Bakan Tekin, "Zorunlu eğitim süresine ilişkin iyileştirmeler veya düzenlemelerle ilgili süreç rafa kalkmadı ama bu yönde atılacak her adım eğitim-öğretim sistemini çok yakından etkileyeceği için artıları ve eksilerini çok detaylı şekilde analiz etmek, hazırlıklar yapmak, bazı tedbirleri almak gerekiyor" dedi.
Süreden ziyade, zorunlu eğitimi tamamlama yaşı (örneğin, gençlerin 26 yaşında iş hayatına atılması) ön planda.
Bakan, dünyada da bu yaşın aşağı çekilmesi gerektiğinin tartışıldığını belirtti.
Önerilen modeller:
Kamuoyunda konuşulan 4+4+3+1 veya 4+4+2+2 gibi yapılar masada, ancak acele edilmeden, tüm etkileri hesaplanarak adım atılacak. Değişiklikler, gizli işsizlik gibi ekonomik etkileri de dikkate alarak detaylı hazırlanacak. Tedbirler tamamlanmadan değişiklik yapılmayacak.
Bakan Tekin konaya ilişkin şunları söyledi;
Zorunlu eğitim süresine ilişkin iyileştirmeler veya düzenlemelerle ilgili süreç rafa kalkmadı ama bu yönde atılacak her adım eğitim-öğretim sistemini çok yakından etkileyeceği için artıları ve eksilerini çok detaylı şekilde analiz etmek, hazırlıklar yapmak, bazı tedbirleri almak gerekiyor. Tedbir almadan, hazırlık yapmadan herhangi bir değişikliğe gitmeyiz.
Bunların hepsini konuşurken "bugün karar alıyoruz, yarın uygulanacak" gibi bir durum yok. Ama şu an bu konu aceleye getirilecek bir konu değil. Tekrar söyleyeyim burada mesele zorunlu eğitimin süresinden ziyade zorunlu eğitimi tamamlama yaşı asıl oradan bakmak lazım. Yoksa biz süre konusunda, tartışalım, kamuoyunu dinleyelim derken sanki verdiğimiz bilgileri ya da çocuğa kazandırdığımız becerileri azaltalım ya da süreyi azaltalım demiyoruz.
Birkaç yıl sonra bu hazırlıklar bittiğinde, konu paydaşlarla tartışılır, istişare edilir sonra karar verilebilir.
