Mevcut sistemde öğretmenlerimiz önünü göremiyor, yarınına dair plan yapamıyor. Hayatın en dinamik yılları, MEB’in öngörülemez süreçleri yüzünden adeta askıya alınıyor:

Yıllarca zorunlu hizmet bölgelerinde emek verip tayin dönemini bekliyorsunuz, ne zaman gideceksiniz?; belirsizlik.

Eşinizle farklı, uzak ilçelerde mekik dokuyorsunuz, "Bu yıl yan yana gelebilecek miyiz?" sorusuyla yaşıyorsunuz; belirsizlik.

İdarecilik süreniz doluyor, "Seneye hangi okulda, hangi şartlarda olacağım?" endişesi taşıyorsunuz; belirsizlik.

Proje okulundasınız, görev süreniz bitiyor, akıbetiniz meçhul; belirsizlik.

Her sene başı, "Acaba bu yıl norm fazlası olacak mıyım?" korkusuyla sınıfa giriyorsunuz; belirsizlik.

Tüm bu soruların cevapsız kalması sadece mesleki bir sorun değildir; bu durum insani bir krizdir. Öğretmenlerimizi en çok yoran şey yoğun mesai değil, bu kronik belirsizliktir. Çünkü belirsizlik, insanın içindeki meslek aşkını ve geleceğe dair umudunu yavaş yavaş aşındırır. Umudu aşınan bir öğretmenden, eğitimde vizyon ve başarı beklemek haksızlıktır.

MEB’e Çağrımızdır: Eğitimde Yapısal Netlik Şarttır!

Millî Eğitim Bakanlığı, günübirlik kararlardan ve anlık mevzuat değişikliklerinden derhal vazgeçmelidir.

MEB; planlı, programlı, tüm paydaşları sürecin içine dahil eden ve herkesin önünü net bir şekilde görebileceği şeffaf adımları atmak zorundadır. Öğretmenin hakkı da hukuku da geleceği de bir belirsizlik girdabına terk edilemez!

Mehmet Alper ÖĞRETİCİ
Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı