Yönetmelikte Ne Değişti?

28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, ilköğretim kurumlarındaki eğitim ve öğretim süreçlerine dair bazı yenilikler getiriyor. Yapılan revizyonla birlikte, okullardaki seçmeli derslerin belirlenmesi süreci ve ilkokul düzeyindeki farklı eğitim programı uygulamaları mevzuatta belirgin hale getirildi. Ancak mevzuat metnindeki bazı ifadeler, uygulama aşamasında okullara ve idarecilere geniş yetkiler tanıması sebebiyle eleştirilerin hedefi oldu.

 

Seçmeli Derslerde "İdare Yetkisi" Kriteri

Düzenlemenin en çok konuşulan maddelerinden biri, seçmeli derslerin tercih edilmesiyle ilgili oldu. Yeni metne göre, okulun imkanları ve imkan yetersizliği gerekçe gösterilerek seçmeli derslerin idare tarafından resen belirlenebilmesinin önü açılıyor. Eğitimciler, bu uygulamanın seçmeli derslerin doğasına ve öğrencilerin kendi ilgi alanlarına göre ders seçme mantığına ters düştüğünü belirtiyor.

 

İlkokullarda "Farklı Program" Endişesi

Yönetmelikte yer alan bir diğer kritik başlık ise ilkokul kademesindeki program çeşitliliği oldu. Düzenlemede geçen “farklı program uygulayan ilkokullar” ve Yabancı Dil ile Din Kültürü derslerine ilişkin belirsiz ifadeler, zorunlu eğitimin ilk kademesinde farklı okul türlerinin oluşabileceği yönündeki endişeleri artırdı. Eleştiriler, bu tür muğlak kavramların Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile güvence altına alınan ortak, laik ve bilimsel eğitim anlayışını zedeleyebileceği noktasında yoğunlaşıyor.

 

Eğitim-İş Konuyu Danıştay’a Taşıdı

Yaşanan gelişmelerin ardından Eğitim-İş Sendikası, yönetmelikteki tartışmalı maddelerin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay nezdinde dava açtığını duyurdu. Sendika yönetimi, öğrencilerin tercih hakkını kısıtlayan ve ilköğretimde birlik ilkesini sarsan adımlara karşı hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini vurguladı. Eylemin ve hukuki sürecin önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği ise merakla bekleniyor.