Eğitim-Bir-Sen, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunlara ilişkin 5 maddelik eylem kararını kamuoyuna duyurdu.
Sendikanın 7 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı kararda; ikinci nöbet görevleri, mesai dışı zorunlu mesleki çalışmalar, zorunlu görevlendirmeler, öğrenci gelişim raporları ve kılık kıyafet başlıkları yer aldı. Sendika, bu sorunlara ilişkin eylemlerin yeni eğitim öğretim yılında da sürdürüleceğini bildirdi. Ancak kararın “kılık kıyafet” maddesi, öğretmenler açısından özellikle önlük konusunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Önlük giymeyen öğretmenler için açık bir eylem kararı var mı?

Mevcut Eğitim-Bir-Sen açıklamasında “öğretmenler önlük giymeyecek”, “önlük giymeyen üyelerimizin arkasındayız” veya “önlük nedeniyle yapılacak işlemlere karşı eylem uygulanacaktır” şeklinde açık bir ifade bulunmuyor.
Sendikanın yayımladığı 5 maddelik güncel eylem kararında yalnızca “Kılık Kıyafet” başlığı bulunuyor. Bu nedenle söz konusu kararın doğrudan MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde yer alan önlük uygulamasına karşı alınmış özel bir eylem kararı olduğu sonucuna varmak mümkün değil.
Bu nokta öğretmenler açısından önemli bir ayrım oluşturuyor.
Eğitim-Bir-Sen daha önce önlük düzenlemesi için ne demişti?

Eğitim-Bir-Sen, MEB'in önlük uygulamasına ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, önlük düzenlemesinin sendikanın serbest kıyafet eylemiyle çelişmediğini açıkça ifade etti.
Sendika, kamu çalışanlarının kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini savunurken, eğitim çalışanlarının mesleğin saygınlığı, toplumsal hassasiyetler ve genel kabul gören anlayışlar çerçevesinde kıyafetlerini özgürce seçebilmesini savunduğunu açıkladı.
Dolayısıyla Eğitim-Bir-Sen'in yaklaşımı, “önlük zorunluluğuna karşı çıkıyoruz” şeklinde net bir pozisyondan ziyade, daha geniş kapsamlı kılık-kıyafet özgürlüğü üzerinden şekilleniyor.
MEB'in önlük uygulamasında ne değişti?

MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının görevlerini yerine getirirken mesleğin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetmeleri; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmeleri ve önlük giymeleri gerektiği belirtildi.
Genelgede ayrıca uygulamanın millî eğitim müdürlüklerince takip edileceği ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyeceği ifade edildi.
MEB, 4 Eylül 2026'da ise öğretmen önlüklerinin tasarım, kullanım ve teknik özelliklerini belirleyen “Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu”nu yayımladı. Bakanlık, bu uygulamanın önceki yıllarda da gündeme geldiğini ancak 2026-2027 yılı genelgesinde önlük kullanımının açık biçimde vurgulandığını bildirdi.
“Serbest kıyafet” kararı önlüğü de kapsar mı?

Burada Eğitim-Bir-Sen'in geçmişteki eylem kararları önem taşıyor.
Sendika, 2013'ten bu yana kamu çalışanlarının kılık kıyafet özgürlüğünü savunan bir sivil itaatsizlik eylemi yürütüyor. Bu kapsamda kamu görevlilerinin mevcut kılık-kıyafet yönetmeliğindeki bazı sınırlamalara uymadan, toplumun genel kabulüne uygun kıyafetlerle görev yapabilmesini savundu.
Ancak sendikanın 2026 yılında önlük tartışması üzerine yaptığı özel açıklama, mevcut önlük düzenlemesini bu eylemin karşısında konumlandırmıyor. Bu nedenle “Eğitim-Bir-Sen serbest kıyafet eylemi kararı aldı, dolayısıyla önlük giymeyen tüm üyelerini açıkça koruma altına aldı” şeklinde kesin bir yorum yapmak mevcut açıklamalara göre doğru görünmüyor.
Öğretmenlerin merak ettiği kritik soru

Ortaya çıkan tablo şu:
- Eğitim-Bir-Sen'in kılık-kıyafet eylemi devam ediyor.
- Ancak 7 Eylül 2026 tarihli 5 maddelik eylem kararında önlük kelimesi özel olarak yer almıyor.
- Sendikanın önlük konusunda yaptığı açıklamada, MEB'in önlük düzenlemesinin serbest kıyafet eylemiyle çelişmediği belirtiliyor.
- Sendika, öğretmenlerin kıyafet tercihlerinde ayrımcılığa uğramamasını savunuyor.
- Buna karşın “önlük giymeyen öğretmene yapılacak idari işleme karşı sendikal eylem uygulanacaktır” şeklinde açık bir karar kamuoyuna duyurulmuş değil.
Dolayısıyla bugün itibarıyla öğretmenlerin asıl merak ettiği “Önlük giymediğim için hakkımda işlem yapılırsa Eğitim-Bir-Sen doğrudan arkamda duracak mı?” sorusunun cevabı, sendikanın mevcut 5 maddelik karar metninde açık biçimde yer almıyor.
Eğitim-Bir-Sen'in yeni açıklaması bekleniyor

Önlük uygulamasının MEB genelgesinde açıkça yer alması ve uygulamanın millî eğitim müdürlüklerince takip edileceğinin belirtilmesi, önümüzdeki dönemde sendikanın tutumunu daha önemli hale getiriyor.
Özellikle önlük giymeyen öğretmenlere herhangi bir idari işlem uygulanması durumunda Eğitim-Bir-Sen'in bunu kılık-kıyafet eylemi kapsamında değerlendirip değerlendirmeyeceği henüz net bir biçimde ortaya konulmuş değil.
Bu nedenle mevcut açıklamalara bakıldığında, Eğitim-Bir-Sen'in genel kılık-kıyafet özgürlüğü eylemi ile MEB'in önlük uygulamasına karşı özel bir eylem kararını birbirinden ayırdığı görülüyor.
Öğretmenler açısından kritik nokta da tam olarak burada ortaya çıkıyor: Sendikanın “kılık kıyafet” eylem kararı var; fakat önlük giymeme konusunda açık bir koruma ve eylem taahhüdü henüz yok.
