14 Nisan 2026'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin görevlisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı.

Olayın ardından okulda eğitime ara verilirken öğrenciler, öğretmenler ve veliler için psikososyal destek çalışmaları başlatıldı.

 

14 Eylül 2026 Tarihinde Eğitim Sen Web Sitesinden Yaptığı Basın Açıklamasında;

"Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırı üzerine sendikalar eğitimde şiddeti protesto etmek ve Bakanlığı gerekli önlemleri almaya çağırmak amacıyla iş bırakma kararı alınmıştı. Bu karar doğrultusunda 15 Nisan’da iş bırakarak okula gitmeyen öğretmenler hakkında soruşturma yürüterek, öğretmenlerin başka illere sürgün edilmesi ve disiplin cezaları verilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Sendika ayrıca Millî Eğitim Bakanlığına işlemleri geri çekme çağrısında bulundu.

 

Sendikalar İş Bırakma Kararı Aldı

Saldırının ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete ve eğitim çalışanlarının güvenlik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla iş bırakma kararı aldı.

Eğitim Sen de saldırının ardından ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Sendikanın açıklamasında eylemin temel gündeminin öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının yaşam hakkı ile okullarda güvenli eğitim ortamının sağlanması olduğu belirtildi.

 

İş Bırakan Öğretmenler Hakkında İşlem İddiası

Aradan geçen ayların ardından konu bu kez iş bırakma eylemine katılan öğretmenler hakkında uygulandığı belirtilen idari ve disiplin işlemleriyle gündeme geldi.

Eğitim Sen'in açıklamasına göre, Siverek'teki saldırının ardından gerçekleştirilen iş bırakma eylemine katılan öğretmenler hakkında soruşturmalar yürütüldü. Sendika, bazı eğitim emekçilerinin disiplin cezaları ve görev yeri değişiklikleriyle karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.

Sendika, söz konusu işlemlerin öğretmenlerin şiddete karşı tepki göstermesi ve güvenli eğitim talebini dile getirmesi nedeniyle uygulandığını savundu.

 

Eğitim Sen: Güvenli Okul Talebi Cezalandırılmamalı

Eğitim Sen, öğretmenlerin iş bırakma kararının Siverek'teki saldırının ardından eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin can güvenliğine dikkat çekmek amacıyla alındığını belirtti.

Sendika, öğretmenlerin Bakanlığı okullarda gerekli güvenlik önlemlerini almaya çağırmasının cezalandırılmasını eleştirdi. Açıklamada, eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasının yalnızca öğretmenlerin sorumluluğunda olmadığı vurgulandı.

 

Tartışmanın Merkezinde Sendikal Haklar Var

Yaşanan tartışmanın önemli başlıklarından biri de iş bırakma eyleminin sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.

Eğitim Sen, söz konusu eylemin sendikal bir karar doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve öğretmenlerin demokratik haklarını kullandığını savunuyor. Sendika, bu nedenle soruşturma ve disiplin işlemlerinin sendikal faaliyetleri baskı altına aldığını ileri sürüyor.

Öte yandan, uygulanmış olan her bir disiplin işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğuna dair kamuoyuna açık güncel bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle işlemlerin hukuki niteliğinin, ilgili soruşturma ve disiplin dosyaları ile varsa yargı kararları üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.

 

Siverek Saldırısının Ardından İlk İşlemler

Siverek'teki saldırının hemen ardından Şanlıurfa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla bazı kamu görevlileri hakkında idari işlem uygulandığı bildirildi.

Olayın ardından okulda eğitime ara verilirken saldırıyla ilgili adli soruşturma da başlatıldı.

 

Öğretmenlere Verilen Cezalar Gündemde

Siverek'teki saldırının ardından başlayan süreç, aylar sonra iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere yönelik disiplin işlemleri üzerinden yeniden tartışma konusu oldu.

Eğitim Sen, bazı öğretmenlerin soruşturma ve cezalarla karşı karşıya kaldığını, bazı eğitim emekçilerinin ise görev yerlerinin değiştirildiğini belirtiyor.

 

Eğitim Sen'den MEB'e Çağrı

Eğitim Sen açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığı'na, öğretmenlere yönelik soruşturma ve cezalandırma yaklaşımından vazgeçme çağrısı yaptı.

Sendika özellikle iş bırakma eylemine katılan eğitim emekçilerine yönelik soruşturma, disiplin cezası ve görev yeri değişikliği işlemlerinin geri çekilmesini talep etti.

Açıklamada, okullarda yaşanan şiddete karşı tepki gösteren öğretmenlerin değil, şiddetin ortaya çıkmasına neden olan koşulların ve varsa ihmallerin araştırılması gerektiği savunuldu.

 

Eğitim Sen'in Talepleri

  • İş bırakma eylemine katılan öğretmenlere yönelik cezaların ve soruşturmaların geri çekilmesi
  • Görev yeri değişikliği ve sürgün olarak nitelendirilen işlemlerin iptal edilmesi
  • Sendikal faaliyetlerin cezalandırılmaması
  • Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin güvenliğini sağlayacak önlemlerin artırılması
  • Okullardaki şiddetin nedenlerinin kapsamlı biçimde araştırılması

 

Hukuki Ve Sendikal Mücadele Mesajı

Eğitim Sen, hakkında işlem uygulandığını belirttiği eğitim emekçileri için hukuki ve sendikal mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

Sendika, öğretmenlerin güvenli eğitim ortamı talebiyle gerçekleştirdiği eylemlerin cezalandırılmasına karşı çıkarken, Millî Eğitim Bakanlığı'nın önceliğinin eğitim çalışanları ile öğrencilerin güvenliğini sağlamak olması gerektiğini savundu.

 

Konuyla İlgili Sık Sorulan Sorular

1. Siverek'teki okul saldırısı ne zaman gerçekleşti?
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yönelik silahlı saldırı 14 Nisan 2026'da gerçekleşti. Saldırıda 16 kişi yaralandı.

2. Öğretmenler neden iş bıraktı?
Eğitim sendikaları, Siverek'teki saldırının ardından okullarda şiddete dikkat çekmek, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğini gündeme taşımak ve gerekli önlemlerin alınmasını istemek amacıyla iş bırakma eylemi kararı aldı.

3. İş bırakan öğretmenlere ceza verildi mi?
Eğitim Sen, eyleme katılan bazı öğretmenler hakkında soruşturma ve disiplin işlemleri uygulandığını, bazı eğitim emekçilerinin görev yeri değişiklikleriyle karşı karşıya kaldığını açıklıyor. Ancak tüm işlemlerin kapsamını gösteren kapsamlı bir MEB listesi kamuoyuna açık şekilde bulunmadığından, bu bilgiler sendika açıklamasındaki iddialar çerçevesinde aktarılmalıdır.