Sınava hazırlık sürecini böyle değerlendirildi:
Birçok video ve içerik, gerçekle çelişkili ve adeta paralel evrendeki Türkiye için hazırlanmış niteliktedir. Ülkenin taşrasında hala kerpiç yapılarda çocuklarımız sıkış tepiş eğitim görmüyormuş gibi, onların ısınmasından beslenmesine kadar fedakar öğretmenlerimiz koşturmak zorunda kalmıyormuş gibi, MEB daha okullara kadrolu yardımcı personel atamaktan, tuvalet kağıdı tedarik etmekten bile aciz değilmiş gibi videolarda “arabulucu odası 15 metrekare olmalı. Masası 130 cm ve eşkenar olmalı. O masada çiçek olmalı” gibi aklımızla alay eden masalsı anlatımları öğretmenlere ezberletmeye çalışmanın mantıkla bağdaşır bir yanı yoktur.
Apar topar hazırlandığı her halinden belli programlar, çağdaş eğitim doktrinleriyle de çelişmektedir. Örneğin ölçme ve değerlendirme bölümündeki videolarda çocukların zeka türlerine göre ayrışan metotlardan değil sadece sınav ve testlerden bahsedilmesi, eğitime ilkel bakış açısının dışa vurumudur. Yıllardır tek bir sınavı bile hatasız yapamayan, sınav sorularındaki zor-kolay dengesini ve sıralamasını dahi ayarlamayı beceremeyen, gelişmiş ülkelerin aksine öğrencilerin başarı durumunu değerlendirmenin tek yolunu sınav zanneden bir zihniyet, bu işin uzmanı olan öğretmenlere değerlendirme öğretmeye kalkarsa ortaya çıkacak trajikomedi işte budur.
Programın özensiz ve okullarda hiç vakit geçirmemiş, okulların gerçeğinin idrakinde olmayan şahıslarca hazırlandığı hemen her videoda kendisini göstermektedir. Örneğin özel eğitim ve rehberlik bölümündeki açıklamalarda, okullarda öğrencileri en iyi rehber öğretmenlerin tanıdığı ve diğer öğretmenlerin de öğrencileri en az onlar kadar tanıması gerektiği gibi hadsiz ifadeler yer almaktadır.
Eğitimiş
