Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, eğitim yöneticileri ile denetim hizmetlerinde görev yapan personelin mali haklarının güçlendirilmesini uzun süredir talep ediyordu. Yapılan açıklamada, eğitim bürokrasisinin omuzlarındaki büyük sorumluluğa dikkat çekilerek, bu düzenlemenin mali hak kayıplarını azaltma noktasında önemli bir eşik olduğu kabul edildi. Ancak sendika yönetimi, hizmet yılı ve unvan bazlı yapılan bu kısmi dokunuşların, sahada görev yapan eğitim yöneticileri arasında yeni beklentiler ve motivasyon kırıklıkları yaratma riski taşıdığını ekledi.
Konunun geçmişine atıfta bulunulan açıklamada, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın hem toplu sözleşme masalarında hem de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile yürütülen ikili temaslarda bu konuyu yıllardır tavizsiz şekilde savunduğu hatırlatıldı. Sendika, eğitim müfettişlerinin ve idarecilerin yetki-sorumluluk dengesinin kurulabilmesi için yalnızca belirli bir kesime değil, tüm yönetim kademelerine adil bir yansıma yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Sadece Yöneticiler Değil, Öğretmen, Memur ve Emekli de Enflasyona EzdirilmemeliAçıklamanın en dikkat çekici yönlerinden biri de eğitim hizmetinin bir ekip işi olduğunun vurgulanmasıydı. Türk Eğitim-Sen, yükü sadece idarecilerin taşımadığını; öğretmeninden memuruna, şefinden hizmetlisine kadar tüm personelin ekonomik olarak rahatlatılması gerektiğini belirtti. Özellikle günümüz ekonomik şartlarında enflasyon karşısında tamamen eriyen öğretmen ek ders ücretlerinin, verilen emeğin çok gerisinde kaldığı ifade edilerek acil bir güncelleme çağrısı yapıldı. Yapılan ve yapılacak olan tüm mali iyileştirmelerin, çalışanların geleceğini güvence altına alacak şekilde emekliliğe yansıyan kalıcı özlük haklarına dönüştürülmesi istendi.
Türk Eğitim-Sen'in Bakanlığa Sunduğu 6 Maddelik Yol Haritası
Eğitimde barışın ve adil bir çalışma ortamının sağlanması için "eşit işe eşit ücret" ilkesini benimseyen sendika, beklentilerini ve çözüm önerilerini şu altı maddelik deklarasyonla ilan etti:
- Emekliliğe Yansıma Şartı: Yapılan ve yapılacak olan tüm mali iyileştirmelerin, çalışanların geleceğini güvence altına alacak şekilde emekliliğe yansıyan kalıcı özlük haklarına dönüştürülmesi.
- Tüm Yönetim ve Denetim Kadrolarını Kapsama: Mali iyileştirmelerin tabana yayılarak tüm eğitim yöneticilerini ve eğitim müfettişlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi,
- Bütünsel Özlük Hakları Reformu: Öğretmenler başta olmak üzere, sistemin gizli kahramanları olan memur ve hizmetli kadrolarının mali haklarının iyileştirilmesi,
- Ek Ders Ücretlerinde Güncelleme: Öğretmen ek ders ücretlerinin günümüz piyasa gerçeklerine ve ekonomik şartlara uygun seviyeye yükseltilmesi,
- Yeni Mağduriyetlerin Önüne Geçilmesi: Unvan ve hizmet yılı kriterlerinin esnetilerek, çalışma barışını bozacak yeni kıdem mağduriyetlerinin önlenmesi,
- Tazminat Oranlarının Artırılması: Özel hizmet tazminatlarının tüm branşlar ve kademeler için tatmin edici, yeterli bir seviyeye çıkarılması,
"Eğitim çalışanlarına hak ettiği mali ve özlük haklarının sunulması bir lütuf veya jest değil; üstlendikleri devasa sorumluluğun ve harcadıkları mesainin doğal bir karşılığıdır."
