
Yıllardır gazetelerde, dergilerde, ulusal/yerel haber sitelerinde her platformda eğitim ile ilgili sorunları, çözüm önerilerini dile getirdik, getiriyoruz.
Sahanın taleplerini gündeme getiriyoruz.
Etraflı analizler ve çözüm önerileri sunuyoruz.
Sahadaki sorunlara doğrudan muhatap olanlar, işin mutfağında olanlar; yıllardır eğitimcilerin görüşlerinin dikkate alınmadığını, asıl meselelere odaklanılmadığını, öğretmen odasından/sınıf atmosferinden bihaber bürokratlarca sürekli yeni kararlar alındığını haykırıyorlar.
Öğretmen; yetkisiz/etkisiz/değersiz/itibarsızken eğitim nasıl değerli olacak?
Kararlar nasıl uygulanacak?
Disiplinsiz/yetkisiz/yaptırımsız eğitim mi olur?
Öğretmeni değersiz, eğitimi değerli olan bir toplum bir ülke mi var?
Eğitimin/eğitimcilerin maddi/manevi temel meselelerini çözmeden, eğitimin bileşenlerine karşı Öğretmen’in arkasında kapı gibi durmadan, Öğretmen’i merkeze almadan atılan bütün adımlar beyhudedir.
Etraflı, kapsamlı, yapıcı, çözüme yönelik sayısız eleştiri, görüş ve öneri sonrası hala sabah akşam masa başından sahaya iş yıkanlara söyleyecek tek cümle kaldı.
Allah aşkına şu eğitimcileri bırakın, bırakın da asli işlerini yapsınlar.
Eğitime, öğrencilere, derse odaklansınlar.
Kâğıt, kürek, proje, pano, evrak peşinde koşturmaktan asli işlere, öğrencilere/derse zaman kalmıyor.
Her güne yeni proje, evrak, etkinlik vb kararlar alıp eğitimcilere asli işini yaptırmamaya yemin mi edildi?