Millî Eğitim Bakanlığının öğretmenlerin sınıf içi faaliyetlerini izleme ve değerlendirmeye yönelik yönergesi Danıştay engeline takıldı. Danıştay 2. Dairesi, öğretmenlerin sınıf içi faaliyetlerinin izlenmesini öngören MEB yönergesinin yürütmesini durdurdu. Kararın öğretmenlere etkisi ve 7528 sayılı Kanun detayı.
Danıştay’dan sınıf içi gözlem uygulamasına durdurma
Danıştay 2. Dairesinin 2025/4361 esas numaralı dosya kapsamında verdiği karar, öğretmenleri doğrudan ilgilendiriyor.
Kararın tarihi 1 Nisan 2026 olarak aktarılırken, yönergenin bütünü bakımından yürütmenin durdurulmasına hükmedildiği bildirildi.
Kararla birlikte Millî Eğitim Bakanlığının öğretmenlerin sınıf içi etkinliklerini ve öğretim faaliyetlerini belirli kriterler üzerinden izleme ve değerlendirme sistemi, mevcut yönergeye dayalı olarak uygulanamayacak.
Yönerge öğretmenleri nasıl değerlendirecekti?
MEB tarafından yayımlanan “Öğretmenlerin Sınıf İçi Etkinlikleri ve Öğretim Faaliyetlerinin İzlenmesi, Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesine İlişkin Yönerge”, öğretmenlerin sınıf içindeki faaliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve bu sonuçlardan mesleki gelişim amacıyla yararlanılmasını düzenliyordu.
Yönerge kapsamında öğretmenlerin sınıf içi etkinliklerinin iç ve dış değerlendiriciler tarafından belirlenen alan, standart ve göstergeler üzerinden incelenmesi öngörülüyordu. Değerlendirmelerde matbu formların kullanılması da sistemin önemli parçalarından biriydi.
Bu nedenle uygulama yalnızca bir öğretmenin dersinin izlenmesi olarak değil, mesleki gelişim sürecine veri sağlayan bir değerlendirme sistemi olarak tasarlanmıştı.
Okul müdürleri ve zümre başkanları ne yapacaktı?
Yönergenin uygulanmasına ilişkin kaynaklarda okul müdürleri ve zümre başkanlarının öğretmenlerin derslerini sınıf ortamında gözlemlemesine yönelik süreç ayrıntılı biçimde yer aldı.
Uygulamada öğretmenin ders işleyişinin belirli ölçütler üzerinden değerlendirilmesi ve sonuçların formlara aktarılması öngörülüyordu.
MEB'e bağlı bazı il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde okul yöneticilerine yönelik bu yönerge hakkında bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdiği de görülüyor.
Danıştay neden yürütmeyi durdurdu?
Kararın en önemli noktası, düzenlemenin hangi hukuki araçla yapılması gerektiği konusunda ortaya çıkıyor.
Danıştayın değerlendirmesine göre idarenin derslerin izlenmesi ve değerlendirilmesi konusunda belirli yetkilerinin bulunması, öğretmenlerin mesleki gelişimine ilişkin kapsamlı bir sistemin doğrudan yönergeyle kurulabileceği anlamına gelmiyor.
Mahkemenin değerlendirmesinde, öğretmenlerin mesleki gelişimine ilişkin plan, program ve uygulamalar ile bunların değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun 19. maddesinin 5. fıkrası kapsamında yönetmelikle belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
7528 sayılı Kanun’un 19. maddesi ne diyor?
7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun 19. maddesi, öğretmen ve yöneticilerin mesleki gelişimine ilişkin hükümleri düzenliyor.
Maddenin 4. fıkrasında mesleki gelişim faaliyetlerinin düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi, değerlendirme sonuçlarının sonraki mesleki gelişim faaliyetlerinde dikkate alınması öngörülüyor.
19. maddenin 5. fıkrasında ise mesleki gelişime ilişkin planlar, programlar, uygulamalar ve uygulamaların değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi hükme bağlanıyor.
Danıştayın yürütmeyi durdurma kararında da bu hüküm belirleyici değerlendirmelerden biri oldu.
MEB’in mevcut yönetmeliği yeterli görülmedi
Danıştayın değerlendirmesinde yalnızca 7528 sayılı Kanun değil, MEB Personel Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği de ele alındı.
Kararda, söz konusu yönetmeliğin dava konusu yönergenin oluşturduğu sistem açısından yeterli hukuki dayanak oluşturmadığı ve öğretmenlerin yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi ile bu değerlendirmelere bağlı uygulamaları düzenleyen bir sistemin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı aktarılıyor.
Bu nedenle yönergenin üst hukuk normlarıyla uyumu bakımından sorun bulunduğu sonucuna varıldığı bildirildi.
14 Eylül’de uygulanması beklenen sistem ne olacak?
2026-2027 eğitim öğretim yılının 14 Eylül 2026'da başlaması nedeniyle sınıf içi gözlem uygulaması öğretmenlerin gündemindeki başlıklardan biri haline gelmişti.
Ancak Danıştayın yürütmenin durdurulması kararı sonrasında, söz konusu yönergede öngörülen sistemin bu yönergeye dayanılarak uygulanması mümkün olmayacak.
Bu durum, okul müdürleri ve zümre başkanlarının yönergede belirtilen değerlendirme mekanizmasını mevcut haliyle kullanamayacağı anlamına geliyor.
Yürütmenin durdurulması iptal anlamına gelmiyor
Kararla ilgili en önemli hukuki ayrımlardan biri burada ortaya çıkıyor.
Yürütmenin durdurulması, bir düzenlemenin kesin olarak iptal edildiği anlamına gelmez. Yargılama devam ederken dava konusu işlemin uygulanmasının geçici olarak durdurulması söz konusudur.
Dolayısıyla Danıştayın nihai olarak yönergenin iptaline karar verip vermeyeceği ayrı bir aşamadır.
Bu nedenle “sınıf içi gözlem sistemi tamamen kaldırıldı” şeklindeki kesin bir yorum yerine, mevcut yönergenin uygulanmasının yargı kararıyla durdurulduğu ifade edilmelidir.
Öğretmenler açısından karar ne anlama geliyor?
Kararın öğretmenler bakımından en doğrudan sonucu, yönergeye dayalı sınıf içi gözlem ve değerlendirme sürecinin mevcut haliyle uygulanamamasıdır.
Öğretmenler açısından öne çıkan noktalar şöyle:
Yürütmesi durdurulan yönergeye dayanılarak yeni değerlendirme süreci yürütülemeyecek. Yönergede öngörülen matbu değerlendirme formlarına dayalı sistem mevcut haliyle uygulanamayacak. Yeni bir mesleki gelişim ve değerlendirme sistemi kurulması halinde bunun uygun bir hukuki dayanağa sahip olması gerekecek. MEB'in 7528 sayılı Kanun doğrultusunda yönetmelik hazırlaması veya mevcut mevzuatta yeni düzenlemeler yapması gündeme gelebilecek. Karar, okul yöneticilerinin mevzuattan kaynaklanan bütün denetim ve gözetim yetkilerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.MEB için yeni düzenleme yolu açılabilir
Danıştay kararının ardından gözler Millî Eğitim Bakanlığının atacağı adımlara çevrildi.
7528 sayılı Kanun'un 19/5. maddesi dikkate alındığında Bakanlığın, öğretmenlerin mesleki gelişim planları ve bu süreçlerin değerlendirilmesine ilişkin yönetmelik düzeyinde yeni bir düzenleme hazırlaması ihtimali bulunuyor.
Böyle bir düzenleme yapılması halinde sınıf içi gözlemin nasıl gerçekleştirileceği, kimlerin değerlendirme yapacağı, hangi kriterlerin kullanılacağı ve değerlendirme sonuçlarının nasıl değerlendirileceği yeniden belirlenebilir.
Dolayısıyla Danıştay kararı, öğretmenlerin sınıf içi faaliyetlerinin izlenmesi fikrinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kararın temel etkisi, bu sistemin hangi hukuki dayanak ve düzenleme yöntemiyle kurulabileceği noktasında ortaya çıkıyor.
Öğretmenler ve yöneticiler şimdi ne yapmalı?
Mevcut karar sonrasında öğretmenlerin kendilerinden istenen işlemin hangi mevzuata dayandırıldığını öğrenmesi önem taşıyor.
Özellikle sınıf içi gözlem veya değerlendirme yapılması istenmesi halinde işlemin dayanağının açıkça ortaya konulması, olası uyuşmazlıklarda sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Bununla birlikte tek bir yargı kararından hareketle okul yönetimlerinin bütün denetim yetkilerinin ortadan kalktığı sonucuna varılmaması gerekiyor. Başka mevzuattan doğan görev ve yetkiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Gözler Danıştay’ın nihai kararında
Danıştay 2. Dairesinin kararı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde öğretmenleri doğrudan ilgilendiren önemli yargı gelişmelerinden biri oldu.
Şimdilik sınıf içi gözlem ve değerlendirme sisteminin mevcut yönerge üzerinden uygulanmasının önü kesilmiş durumda. Bundan sonraki süreçte davanın esasına ilişkin verilecek nihai karar ile MEB'in 7528 sayılı Kanun doğrultusunda atacağı adımlar belirleyici olacak.
Öğretmenler açısından ise 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında sınıf içi gözlem uygulamasının nasıl şekilleneceği yakından takip edilecek.
Konuyla İlgili Sık Sorulan Sorular
1. Danıştay sınıf içi gözlem uygulamasını tamamen iptal etti mi?
Hayır. Verilen karar yürütmenin durdurulmasına ilişkin. Bu karar yönergenin kesin olarak iptal edildiği anlamına gelmiyor.
2. Okul müdürü ve zümre başkanı artık öğretmenin dersini izleyemez mi?
Yürütmesi durdurulan yönergeye dayanılarak bu yönergede öngörülen sınıf içi değerlendirme sistemi uygulanamaz. Ancak başka mevzuattan kaynaklanan görev ve yetkiler ayrıca değerlendirilmelidir.
3. MEB yeni bir sınıf içi değerlendirme sistemi getirebilir mi?
Evet. Danıştay kararının gerekçesi dikkate alındığında Bakanlığın 7528 sayılı Kanun'un 19/5. maddesine uygun biçimde yönetmelik düzeyinde yeni bir düzenleme hazırlaması mümkün görünüyor.