En Büyük Endişemiz Çocuklarımızın Geleceği

15-05-2019 19:45

Hayatımızın tadını tuzunu kaçıran önemli kaygılarımız var. Bu kaygıların bence en büyüğü çocuklarımızın geleceği konusunda yaşadığımız endişe. Bu öyle bir hal aldı ki toplum olarak bize gülmeyi bile unutturdu.

Aslında çocuklarımız için çok fazla şey istemiyoruz. Sadece gelecekte açta açıkta kalmasınlar, ailelerinin geçimini sağlasınlar yeter. Artık “güzel evleri olsun” arzusundan vazgeçtik, sadece oturacakları evin kirasını ödeyebilsinler yeter. Şatafatlı yaşamlar istemiyoruz onlar için aç kalmasınlar, sofralarında ekmek olsun yeter. Çocuklarını özel okullar da okutsunlar istemiyoruz, çocuğu devlet okuluna giderken beslenmesine yiyecek koyabilsin yeter. Öyle marka kıyafetler giyinmelerini de istemiyoruz, ayakkabısı yırtıldığında, ayakkabı alabilsin yeter. 

Tüm aileler, sadece çocuklarının karın doyuracak bir işi olsun istiyor. Bunun da ancak okuldaki başarıyla mümkün olacağına inanıyor. Artık her ders, her sınav, her puana önem veriliyor.  Bir tek düşük notun bile çocuğun tüm hayatını etkileyeceği düşünülüyor. Anne babaların bu endişesinin ceremesini çocuklar çekiyor. Bu yüzden çocuklar üzerindeki baskı daha da artıyor. Çocuklara daha 1. sınıfta test çözdürülmeye başlanıyor. 17-18 yaşındaki çocuğun sorumluluğu 7-8 yaşındaki çocuklara yükleniyor, çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor. Minicik omuzlarına yüklenen ağır yükün altında eziliyorlar. Bu endişe içinde çocuk mutsuz, aile mutsuz, toplum mutsuz oluyor… 

Eskiden bu kadar endişe yoktu. Çocuklar vasat notlarla mezun olsalar, hatta sınıfta kalsalar bile aileler böyle umutsuzluk yaşamazdı. Sınıfta kalmış birçok insanın ileride çok güzel konumlara gelmesi muhtemeldi. İnsanların çevresinde, zamanında sınıfta kalmış nice bürokratlar, sanatçılar, iş adamları, ustalar vardı.  Hayat, başarısızlıkları telafi etme fırsatı sunuyordu. 

Bir de eskiden büyük aileler içinde yaşardı çocuklar. Memur olamasa da baba evinde hayatına devam eder, eker-biçer, bir yakının dükkanında çalışır, karnını doyururdu. Kimseler çocuğu aç kalacak endişesi taşımazdı. 

Şimdi, çocuklar şehirdeki çekirdek aileler içinde büyüyor. Anne baba öldü mü çocukların geleceği muamma. O yüzden tüm anne babalar çocuklarının aç kalacağı endişesini taşıyor, ölmeden önce çocuklarına asgari düzeyde bir hayat güvencesi sağlamak için çırpınıyorlar.

Tüm bunlar neden?

Sırf gelecek kaygımızdan. Bilseydik ki bu çocuklarımız büyüdüklerinde aç kalmayacaklar, bir işleri olacak, işleri olmaz ise Devlet onlara geçinebilecekleri kadar işsizlik maaşı verecek. Hepimizin üzerindeki bu yük, yüreğimizdeki endişe gider yüzümüz gülerdi. Çocuklar çocukluğunu yaşayabilir, aileler mutlu olur, daha huzurlu bir toplum haline gelirdik. 

 

DİĞER YAZILARI Müfredatta Değişen Sadece Kelimeler Mi? 01-01-1970 03:00 Çizgi Filmlerin Karakter Oluşumuna Etkisi 01-01-1970 03:00 Tatil Ödevlerinin Dozu Kaçırılmamalı 01-01-1970 03:00 Açık Uçlu Sorular 01-01-1970 03:00 Okullarda Velileri İlgilendiren İki Önemli Değişiklik 01-01-1970 03:00 Bir engelli öğrenciye sınıf arkadaşları tarafından uygulanan şiddete bakın! 01-01-1970 03:00 Eğitim Değersizleşiyor, Okul Önemini Yitiriyor 01-01-1970 03:00 Çocuklar Felaketi Hissetmeli 01-01-1970 03:00 Bir Müfettiş Masalı 01-01-1970 03:00 Eğitim Eğlence Değildir 01-01-1970 03:00 Dikkat Eksikliği Olan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı? 01-01-1970 03:00 O biber gazını, öğretmenlere değil bu ülkenin geleceğine sıkıyorsunuz 01-01-1970 03:00 Kariyer Süreci Hakkındaki Düşüncelerim 01-01-1970 03:00 Enes’in Mesajını Doğru Anladık Mı? 01-01-1970 03:00 Öğretmenlik Meslek Kanunu Hayal Kırıklığı Yarattı 01-01-1970 03:00 Özel yetenekli çocukları fark edelim 01-01-1970 03:00 Çocuklarda Sosyal Açlık 01-01-1970 03:00 Sayın Bakanımız: 'Biz, ben'den daha güçlüdür' demiş ancak... 01-01-1970 03:00 MEB Uzaktan Eğitime Uzak! 01-01-1970 03:00 Canlı dersler azaltılmalı ve EBA TV ile birleştirilmeli 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitimde Sınıf Karmaşası 01-01-1970 03:00 'Gençlik' Hedefimiz Lafta Kalmasın! 01-01-1970 03:00 MEB Böyle Bakan Görmedi 01-01-1970 03:00 Öğretmen ve yöneticiler, öğretmen destek noktalarına gider mi? 01-01-1970 03:00 Altın Halka İnsanlar 01-01-1970 03:00 Görünmez Çocuklar 01-01-1970 03:00 Karşıyım 01-01-1970 03:00 Çocukları Tehditle Eğitmek 01-01-1970 03:00 Lise Tercihinde Nelere Dikkat Edilmeli? 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Hataları Telafiye Fırsat Tanımıyor! 01-01-1970 03:00 Ucuz Babalık Dönemi Bitti 01-01-1970 03:00 Öğretmenler, 1. Sınıfa 72 Aydan Daha Küçük Çocukların Kaydedilmesini Doğru Bulmuyor. 01-01-1970 03:00 Pedagojik Formasyonunun Kaldırılması Ne Anlama Geliyor? 01-01-1970 03:00 MEB’den Hata Sinyalleri 01-01-1970 03:00 Günümüz Çocukları Çevreyi İzleyerek Yeni Bilgi ve Beceriler Edinemiyor 01-01-1970 03:00 Ancak Yaşayarak Öğrenen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Akademimizi Geri İstiyoruz 01-01-1970 03:00 Teftişte mentörlük ve e-mentörlük uygulaması 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin 'Uydu Yönetici' Sorunu 01-01-1970 03:00 MEB Kurumsal Rehberlik Müfettişlerinin Seçimi 01-01-1970 03:00 MEB'in On Bir Bin Derslik Açığı Nasıl Kapatılır? 01-01-1970 03:00 Yanlış Öğretilen Zıt Anlamlı Kelimeler 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okuma Yazma Öğrenmede Neden Zorlanıyor? 01-01-1970 03:00 Beceriksiz Nesiller Geliyor 01-01-1970 03:00 MEB'e okul dönüşüm uyarısı 01-01-1970 03:00 Müdür görevlendirmelerinde iptal kaosu 01-01-1970 03:00 MEB başarı eşiğine karar vermeli 01-01-1970 03:00 Böyle hatalar MEB’i yıpratıyor. 01-01-1970 03:00 MEB’de Öğrenci Nakil Kaosu 01-01-1970 03:00 MEB Teftişinde Yeni Yapılanma 01-01-1970 03:00 MEB'de Stratejik Plan Hataları 01-01-1970 03:00 MEB Okul Öncesinde çuvalladı mı? 01-01-1970 03:00 Okul Aktarımlarında nelere dikkat edilmeli 01-01-1970 03:00 Okul öncesi projesinde ihmaller 01-01-1970 03:00 Kayıt erteleme kararı okulda verilmeli 01-01-1970 03:00 Okul Projeleri mutlaka değişmeli 01-01-1970 03:00 Liselerde kapasite alarmı 01-01-1970 03:00 Okul dönüşümünde önemli değişiklik 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 Öğretmen Kılavuz Kitapları Yeniden Yayınlanmalı 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00 bos 01-01-1970 03:00