Devlet de Milletine Sahip Çıkmalı

Doğan CEYLAN

19-07-2016 09:13

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine kelleyi koltuğuna alıp meydanlara çıkan aziz milletimiz, darbeyi önledi.

Cumhurbaşkanımızın  cumhuru tek vücut halinde tutmaya yönelik yıllardır dile getirdiği “Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Vatan, Tek Millet” söylemi hayat buldu. Başbakanımız  Sayın Binali Yıldırım’ın güvenoyu aldıktan hemen sonraki konuşmasında yer alan “Biz artık 79 milyonun hükümetiyiz” söylemine sahip çıkan millet, hükümete kol, kanat gerdi.

Devletin en üst makamları milleti bütünleştirmeye ve devleti milletin devleti haline getirmeye çalışırken,  geçmişte alt düzey icraatçılar bu mesajları bir türlü doğru şekilde değerlendiremediler maalesef. Devlet adamına yakışmayacak şekilde sadece belli bir kesimi Devlet görevlerinde tutmaya, diğerlerini tasfiye etmeye yönelik çalışmalar yaptılar. Hatta iş öyle bir hale geldi ki aynı düşünceyi temsil eden insanlar arasında bile alt klikleşmeler nedeniyle güçlü olanın güçsüzü tasfiye ettiği günler yaşandı. Yönetime gelmede liyakat yerine falanca derneğin veya vakfın adamı olmak aranır oldu. Artık insanlarda “solcuysan, milliyetçiysen, muhafazakarsan ama belli bir kesimden değilsen devlet içinde çalışamazsın, hak ettiğin yere gelemezsin” kanaati oluşturdular. Devlet yönetiminden bihaber bu insanlar Devleti, milletin değil belli bir kesimin devleti haline dönüştürüp  insanları devlete küstürdüler.

Oysa Devlet içinde, milleti oluşturan tüm kesimlerden çalışanlar olmalıydı ki insanlar “Bu Devlet, Benim Devletim” diye  devletine sahip çıksın. Neyse ki bazı şuursuz yöneticiler tarafından ötekileştirilmelerine rağmen millet, asaletini gösterdi ve darbe girişimine karşı durmak için her kesimden insanlar meydana inerek devlete sahip çıktı. Bu tablo karşısında Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın, meclis başkanımızın herkesi kucaklayıcı konuşmaları ve millete şükranı önemliydi. Bu tabloyu görüp, bu konuşmaları duyduktan sonra umarım milletin bir kısmını ötekileştirenlerin yüzleri kızarmıştır.

Meydanlara ilk koşanlardan birçok tanıdığım insan vardı ve bunlar  Milli Eğitim Bakanlığınca hiçbir sebep yokken Bakan değişiklikleri sonrasında veya sebepsiz yere görevine son verilen veya havuza alınan İl Milli Eğitim Müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, şube müdürleri, daire başkanları gibi yöneticilerdi. Meydanlarda aynı zamanda MEB tarafından daha iki hafta önce tenzili rütbe ile uzmanlığa indirilmeye çalışılan ve kalpleri kırılan maarif müfettişleri de vardı.

Tüm bu insanlar hak etmedikleri halde hükümet tarafından hırpalanmışlardı. Bakanlığa kırgınlık ve küskünlüklerine rağmen Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine duygularını bir kenara bırakıp meydanlara ilk koşanlar oldular. Meseleyi memleket meselesi olarak gördüler. Kimi Cumhurbaşkanlığı önünde canını siper etti, kimi Mecliste nöbet tuttu. Onları gördükçe, kendilerine yapılan haksızlığa rağmen asil bir davranış göstererek Devlete sahip çıkmalarından ötürü duygulandım.

Artık Sayın Cumhurbaşkanımız,  millete  yapılan bu yanlışlara müdahale etmelidir. Millet, nasıl kendisine sahip çıktıysa o da milletine sahip çıkmalıdır.  Kamu kurumlarında çalışan insanların Milletin tüm kesimlerini temsil edecek nicelikte olmasına  özen gösterilmelidir.  Devlet olmayı, devlet yönetmeyi idrak edememiş kişilerin milleti devlete küstürmesine fırsat verilmemelidir. İşte o zaman darbe girişimine karşı yekvucut olarak meydana çıkan bu millet, bundan sonra da yekvucut  kalmaya devam eder ve hiçbir hain bu milleti bölmeye yönelik girişimlere ilelebet cesaret edemez.

Doğan CEYLAN
Yönetim Bilimi Uzmanı

 

DİĞER YAZILARI Eğitim Eğlence Değildir 01-01-1970 03:00 Mutlu çocuk yetiştirmek için öneriler 01-01-1970 03:00 Ocak Ayından Beri Maaşımda 11 bin 771 TL Kayıp Yaşadım! 01-01-1970 03:00 Çocukla Yüz Göz Olmak 01-01-1970 03:00 MEB Uzaktan Eğitim Araştırmasını Yenilemeli 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitim Batarken 01-01-1970 03:00 Eğitim Sisteminde Hataları Telafi Fırsatı Yok 01-01-1970 03:00 Milli Eğitime Milli Takım Ruhu 01-01-1970 03:00 Çocukları Yarıştırmayın! 01-01-1970 03:00 Öğretmenliği, Öğretmenlerimden Öğrendim - 1 ve 2 01-01-1970 03:00 Liseye Yerleşmede Okul Not Ortalaması (OBP) Öncelikli Olmalı 01-01-1970 03:00 Tüm çocukları kendi çocuğumuz gibi önemsemeliyiz? 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Bakanlığı Önümüzdeki Süreçte Neleri Başarmalı? 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Kendine Güvenmiyor 01-01-1970 03:00 Böyle Yerleştirme Hatası Yapılmamalı 01-01-1970 03:00 Liselere Yerleştirmede Teknik Hata 01-01-1970 03:00 Milli Eğitimde Umutlar Yeşerdi 01-01-1970 03:00 LGS tercih ve yerleştirmeye ilişkin açıklama videolarım 01-01-1970 03:00 LGS Sisteminde Giderilmesi Gereken Eksiklikler 01-01-1970 03:00 Boşanmadaki Artış Millî Bir Felakete Dönüşüyor 01-01-1970 03:00 Liseye Geçişte Adres Mi? Not Mu? Okul Mu? 01-01-1970 03:00 İmam Hatipliler Bozulurken 01-01-1970 03:00 6 Soruda Liseye Geçiş Sistemi 01-01-1970 03:00 Zorlaşan Sınıf Yönetiminde Kusur Kimin? 01-01-1970 03:00 Mutlu Bir Aile, Becerikli Çocuklar İçin: ''Aile Saati'' 01-01-1970 03:00 Kapatın Bu İki Bakanlığı 01-01-1970 03:00 Yeniden ''Biz'' Olmak 01-01-1970 03:00 Çocukların Hayatını Çalmayın! 01-01-1970 03:00 Çocuklarınıza Karar Vermeyi Öğretin 01-01-1970 03:00 Okulun Rolü Değişmeli! 01-01-1970 03:00 MEB Bu Mevzuatı Mutlaka Yenilemeli 01-01-1970 03:00 Eğitim Belediyelere Bırakılmamalı 01-01-1970 03:00 Etütler Kapanırsa Sorunlar Büyüyecek 01-01-1970 03:00 Çocuklarda konuşma bozukluğu nasıl giderilir? 01-01-1970 03:00 Tatilde çocuklarınıza yaşam becerileri kazandırın 01-01-1970 03:00 EBA’nın Kontrolü Talim ve Terbiye Kurulunda Olmalı 01-01-1970 03:00 MEB, Soruşturma Konusunda Resmi Açıklama Yapmalı 01-01-1970 03:00 Eğitimde Sıkı Denetim İlan Edilmeli 01-01-1970 03:00 MEB’in Alkışlanacak Hizmeti 01-01-1970 03:00 MEB’in Program Tanısı Yanlış 01-01-1970 03:00 Büyük Tehlike: Duygusuz Bir Nesil Yetişiyor! 01-01-1970 03:00 Hayatları Çalınan Çocuklar 01-01-1970 03:00 Temel Eğitim MEB’in Kalbidir 01-01-1970 03:00 Aziz Sancar'larımız yok olmasın 01-01-1970 03:00 Duygusuz ve Bencil Bir Nesil Geliyor 01-01-1970 03:00