Genelgenin 14. maddesi şöyle:
"24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğrenciler, veliler ve okul-aile birliklerince öğretmenlerimize verilecek hediyeler konusunda İlgi (c) Genelge Eki'nde belirtilen Eğitim-Öğretim Hizmeti Verenler İçin Mesleki Etik İlkeler'e uyulacaktır."
Bu madde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 29. maddesi ve Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkelerine Dair Yönetmelik'e dayanıyor;
Maddi değeri olan hediyeler yasak
Maddi değeri olan (örneğin altın, saat gibi) hediyelerin kabulü yasaklanırken, sembolik nitelikteki (çiçek, kart gibi) hediyelere izin veriliyor. Amaç, öğretmenlerin tarafsızlığını ve etik duruşunu korumak olarak ifade ediliyor.
Genelge, Öğretmenler Günü'nü panel, sempozyum, yarışma (anı, şiir, resim, kısa film vb.) ve dijital etkinliklerle kutlamayı teşvik ederken, hediye kısıtlaması yıllardır tekrarlanan bir uyarı.
Eğitimci Özgür Bozdoğan konuyla ilgili şunları söyledi:
"MEB, Öğretmenler Günü Genelgesinde hediye konusunda etik ilkeleri hatırlatmış. Öğretmenler zaten mesleklerini etik ilkelere göre yapmaktadır. MEB, hediye konusundaki hassasiyetini keşke re’sen atamalarda, proje okullarında, mülakatlarda, öğretmen atamalarında gösterseydi."
Öğretmenlerin değersizleştirilmesi
Hediye uyarısının önceki yıllarda gönderilen yazılara benzer şekilde, öğretmenlerin "değersizleştirildiği" bir dönemde gelmesi üzücü.
MEB'deki yöneticiler bilmelidir ki, öğretmenler üzerinden etik kaygılar tartışılacaksa, öncelikle dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde öğretmenlerin maddi ve manevi olarak bu denli değersizleştirilmesi ele alınmalıdır.
