Sendikalar neye ve kime hizmet ediyor?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 06 Temmuz 2025 tarihli ve 32948 sayılı Resmî

Gazete'de yayımladığı resmi tebliğe göre, Türkiye'deki 3.016.495 kamu görevlisinden 2.319.157'si sendika üyesidir ve genel sendikalaşma oranı %76,88 olarak kayıtlara geçmiştir, 2026 yılı için henüz resmi bilgi açıklanmadı. Sendika üye sayıları gösteriyor ki devlet bütçesinden sendikalara aktarılan, büyük sendika bütçeleri söz konusu.

 

Sendika aidatlarının devlet bütçesinden karşılanması; bir avuç yönetim kadrolarına yetki ve konfor alanı tahsis etmiştir. Ve sendika aidatını kendi cebinden ödemeyen üyeler sorumluluk almaktan, sorgulamaktan uzaklaşmış, mali gücü elinde tutan sendika patronları yaratmıştır.

 

Sendikacılığın varoluş sebebi; her türlü yapılardan bağımsız olarak, temsil ettiği iş kolunun mali ve özlük hakları için mücadele vermek ve üyelerine kazanımlar sağlamaktır.

 

Oysa sosyal medya hesaplarına ve basına yansıyan bilgi ve paylaşımlarda görüyoruz ki; artık sendika ve sendikacılık kişisel rantlarla anılmaktadır.

 

Üyelerin kazanımları için mücadele etmekten çok yönetim kadrolarının yönetimde kalma, konfor alanlarını koruma ve bu uğurda her türlü tutumları mübah görme anlayışı; sendikacılık olarak servis edilmektedir.

 

Taht oyunları arenasına dönüşen sendikalar ve sendikal alanda yaşanan bu gidişat sorgulanmalıdır. Sendikacılık, içinde bulunduğu bu sahte ve çıkar odaklı tutumdan kurtarılmalıdır. 

 

Sendikacılıktaki bu kötü gidişin durdurulması için evvela; sendika aidatının devlet bütçesinden ödenmesine son verilmelidir. Sendika patronluğunun bitirilmesi için sendika aidatlarının üye tarafından karşılanması elzemdir. Devlet bütçesinden sendika kasalarına giren aidatlar, sendika yöneticilerinin kendi aralarında bile sosyal medya hesaplarında soru işaretleri ile dile getiriliyorsa, ortada büyük sorun var demektir.

 

Bu sorun görmezden gelinmemelidir. Ülkemizde sendikalar ve sendikacılık; sorgulanmalıdır. "Aidat, nasılsa benim cebimden çıkmıyor" anlayışı ile sendika patronlarına selam durulmamalıdır.

 

Sendikalar ve sendikacılar kendi menfaatlerine hizmet etmeyi sendikacılık olarak servis etmekten vazgeçip, sendikacılık ilkelerine dönmeli; varoluş sebepleri olan üyelerine hizmet etmeli, üyelerinin mali ve özlük haklarını iyileştirmek için mücadele etmelidir.

 

Sendikalar ve sendikacılar rotalarını; temsil ettikleri iş kolu mensuplarının gerek görevde gerekse emeklilikte yaşam koşullarını iyileştirme ve güvence altına alma yoluna çevirmelidir.

İstikamet etik ve ilkeli sendikacılık olmalıdır.

 

Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi