Millî Eğitim Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarında çalışan memurların sağlık raporları, hekim tarafından usulüne uygun düzenlendiği anda hastalık iznine çevrilmek zorundadır. İdarecilerin keyfi uygulamalarla personeli zor durumda bırakması hukuken mümkün değildir.
Kurumsal Yanılsama
Kurum koridorlarında sıkça dile getirilen bu söylem, idarecilerin yanlış yorumlarıyla memurlara dayatılmaktadır. Oysa mevzuatta böyle bir hüküm bulunmamaktadır.
Somut Örnekler
Bir memur şehir dışında rahatsızlanıp rapor aldığında, rapor süresi bitmeden veya devamında aynı hekimden ya da farklı bir hekimden yeni rapor alabilir. Bu durum, resmi görüşlerde açıkça belirtilmiştir.
Resmi Görüş Yazısı
Mülga Devlet Personel Başkanlığı’nın 19 Kasım 2011 tarihli ve 19238 sayılı görüş yazısında, memurun istirahat süresi bitmeden veya bittiğinde ikinci bir rapor alabileceği açıkça ifade edilmiştir. Mevzuatta bu hakkı engelleyen tek bir hüküm yoktur.
İdarenin Görevi
İdarecilerin görevi, masa başında kurallar uydurmak değil; hekim tarafından verilen raporu usulüne uygun şekilde işleme koymaktır. Raporun sahte olduğundan şüpheleniliyorsa, hakem hastaneye sevk yetkisi kullanılabilir. Ancak “önce gel, sonra hasta ol” dayatması hukuka aykırıdır.
Sonuç
Artık kurumlarda üretilen bu temelsiz “şehir efsaneleriyle” personeli sindirme dönemi kapanmalıdır. Çünkü idare keyifle değil, hukukla yönetilir.
Konuyla İlgili Sık Sorulan Sorular
1. Rapor üstüne rapor alınabilir mi? Evet, mevzuatta engelleyici bir hüküm yoktur.
2. İdare raporu reddedebilir mi? Hayır, rapor usulüne uygun düzenlendiğinde hastalık iznine çevrilmek zorundadır.
3. Raporun sahte olduğundan şüphelenilirse ne yapılır? Hakem hastaneye sevk edilerek raporun doğruluğu kontrol edilir.
