Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında hayata geçirdiği Öğrenci Gelişim Raporları, dönemin sona ermesiyle birlikte eğitim camiasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Öğretmenler üzerindeki idari yükü artırdığı gerekçesiyle eleştirilen bu raporlara karşı, eğitim sendikaları adeta tek ses oldu ve peş peşe eylem kararları açıkladı.

 

Öğretmenlerin bu raporları doldurup doldurmayacağı merak konusu olurken, sendikaların ortak duruşu sürecin seyrini değiştirecek nitelikte. İşte eğitim vizyonu ile bürokrasiyi karşı karşıya getiren o kararların detayları:

 

Sendikaların Ortak Gerekçesi: "Angarya ve Kırtasiyeciliğe Hayır"

Sendikaların eylem kararlarının temelinde, bu raporların öğretmenlerin asli görevi olan "eğitim" yerine "kağıt kürek işlerine" zaman harcamasına neden olması yatıyor. Karar alan başlıca sendikaların duruşu şu şekilde özetleniyor:

 

Eğitim-Bir-Sen:
Rapor doldurma zorunluluğunun Anayasa'daki "angarya yasağına" aykırı olduğunu savunuyor. Bu uygulamanın öğretmenlerin dinlenme hakkını gasp ettiğini ve iş-aile dengesini bozduğunu belirterek, rapor hazırlamanın tamamen gönüllülük esasına bırakılması yönünde eylem kararı aldı.

 

Türk Eğitim-Sen: 
Merkez Yönetim Kurulu kararıyla, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki gelişim ve sosyal-duygusal öğrenme raporlarını doldurmama eylemini sürdürüyor. Sendika, ortaokul ve lise kademelerindeki üyelerinin 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar bu raporları doldurmayacağını ilan etti.

 

Eğitim-İş:
Bakanlığın "veri toplama" odaklı politikalarının öğretmeni nitelikli eğitim vermekten alıkoyduğunu savunuyor. Sendika, "Öğretmenlik mesleği bürokratik bir veri giriş memurluğu değildir" diyerek, angarya olarak nitelendirdiği bu raporları doldurmama yönünde net bir merkez yönetim kurulu kararı aldı.

 

Eğitim Sen:
Yeni müfredat modelinin dayatmacı yapısına ve getirdiği ek yüklere baştan beri karşı çıkan sendika, pedagojik açıdan bir faydası olmadığını düşündüğü bu raporların filli olarak doldurulmaması çağrısında bulundu ve üyelerini korumak adına hukuki/sendikal eylem kararı çıkarttı.

 

Hürriyetçi Eğitim Sen: 
Öğretmenlerin mesai saatleri dışına taşan, dinlenme hakkını gasp eden ve hiçbir ek ücret ödenmeyen her türlü raporlama ve kırtasiye işine karşı boykot kararı uyguluyor.

 

Eğitim Gücü Sen:
Sahadaki öğretmenlerin mutsuzluğuna ve tükenmişliğine dikkat çeken sendika, mevzuatta açık bir karşılığı olmayan ve öğretmenlere "ben yaptım oldu" mantığıyla yüklenen bu gelişim raporlarının doldurulmasını reddeden ilk sendikalardan biri oldu.

 

Anadolu Eğitim Sen: Öğretmenlerin enerjisinin evrak doldurmaya değil, sınıftaki öğrenciye harcanması gerektiğini belirterek, üyelerine dönem sonuna kadar bu formları doldurmama talimatı verdi.

 

Eylem Kararı Alan Sendikaların Tam Listesi

Öğretmenlerin haklarını savunmak ve artan bürokratik yükü protesto etmek amacıyla neredeyse tüm majör eğitim sendikaları eylem kararına katıldı. Raporları doldurmama veya gönüllülük esasına göre boykot etme kararı alan sendikalar şunlar:

  • Eğitim-Bir-Sen
  • Türk Eğitim-Sen
  • Eğitim-İş
  • Eğitim Sen
  • Hürriyetçi Eğitim Sen
  • Anadolu Eğitim Sen
  • Eğitim Gücü Sen
  • Genç Eğitim Sen

 

Özetle: Öğretmenler Raporları Dolduracak mı?

Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmayan öğretmen ceza alır mı? İşte Mahkeme ve sendikaların kararları 1

Hukuki Durum:
Anayasal bir hak olan sendikal eylem kararları doğrultusunda, yukarıdaki sendikalara üye olan öğretmenler yasal güvence altında bu raporları doldurmama hakkına sahip.

 

Sendikaların bu güçlü ve kitlesel duruşu nedeniyle, okullarda dönem sonu rapor işlemlerinde ciddi bir aksama yaşanması bekleniyor. Eğitimciler, bakanlığın öğretmenlerin sesini duyarak bu "kırtasiye yükünü" hafifletecek yeni bir düzenleme yapmasını talep ediyor.

 

Sonuç Olarak:
Eğitim kollarında faaliyet gösteren ve ideolojik olarak farklı kulvarlarda yer alan tüm bu sendikaların "öğretmene angarya yüklenemez" ortak paydasında buluşması, MEB'in dönem sonu işlemlerinde ciddi bir tıkanma yaşayacağını gösteriyor.

 

Mahkeme, Sendikaların Eylem Kararını İptal Etmişti

Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmayan öğretmen ceza alır mı? İşte Mahkeme ve sendikaların kararları 2

Milli Eğitim Bakanlığı, sendikaların "Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmama" yönündeki eylem kararlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali için yargı yoluna gitti. Nisan ve Mayıs 2026 tarihlerinde mahkemeden (Ankara 4. İş Mahkemesi) sendika eylem kararlarına yönelik iptal/engel kararları çıktı.

 

Eğitim-İş, Eğitim Sen, Türk Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi sendikalar bu kararlara sert tepki göstererek olayı "hukuk garabeti" ve "sendikal hakların gaspı" olarak nitelendirdi ve üst mahkemelere taşıyacaklarını ilan etti.

 

Disiplin Cezası Gelir mi? (Hukuki Risk Var mı?)

 

Normal şartlarda, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre; üyelerin, sendikalarının aldığı meşru eylem kararlarına katılması nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılması hukuka aykırıdır ve "sendika hakkının ihlali" sayılır. (Örneğin en son Aralık 2025'te AYM, sendika kararıyla nöbet tutmayan bir öğretmene verilen cezayı hak ihlali saymıştı).

 

Ancak şu anki durum farklı ve kritik bir istisna içeriyor:

  • Ortada sendika eylem kararını doğrudan iptal eden/engelleyen bir yerel mahkeme kararı var.
  • Eğer bu iptal kararları üst mahkemelerce (veya itiraz süreçleriyle) durdurulmazsa, idare (MEB ve okul yönetimleri) öğretmenlere "Sendikanızın eylem kararı mahkemece iptal edildi, dolayısıyla yasal bir eylem korumanız kalmadı" diyerek "görevi yapmamaktan" (evrak doldurmamak) dolayı disiplin soruşturması açabilir ve ceza verme yoluna gidebilir.

 

Eğitim-İş Sendikasının Görüşü

Öğrenci Gelişim Raporlarını Öğrenci Gelişim Raporlarını doldurmayan öğretmen ceza alır mı? İşte Mahkeme ve sendikaların kararları 3

Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy'un Açıklaması Şöyle;

Gelişim Raporları ile ilgili eylem sürecimizi ve mevcut hukuki tabloyu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

* Eylem kararımız 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılı sonuna kadar geçerliliğini korumaktadır.

* Kararımız ortaokul ve liseleri kapsamaktadır.

* Ankara 4. İş Mahkemesi eylem kararımızı iptal etmiştir. İlk derece mahkemesinin bu iptal kararının okullarda fiili sonuçlar doğurma ihtimaline karşı istinaf süreci başlatılmış olup, hukuki süreç devam etmektedir.

* Mahkeme gerekçeli kararında eylemimizi oldukça ağır bir itham olan “kanunsuz grev” olarak nitelendirmiştir. Bu nitelemenin idare tarafından açılabilecek olası disiplin soruşturmalarına zemin hazırlama riski bulunsa da sendikamız bu kararı ivedilikle istinafa taşımıştır.

* Gelişim Raporlarının iptali için açtığımız ana dava da maalesef aleyhimize sonuçlanarak reddedilmiş olup, bu karar da istinafa götürülmüştür.

* 20 Mayıs 2026 tarihinde diğer sendikalarla birlikte yaptığımız ortak basın açıklamasında, mevcut hukuki süreç tartışılmış, sendikal haklarımızdan ödün vermeme kararlılığıyla eylem kararımızın devam ettiği kamuoyuna ilan edilmiştir.

Değerli Arkadaşlar,
Eğitim-İş olarak Gelişim Raporları’nın öğretmen emeğini değersizleştiren, niteliksiz ve bürokratik bir yük haline getiren bu uygulamaya karşı mücadelemizi  sürdürüyoruz.

Bu süreçte, eyleme katılan üyelerimizin yaşayabileceği olası mağduriyetlerde ve karşılaşabilecekleri idari yaptırımlarda onların haklarını savunmak için sendikamızın tüm hukuk kadrolarıyla gerekli yasal ve fiili mücadeleyi sürdüreceğiz. Hiçbir üyemizin bu süreçte yalnız yürümesine izin vermeyeceğiz.


 

Özetle;

Şu an hukuki bir gri alan ve ciddi bir restleşme mevcut. Sendikalar kararlılıkla eylemin arkasında durup üyelerine güvence verse de, yerel mahkemenin sendika kararını iptal etmiş olması, öğretmenler açısından disiplin cezası alma riskini (idarece soruşturma açılması ihtimalini) doğurmuştur.

Sendikaların üst mahkemelerden alacağı olası yürütmeyi durdurma kararları sürecin ceza ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağını netleştirecektir.