Öğretmenlik Meslek Kanunu Hayal Kırıklığı Yarattı

05-01-2022 01:00

Eğitim camiasının yıllardır heyecanla beklediği, hükümet tarafından da uzun süredir dile getirilip bir türlü hazırlanamayan Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısı nihayet TBMM’ye verildi.

Bu yasa; öğretmenlerin özlük haklarını iyileştirecek, çalışma şartlarının zorlu olduğu bölgelerde öğretmen istihdamını ek haklarla özendirecek, mesleğin görev ve sorumluluklarını belirleyecek, ek görev, ek ders ve ücretlere dair hükümler içerecek, liyakate dayalı kariyer yapmalarını sağlayacak, meslek standartlarını ortaya koyacak, nitelikli öğretmen yetiştirilmesini ve hizmet içinde geliştirilmesini sağlayacak, adil bir atama ve nakil sistemine temel teşkil edecek, öğretmenlerin toplumsal statülerini ve saygınlığını yükseltecek ve mesleği özendirecek, öğretmenlerin şiddete karşı korunmasını sağlayacak, özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin durumlarını da kapsayacak bir temel yasa olmalıydı.

Bu kanun tasarısının içeriğine yönelik eleştiriler yapılmaya başlandı. Bunun üzerine yasa tasarısının eğitim camiasının beklentilerini ne düzeyde karşıladığını ölçmek amacıyla likert türü bir ölçekle anket düzenledim.

Ankete 3 bini aşkın eğitimci katıldı. Ankete katılanların % 90’ı Öğretmenlik Meslek Yasasının “Çok Kötü”, %6’sı ise “Kötü” olduğu kanaatini taşıdığı ortaya çıktı.

Hazırlanan bir meslek kanunun o mesleği icra edenlerin %96’sı tarafından kötü/çok kötü olarak değerlendirilmesinin üzerinde kafa yorulmalıdır.

Yapılan iş eğitim camiasını memnun etmemiştir.

Eğitimcilerin Yasa Tasarısı hakkındaki sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde hem 3600 ek göstergenin hem de kariyer basamaklarına ilişkin tazminat düzenlemesinin 2023 yılında yürürlüğe girecek olması başı çekiyor.

Öğretmenlerin kanaati, tasarının eğitimcilerden, sendikalardan hiç görüş almadan hazırlanmış olduğu izlenimi verdiği, hatta gerekli özen gösterilmeden çalakalem yazılmış bir tasarı olduğu, içeriğinde birçok eksikliğin bulunduğu yönünde.

Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilirken, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde yöneticiliğe atanan şube müdürlerinin, ilçe müdürlerinin, il milli eğitim müdürlerinin ek göstergelerinin 3000 olarak kalması önemli eksikliklerden biri. Tasarıda buna ilişkin bir düzenleme yok. Bu açıdan yasanın, öğretmenlerin atanacakları idari görevler ve müfettişlik gibi görevleri de kapsaması gerekirdi.

Sayıları 200 binin üzerinde olan özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin de mesleki standartlarda ücret almalarına ve çalışma koşullarına ilişkin maddelerin bulunması gerekirdi.

Askeri okul, cezaevi, hastane okulları gibi kamuda çalışan tüm öğretmenleri kapsaması gerekirdi.

Öğretmen yetiştirme, seçme, atama, performans değerlendirme, nakil, alan değiştirme, yöneticiliğe geçiş, geri dönüş, yurt dışında görevlendirme gibi mesleki süreçleri içermeliydi.

Öğretmen ve eğitim yöneticilerine yönelik disiplin hükümlerinin de mutlaka bu kanunda bulunması gerekirdi.

Öğretmenlerin bir kısmı kariyer basamaklarında sınav şartının kaldırılmasının, hizmet yılına göre bir sistem oluşturulmasının daha doğru olacağı düşüncesini paylaşıyor.

Uzman öğretmenlik için 10 yıl öğretmenlik, Başöğretmenlik için ise 10 yıl uzman öğretmenlik yapan birisinin zaten süreçte 1. dereceye ineceği ve başöğretmenlik için bunlara 1 derece verilmesinin anlamsız olacağı düşüncesi ifade ediliyor.

16 yıldır verilmeyen uzman öğretmenlik nedeniyle zaten hizmet yılı 20’yi aşmış olan öğretmenlere uzman öğretmenlik verilse bile Başöğretmenlik için 10 yıl daha beklemeleri gerekeceğinden bu haktan yararlanamadan emekliliklerinin geleceği ifade ediliyor.

Öğretmenlerin rahatsız olduğu bir husus ise tasarı ile sanki tüm öğretmenlerin maaşlarına şu anda bin-iki bin TL zam yapıldığı şeklinde yanlış algının oluşması.

Öğretmenlerin daha birçok eleştirisi var.

TBMM'de yasa tasarısı komisyonda görüşülürken;

Daha önce öğretmenlik mesleği ile ilgili 4357 ve 1702 sayılı iki ayrı yasa bulunduğu ve bunların 2014 yılında yürürlükten kaldırıldığı unutulmamalı, bu yasaların içeriğinden, özellikle disiplin cezalarına ilişkin maddelerden yararlanılmalı,

439 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretlerine İlişkin Kanundan yararlanmalı, tüm öğretmenlerin maaş karşılığı gireceği ders sayısı eşitlenmeli,

222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'ndaki öğretmenlerle ilgili tüm hükümler bu kanuna aktarılmalı, en önemlisi öğretmenlerce yapılan eleştiriler dikkate alınarak eksiklikleri giderilmelidir.

İşte o zaman gerçek bir meslek kanunu ortaya çıkar.

DİĞER YAZILARI Müfredatta Değişen Sadece Kelimeler Mi? 01-01-1970 03:00 Çizgi Filmlerin Karakter Oluşumuna Etkisi 01-01-1970 03:00 Tatil Ödevlerinin Dozu Kaçırılmamalı 01-01-1970 03:00 Açık Uçlu Sorular 01-01-1970 03:00 Okullarda Velileri İlgilendiren İki Önemli Değişiklik 01-01-1970 03:00 Bir engelli öğrenciye sınıf arkadaşları tarafından uygulanan şiddete bakın! 01-01-1970 03:00 Eğitim Değersizleşiyor, Okul Önemini Yitiriyor 01-01-1970 03:00 Çocuklar Felaketi Hissetmeli 01-01-1970 03:00 Bir Müfettiş Masalı 01-01-1970 03:00 Eğitim Eğlence Değildir 01-01-1970 03:00 Dikkat Eksikliği Olan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı? 01-01-1970 03:00 O biber gazını, öğretmenlere değil bu ülkenin geleceğine sıkıyorsunuz 01-01-1970 03:00 Kariyer Süreci Hakkındaki Düşüncelerim 01-01-1970 03:00 Enes’in Mesajını Doğru Anladık Mı? 01-01-1970 03:00 Özel yetenekli çocukları fark edelim 01-01-1970 03:00 Çocuklarda Sosyal Açlık 01-01-1970 03:00 Sayın Bakanımız: 'Biz, ben'den daha güçlüdür' demiş ancak... 01-01-1970 03:00 MEB Uzaktan Eğitime Uzak! 01-01-1970 03:00 Canlı dersler azaltılmalı ve EBA TV ile birleştirilmeli 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitimde Sınıf Karmaşası 01-01-1970 03:00 'Gençlik' Hedefimiz Lafta Kalmasın! 01-01-1970 03:00 MEB Böyle Bakan Görmedi 01-01-1970 03:00 Öğretmen ve yöneticiler, öğretmen destek noktalarına gider mi? 01-01-1970 03:00 Altın Halka İnsanlar 01-01-1970 03:00 Görünmez Çocuklar 01-01-1970 03:00 Karşıyım 01-01-1970 03:00 Çocukları Tehditle Eğitmek 01-01-1970 03:00 Lise Tercihinde Nelere Dikkat Edilmeli? 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Hataları Telafiye Fırsat Tanımıyor! 01-01-1970 03:00 Ucuz Babalık Dönemi Bitti 01-01-1970 03:00 Öğretmenler, 1. Sınıfa 72 Aydan Daha Küçük Çocukların Kaydedilmesini Doğru Bulmuyor. 01-01-1970 03:00 Pedagojik Formasyonunun Kaldırılması Ne Anlama Geliyor? 01-01-1970 03:00 En Büyük Endişemiz Çocuklarımızın Geleceği 01-01-1970 03:00 MEB’den Hata Sinyalleri 01-01-1970 03:00 Günümüz Çocukları Çevreyi İzleyerek Yeni Bilgi ve Beceriler Edinemiyor 01-01-1970 03:00 Ancak Yaşayarak Öğrenen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Akademimizi Geri İstiyoruz 01-01-1970 03:00 Teftişte mentörlük ve e-mentörlük uygulaması 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin 'Uydu Yönetici' Sorunu 01-01-1970 03:00 MEB Kurumsal Rehberlik Müfettişlerinin Seçimi 01-01-1970 03:00 MEB'in On Bir Bin Derslik Açığı Nasıl Kapatılır? 01-01-1970 03:00 Yanlış Öğretilen Zıt Anlamlı Kelimeler 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okuma Yazma Öğrenmede Neden Zorlanıyor? 01-01-1970 03:00 Beceriksiz Nesiller Geliyor 01-01-1970 03:00 MEB'e okul dönüşüm uyarısı 01-01-1970 03:00 Müdür görevlendirmelerinde iptal kaosu 01-01-1970 03:00 MEB başarı eşiğine karar vermeli 01-01-1970 03:00 Böyle hatalar MEB’i yıpratıyor. 01-01-1970 03:00 MEB’de Öğrenci Nakil Kaosu 01-01-1970 03:00 MEB Teftişinde Yeni Yapılanma 01-01-1970 03:00 MEB'de Stratejik Plan Hataları 01-01-1970 03:00 MEB Okul Öncesinde çuvalladı mı? 01-01-1970 03:00 Okul Aktarımlarında nelere dikkat edilmeli 01-01-1970 03:00 Okul öncesi projesinde ihmaller 01-01-1970 03:00 Kayıt erteleme kararı okulda verilmeli 01-01-1970 03:00 Okul Projeleri mutlaka değişmeli 01-01-1970 03:00 Liselerde kapasite alarmı 01-01-1970 03:00 Okul dönüşümünde önemli değişiklik 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 Öğretmen Kılavuz Kitapları Yeniden Yayınlanmalı 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00