Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde meydana gelen, üst üste gerçekleşen iki saldırıda 9 kaybımızın ve 29 yaralımızın olduğunu, bazı yaralılarımızın da yoğun bakımda olduğunu kahrolarak öğrendik. Daha 1,5 ay önce İstanbul’da bir öğretmenimiz hayatını kaybetti, iki öğrencimiz ise yaralandı. Ülke olarak çok üzgünüz. 

Bu yazıda şiddetin nedenlerini ortaya koymaya ve bütüncül bir bakış açısıyla çözüm yollarını dayanakları ile önermeye çalışacağım. Yazımı başta Sayın Millî Eğitim Bakanı olmak üzere idari teşkilatlara, öğretmenlere, ailelere ve topluma ithafen kaleme alıyorum. Okullarımızdaki bu olaylarda hiçbir paydaşın kendisini sorumluluk dışında görmesi mümkün değildir. Aksini iddia etmek kibrimize yenik düşmektir.

Vilfredo Pareto’nun (80/20) yaklaşımı çerçevesinde, yönetim süreçlerinin sorunların oluşumunda ve çözümünde hayati bir etkisi vardır. Çocuklarımızın gelişim sürecindeki "yöneticiler" aslında hepimiziz: kamu idarecileri, öğretmenler, toplum ve aileler.

Çözüm önerilerim şunlardır:

  1. Liderlik ve Değer Temelli Yaklaşım: Eğitim yöneticileri sadece idareci değil, etik değerleri ve birikimiyle örnek teşkil eden liderler olmalıdır. Güncel "paylaşım odaklı" yönetim anlayışı yerine, yol açan ve rehberlik eden bir anlayış benimsenmelidir.

  2. Liyakat İlkesi: Görevler ehline verilmelidir. Atama süreçleri şeffaf, denetlenebilir ve objektif olmalıdır. Okul disiplin kurulları ve karar mekanizmaları "hatırlı kişi" etkisinden kurtarılmalı, ilkeli bir duruş sergilenmelidir.

  3. Yalnızlık ve Umutsuzluk Sorunu: Gençlerin aidiyet hissetmediği, ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği ortamlar şiddeti körüklemektedir. Okullar, ISO 10002 standartlarında paydaş memnuniyetini esas alan güvenli limanlar haline getirilmelidir. Aile içi iletişim güçlendirilmeli, her öğrencinin kendisini ifade edebileceği bir öğretmeni olmalıdır.

  4. Medyanın Olumsuz Etkisi: Şiddet içerikli yayınlar denetlenmeli, dijital mecralarda çocukları suça özendirecek içeriklere karşı yasal ve teknik önlemler alınmalıdır.

  5. Güvenlik Tedbirleri: Okul giriş çıkışları kontrol altına alınmalı, profesyonel güvenlik personeli istihdam edilmeli ve okul çevreleri riskli unsurlardan arındırılmalıdır. Psikososyal destek mekanizmaları hızla devreye sokulmalıdır.

  6. Öğretmenin Saygınlığı: Öğretmeni veli karşısında yalnız bırakan "veliyi üzersen seni üzerim" anlayışı terk edilmelidir. Öğretmenin toplumdaki değeri ve güvenliği yasal güvencelerle korunmalıdır.

  7. Eleştirel Bakış ve Öz Eleştiri: Bakanlık, sendikaları ve tüm paydaşları "bizi eleştirin" diyerek bir araya getirmeli; okullarda 360 derece değerlendirme sistemleri kurulmalıdır. Sorunlar halının altına süpürülmeden yüzleşilerek çözülmelidir.

Başka bir ülkemiz ve başka bir geleceğimiz yok. Bu sorumluluk hepimizindir.

Dr. Hamit İZDAŞ
Meslek Dersleri Öğretmeni
Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şube Başkan Yardımcısı