Ülke Tarihinin En Adaletsiz Eleme Sistemi: Mülakat

Mehmet GÜLER

16-06-2024 13:32

Uzun uzun yazmak, tane tane anlatmak gerekiyor ama mülakatların nasıl yapıldığı, ne niyetle yapıldığı ve görülen binlerce mülakat rezaleti tecrübesi hasebiyle yazıyı hiç uzatmadan tek cümle ile ifade etmek gerekiyor.

Mülakatın adı bu coğrafyada “liyakatsizlik”tir.

Hakkın, hukukun, adaletin, alınterinin,
masa başında çürütülmüş dirseğin, okumaktan görme yetisini yitirmiş gözlerin, tarumar olmuş psikolojinin, heba edilmiş yılların, emeğin, çiğnenmesidir.

Maddi manevi binbir emekle evladını yetiştirmiş ailelerin bir avuç il-ilçe başkanının insafına, referansına terk edilmesidir.

Bir yerlerde tanıdığı olmayan, kendi çabaları ve onurlarıyla bir yerlere gelmeye çalışan gariban Anadolu insanının emeğine göz dikilmesidir.

Mülakatlı alımların çoğunda daha mülakat yapılmadan aylar öncesinde isim listelerinin dolaştığı bir coğrafyada sürecin hakkaniyetli yürütülebileceğini düşünmek coğrafya hakikatlerinden kopuk olmaktır.

Güvenlik ile ilgili hususlarda, özel mesleklerde böyle bir sürecin yürütülmesi makul karşılanabilir ama Öğretmenlik için böyle bir sürecin yürütülmesi maalesef sağlıklı olmayacaktır.

Öğretmenlik diploması; 4-5 yıllık teorik ve uygulamalı eğitimler ve sınavlar neticesinde eğitim fakülteleri tarafından verilir.

Kamuda öğretmenlik yapabilmek içinse Genel Yetenek, Genel Kültür, Eğitim Bilimleri ve Öğretmenlik Alan Bilimleri Testi sınavlarından başarılı olabilmek şartı aranır.

Edinilen bilgileri aktarabilme becerisi ise fakülte son sınıflarında staj uygulaması ile ölçülmektedir.

Hülasa Öğretmenlik yeterliliğine sahip olabilmek için kültürel, pedagojik ve alan bilgisi yeterliliği kriterini sağlayamayan zaten kamuda istihdam edilmemektedir.

Bu sebeple bu sürece bir de mülakat eklemek sürecin doğasına aykırıdır.

Tüm bu aşamaları gecesine gündüzüne katarak geçen Öğretmenleri, bir de tüm bunlar yok sayılarak mülakata tabi tutmak süreç içerisinde bir çelişki muhteva etmektedir.

Öğretmen niteliği geliştirilmek isteniyorsa Lisansüstü eğitim ciddi anlamda teşvik edilmelidir.

Bu bağlamda; Lisansüstü eğitim yapanlara, ulusal/uluslararası makale kaleme alanlara, bildiri sunanlara, kitap yazanlara özetle kendini geliştiren nitelikli öğretmenlere maddi/manevi teşvikler yapılmalıdır. 

Bir husus daha var ki altı çizilmeden geçilmemeli:

Bu ülkede her şey değişiyor ama “tüm sorunların hiçbir karar mekanizmasına dahil edilmeyen ÖĞRETMENlerin sırtına yüklenmesi”  geleneği bir türlü değişmiyor.

Sahada uygulayıcı olan Öğretmenlerin görüşünü almadan elbise değiştirir gibi reform yapanlar,

İdeolojik hassasiyetlerle yönetici atayanlar,

Okulları merdiven altı grupların insafına terk edenler,

Sistemi sınava entegre edip eğitimin “eğitim” boyutunu ihmal edenler,

Öğrencilere ve öğretmenlere sağlıklı, temiz, nezih ve güvenilir bir eğitim öğretim ortamı sunamayanlar,

Öğrenci ve veli isteklerini önceliklerini önceleyip Öğretmeni görmezden gelenler,

Hiçbir zaman kusurlu bulunmayıp sistemin tüm kusurları öğretmenlere yükleniyor.

Öğretmeni değersizleştirerek yapılan reformlar her zaman olduğu gibi yine başarısız olacaktır.

Altını yine çizelim;

Eğitimin merkezi Öğretmendir.

Öğretmenlerin görüşü alınmadan, maddi-manevi itibarı yükseltilmeden hiçbir süreç sağlıklı ilerleyemeyecektir.

Asıl reform;

Sorunların hiçbir karar mekanizmasına dahil edilmeyen ÖĞRETMENlerin sırtına yüklenmesi”  geleneğine son verilmesidir.

Mehmet GÜLER
Eğitimci Yazar

DİĞER YAZILARI Öğretmeni Asli Görevinden Uzaklaştıran Etkinliklere Son Verilmelidir 01-01-1970 03:00 Türkçe Öğretmenlerinin Çığlıklarını ve Taleplerini Duyan Var mı? 01-01-1970 03:00 Ek Ders Sistemi Sil Baştan Düzenlenmelidir 01-01-1970 03:00 Gömelim Gel Seni Tarihe Desem Sığmazsın 01-01-1970 03:00 Nöbet, Öğretmenin Asli Görevi Midir? 01-01-1970 03:00 Sessizce İşini Yapanlar Neden Değer Görmüyor? 01-01-1970 03:00 Sustukça Değersizleşeceğiz 01-01-1970 03:00 Veli Merkezli Eğitim Sistemine Mi Geçildi? 01-01-1970 03:00 Bütün çocuklar onun öz yavruları gibiydi… 01-01-1970 03:00 MEB’de Çığırından Çıkan Proje Baskısı 01-01-1970 03:00 Mesleğinin İtibarını Savunamayan, Sorunlara Kayıtsız Kalan Biri Eğitimci Olamaz! 01-01-1970 03:00 MEB’ de İşini En İyi Yapanlar Öğretmenlerdir  01-01-1970 03:00 Türkçe ve Edebiyat Öğretmenleri Tükenmişlik Sendromunda 01-01-1970 03:00 Okul Öğretmenin Evi Değildir Herkes İşini Yapsın! 01-01-1970 03:00 1 Milyon Öğretmen Neden Suskun?  01-01-1970 03:00 Öğretmenler Tükenmişlik Sendromunda! 01-01-1970 03:00 Ülkede Her Bireyin Sorumluluğu Var, Yöneticilerin Neden Yok?  01-01-1970 03:00 İş İşten Geçmeden SENDİKALARI Uyarıyoruz! 01-01-1970 03:00 Memurlar Sarı Sendikalara Güç Verdikçe Yoksullaşıyor 01-01-1970 03:00 Yakın Dönemin En Vizyoner Milli Eğitim Bakanı 01-01-1970 03:00 MEB Kağıt İsrafına Son Verip Dijital Evrak Sistemine Geçmelidir 01-01-1970 03:00 Eğitimde Öğretmen’in Otoritesini Arttıran Eski Disiplin ve Ciddiyete Dönülmeli 01-01-1970 03:00 Orda bir öğretmenevi var, uzakta... 01-01-1970 03:00 Kamu Maaş Dengesi Neden Memurlar Aleyhine Bozuldu? 01-01-1970 03:00 Tam Yetkili Sıfır Etkili Sendika 01-01-1970 03:00 Öğretmen Maaşları Neden Düştü? Sorumlusu Kim? 01-01-1970 03:00 Kamu Çalışanları YOKLUK İçinde, Sendikalar GÜZELLİK Uykusunda! 01-01-1970 03:00 Eğitim Öğretimle Ömrünü Heba Edenler Sessiz, Kırgın ve Kızgın 01-01-1970 03:00 Asıl Gündem Olması Gereken Gerçek Eğitim Sorunları 01-01-1970 03:00 Atatürk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Kıymeti Bilinmeyen Bakan Ziya Selçuk 01-01-1970 03:00 Yoğun Derslerle Günleri Heba Olan Çocuklar… 01-01-1970 03:00 MEB Kağıt İsrafına Son Verip Dijital Evrak Sistemine Geçmelidir 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Nezih Bir Ortamda Çalışmayı Hak Etmiyor mu? 01-01-1970 03:00 İnsan Nereye Giderse Kendini de Götürür 01-01-1970 03:00 Bu Kanunu Öğretmenler Nasıl Sahiplenecek?  01-01-1970 03:00 Türkçe, Edebiyat ve Yabancı Dil Öğretmenlerinin Haklı Talebi 01-01-1970 03:00 ÖğretmenSİZ Meslek Kanunu 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerden Gizlenen Öğretmenlik Meslek Kanunu 01-01-1970 03:00 Öğretmen’in Taleplerini Önemsemeyen ÖMK İtibarını Daha da Zedeler 01-01-1970 03:00 Kıymeti Bilinmeyen Bakan Ziya Selçuk 01-01-1970 03:00