Eğitim-İş, Eğitim Gücü Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen başta olmak üzere eğitim sendikaları, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı boyunca üyelerinin önlük giymemeleri ve serbest kıyafetle göreve gitmeleri yönünde sendikal eylem kararları aldıklarını ya da alacaklarını duyurdu.  

 Sendikalar, üst mevzuat olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik içerisinde öğretmenler için genel bir önlük zorunluluğu bulunmadığını, bakanlık genelgesiyle böyle bir zorunluluk/yönlendirme getirilmesinin normlar hiyerarşisine ve mesleki özerkliğe aykırı olduğunu belirtiyor.  

 

Genelge Yalnızca Öğretmenleri Kapsamıyor

MEB'in düzenlemesinin yalnızca öğretmenlerle sınırlı olmadığı, okul yöneticilerini de kapsadığı belirtiliyor. Buna göre okul müdürleri ve yöneticiler de önlük uygulamasının muhatabı olacak.

Bu durum, uygulamaya yönelik eleştirilerin kapsamını genişletirken, sendikalar eğitim kurumlarındaki tüm personeli ilgilendiren bir düzenlemenin genelge ile değil, daha güçlü bir hukuki dayanakla düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.

 

Sendikaların Ortak Gerekçesi: Hukuki Dayanak Tartışması

Sendikalar açıklamalarında özellikle "normlar hiyerarşisi" ve "kanunilik ilkesi" üzerinde durdu. Eğitim sendikalarına göre, yönetmelik veya kanun düzeyinde açık bir düzenleme bulunmaksızın genelge yoluyla yeni bir zorunluluk getirilmesi hukuken tartışmalı bir durum oluşturuyor.
Sendika temsilcileri ayrıca öğretmenlerin mesleki saygınlığının kıyafet tercihi üzerinden değerlendirilemeyeceğini, eğitim sorunlarının çözümünde önceliğin özlük hakları, çalışma koşulları ve ekonomik iyileştirmeler olması gerektiğini savunuyor.

 

Sendikalardan Peş Peşe Açıklamalar

Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, öğretmenlerin tercih hakkına vurgu yaparak, "Önlük konusunda esas alınması gereken öğretmenin kendi tercihidir. İsteyen giyer, istemeyen giymez" değerlendirmesinde bulundu.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu ise öğretmenlik mesleğinin itibarının kıyafet uygulamalarıyla artırılamayacağını belirterek, "Öğretmenin itibarı önlükle değil, öğretmene verilen değerle yükselir" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Eğitim-İş, düzenlemeye karşı hukuki süreç başlattığını duyurarak genelgenin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay'a başvurduğunu açıkladı. Ayrıca "Kılık-kıyafet eylem kararımızın arkasındayız; bu dönemde alacağımız eylem kararını önlük dayatmasını da kapsayacak şekilde genişleteceğiz" ifadesine yer verildi.

 

Tartışma Yeni Eğitim Yılında da Sürecek

MEB, önlük uygulamasını öğretmenlerin mesleki görünürlüğünü artırmak ve öğrencilere rol model olmalarını desteklemek amacıyla savunurken, sendikalar uygulamanın kişisel tercih ve özgürlük alanına müdahale oluşturduğu görüşünde birleşiyor.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ortaya çıkan görüş ayrılığı, önümüzdeki dönemde hem yargı süreçleri hem de sendikal eylemler üzerinden eğitim gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.