Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri sendikacılığında yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Sendikal mücadelenin ve emeğin korunması gerektiğini savunan Yalçın, dayanışma aidatının yasal güvenceye kavuşturulmasını istedi. Mevcut tablonun kamu sendikacılığına zarar verdiğini belirten Yalçın, yetersiz üye sayısına rağmen faaliyet gösteren sendikaların yapısına dikkat çekti.
Dayanışma aidatı nedir?
Dayanışma aidatı, bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen ancak sözleşmeyi imzalayan sendikanın üyesi olmayan çalışanların, ilgili sendikaya ödediği aidattır.
Türkiye'de işçi sendikacılığında 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesi kapsamında uygulanan bu sistemde, işçiler taraf sendikaya üye olmadan da dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabiliyor.
Ancak kamu görevlileri sendikacılığında aynı sistem mevcut değil. Memurların sendikal haklarını düzenleyen 4688 sayılı Kanun kapsamında dayanışma aidatına ilişkin böyle bir uygulama bulunmuyor.
Memur-Sen neden dayanışma aidatı istiyor?
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, dayanışma aidatı talebini sendikal mücadelenin ve toplu sözleşme sürecinin bir gereği olarak savunuyor.
Yalçın'ın yaklaşımına göre toplu sözleşme masasında mücadele veren, üyelerinden aidat toplayan ve kazanımlar elde etmek için emek harcayan yetkili sendikaların bu çalışmalarının karşılığını alması gerekiyor.
Memur-Sen, yetkili sendikanın üyesi olmayan kamu çalışanlarının da toplu sözleşme kazanımlarından yararlanırken dayanışma aidatı ödemesini istiyor.
Yalçın, 2 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, "Biz Memur-Sen olarak dayanışma aidatı istiyoruz" diyerek taleplerini yineledi. Talebin karşılanmaması durumunda sendikal alanın disipline edilmesi gerektiğini de ifade etti.
Dayanışma aidatı gelirse memurları ne bekliyor?
Memur-Sen'in 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde sunduğu teklifte yer alan düzenlemeye göre:
-
Herhangi bir sendikaya üye olmayan memurlar, toplu sözleşmenin hizmet koluna ilişkin hükümlerinden yararlanmak için yetkili sendikaya dayanışma aidatı ödeyecek.
-
Yetkili sendika dışında başka bir sendikaya üye olan kamu görevlileri de aynı şekilde dayanışma aidatı ödemek durumunda kalabilecek.
-
Yetkili sendika, toplu sözleşme sürecinde elde ettiği kazanımlardan yararlanan ancak kendisine üye olmayan kamu çalışanlarından gelir elde edebilecek.
Bu düzenleme hayata geçirilirse özellikle yetkili sendika dışında örgütlenen sendikaların üyeleri açısından yeni bir mali yükümlülük ortaya çıkabilecek.
Memur-Sen'in gelirleri artacak mı?
Dayanışma aidatı tartışmasının en önemli boyutlarından biri de sendikaların mali yapısı.
Uygulamanın kabul edilmesi halinde yetkili sendikalar, kendi üyelerinin dışında kalan kamu çalışanlarından da aidat geliri elde edebilecek.
Bu durum, özellikle çok sayıda hizmet kolunda yetkili olan sendikalar açısından önemli bir gelir kaynağı oluşturabilir.
Öte yandan küçük ve bağımsız sendikalar açısından farklı bir sonuç ortaya çıkabilir. Kendi sendikasına aidat ödeyen bir memurun, toplu sözleşme kazanımlarından yararlanabilmek için ayrıca yetkili sendikaya ödeme yapması gerekmesi, sendikal tercih ve rekabet tartışmalarını beraberinde getirebilir.
Bu nedenle uygulamaya karşı çıkan sendikalar, dayanışma aidatının sendikal çoğulculuğu ve örgütlenme özgürlüğünü olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Sendikalar arasında görüş ayrılığı
Dayanışma aidatı konusunda kamu görevlileri sendikaları arasında ortak bir yaklaşım bulunmuyor.
Memur-Sen dayanışma aidatını savunurken Türkiye Kamu-Sen, sendika enflasyonunun önüne geçilmesi için sendikal baraj veya benzeri bir düzenleme yapılmasını istiyor.
Eğitim Gücü-Sen Genel Başkanı Oğuz Özat ise sendikal baraj ve dayanışma aidatı uygulamalarına karşı çıkıyor. Özat, zorunlu organlarını oluşturamayan sendikaların kapatılmasına yönelik düzenlemeleri desteklediğini belirtiyor.
Dolayısıyla tartışma yalnızca aidat miktarıyla sınırlı değil; kamu çalışanlarının sendika seçme özgürlüğü, sendikaların mali kaynakları ve toplu sözleşme sisteminin nasıl işleyeceğiyle de doğrudan bağlantılı.
Dayanışma aidatı memurlar için zorunlu olacak mı?
Hayır. 2 Kasım 2026 itibarıyla kamu görevlileri için Memur-Sen'in talep ettiği dayanışma aidatı uygulaması yürürlükte değil. Bunun hayata geçirilmesi için 4688 sayılı Kanun'da gerekli yasal düzenlemenin yapılması gerekiyor.
Dolayısıyla mevcut durumda memurların yetkili sendikaya ayrıca dayanışma aidatı ödeme zorunluluğu bulunmuyor.
Konuyla İlgili Sık Sorulan Sorular
1. Dayanışma aidatı bütün memurlardan mı kesilecek?
Hayır. Memur-Sen'in teklifinde dayanışma aidatı, yetkili sendikaya üye olmayan ancak toplu sözleşmenin hizmet koluna ilişkin kazanımlarından yararlanmak isteyen kamu çalışanları için öngörülüyor.
2. Kendi sendikama aidat öderken başka sendikaya da mı ödeme yapacağım?
Teklifin kabul edilmesi halinde yetkili sendika dışında başka bir sendikaya üye olan memurların da yetkili sendikaya dayanışma aidatı ödemesi gündeme gelebilecek.
3. Dayanışma aidatı şu anda yürürlükte mi?
Hayır. Kamu görevlileri açısından böyle bir uygulama henüz yürürlükte değil. Bunun için yasal düzenleme yapılması gerekiyor.
Emeğin Korunması ve Sendikal Disiplin Vurgusu
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sendikacılık alanının daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için dayanışma aidatı uygulamasının zorunlu olduğunu ifade etti. Sendikal alandaki hak kazanımlarının tüm çalışanları kapsadığını ancak yükün sadece sendika üyelerine kaldığını belirten Yalçın, emeğin korunması adına güçlü adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Sendikal alanın çürütülmemesi ve kristalize edilmemesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkan, güçlü sendikacılık anlayışının korunmasının şart olduğuna işaret etti.
İşçi ve Memur Sendikaları Arasındaki Çifte Standart
Kamu çalışanlarının hak arama mücadelesinde mevzuat ayrımına değinen Yalçın, işçi sendikaları ile memur sendikaları arasındaki farklı uygulamaları eleştirdi. Yalçın, işçi sendikalarında mubah olanın memur sendikalarında günah görülmemesi gerektiğini savundu. Siyasi partilerde geçerli olan kuralların memur sendikacılığına engel olmaması gerektiğini belirterek, yetkili sendikanın elde ettiği toplu sözleşme kazanımlarından üye olmayanların da doğrudan faydalanmasının adil bir denge kurmadığını dile getirdi.
200'den Fazla Sendika Şube Açacak Üyeye Bile Sahip Değil
Mevcut örgütlenme düzenindeki dağınıklığa dikkat çeken Ali Yalçın, sayısal veriler üzerinden sendikal alanın tablosunu çizdi. Türkiye'de 200'den fazla sendikanın şube açmak için mevzuatta belirtilen üye sayısına dahi ulaşamadığını aktaran Yalçın, örgütlenme özgürlüğüne karşı olmadıklarını ancak kurumsal işleyişin de korunması gerektiğini vurguladı.
Memur-Sen'in Dayanışma Aidatı Talebindeki Temel Başlıklar
Yalçın'ın açıklamalarında öne çıkan ve sendikal sistemde reform gerektiren temel gerekçeler şunlardır:
- Toplu sözleşme kazanımlarında adalet: Yetkili sendikanın masada kazandığı haklardan yararlanmak isteyen üye olmayan kamu çalışanlarının dayanışma aidatı ödemesi.
- Tabela sendikacılığının engellenmesi: Şube kuracak yeterli üyesi bulunmayan yüzlerce yapının kamu sendikacılığı zeminini zayıflatmasının önüne geçilmesi.
- Sendikal alanın disipline edilmesi: Kurumsal kapasitesi ve temsil gücü yüksek sendikaların güçlendirilerek kamu görevlilerinin haklarının daha etkin savunulması.
Konuyla İlgili Sık Sorulan Sorular
1. Memur sendikacılığında dayanışma aidatı nedir?
Dayanışma aidatı, yetkili sendikanın bağıtladığı toplu sözleşme hükümlerinden ve kazanımlarından, o sendikaya üye olmayan kamu çalışanlarının da yararlanabilmesi karşılığında ödediği yasal kesintidir.
2. İşçi sendikalarında dayanışma aidatı uygulanıyor mu?
Evet; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca işçi sendikacılığında yetkili sendikaya üye olmayan işçiler, dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmektedir.
3. Memur-Sen neden dayanışma aidatı talep ediyor?
Memur-Sen, toplu sözleşme sürecinde harcanan sendikal emeğin karşılığının korunmasını, örgütlü mücadelenin zayıflamasının önlenmesini ve tabela sendikacılığı kaynaklı dağınıklığın giderilmesini amaçlamaktadır.