür görevlendirmelerinde iptal kaosu 01-01-1970 03:00 MEB başarı eşiğine karar vermeli 01-01-1970 03:00 Böyle hatalar MEB’i yıpratıyor. 01-01-1970 03:00 MEB’de Öğrenci Nakil Kaosu 01-01-1970 03:00 MEB Teftişinde Yeni Yapılanma 01-01-1970 03:00 MEB'de Stratejik Plan Hataları 01-01-1970 03:00 MEB Okul Öncesinde çuvalladı mı? 01-01-1970 03:00 Okul Aktarımlarında nelere dikkat edilmeli 01-01-1970 03:00 Okul öncesi projesinde ihmaller 01-01-1970 03:00 Kayıt erteleme kararı okulda verilmeli 01-01-1970 03:00 Okul Projeleri mutlaka değişmeli 01-01-1970 03:00 Liselerde kapasite alarmı 01-01-1970 03:00 Okul dönüşümünde önemli değişiklik 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 Öğretmen Kılavuz Kitapları Yeniden Yayınlanmalı 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00