Eğitimcilere göre öğretmenle öğrencinin ayrılmasıyla on binlerce öğrenci terörün insafına bırakıldı. Buna karşı güvenlik tedbirleri bir an önce alınmalı ve okullar açılmalı. Eğitim sendikalarının görüşleri özetle şöyle:
 
OKULLAR TATİL EDİLEREK SORUN ÇÖZÜLMEZ

Eğitim İş'in web sitesinden yapılan açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı, Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerindeki öğretmenlere SMS göndererek “hizmet içi eğitim seminerine alındıklarını” bildirmiş ve bunun üzerine öğretmenlerin bu iki ilçeyi terk ettiği basına yansımıştır. Eğer bu çağrı iddia edildiği gibi öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak için yapıldıysa, ülkede ciddi bir yönetim zafiyeti bulunduğu ve siyasi iktidarın acizliği anlamına gelir.

Bilindiği üzere yaşanan çatışmalar nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı illerinde eğitim ve öğretim hizmetleri sağlıklı bir şekilde yürütülememektedir. Öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliği sağlanamamakta, Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidar ise yaşanan sorunları görmezden gelmektedir.

Sağlıklı bir eğitim ve öğretim,  ancak huzur ve güven ortamının sağlanması ile mümkün olur. Can güvenliğinin olmadığı bir ortamda, çocuklarımızın eğitim hakkından faydalanması mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve siyasi iktidarı bölgede bir an önce öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamaya çağırıyor, aksi halde bir an önce gereğini yaparak istifa etmelerini istiyoruz. 

 
ÖĞRETMEN İLE ÖĞRENCİYİ AYIRDILAR
 
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca: Öğretmenlerin, öğrencileriyle en çok bir arada olması gereken hassas bir dönemde böyle bir kararın alınmış olması düşündürücü. MEB, öğretmenleri öğrencilerinden ayırarak, öğrencilerin büyük bir psikolojik yıkım yaşamasına zemin hazırlamaktadır. MEB'in görevi iktidarın savaş politikalarına aldığı kararlarla destek olmak değil, eğitim öğretimi engelleyen her türlü uygulamanın karşısında olmaktır.
 
‘CANINIZI KORUYAMAYIZ' İTİRAFI
 
Anadolu Eğitim-Sen Genel Başkanı Cansel Güven: 90'lı yıllarda öğretmenlerin öldürüldüğü ve kaçırıldığı dönemlerde dahi ‘bölgeyi terk edin' denmedi kimseye. Şimdi geldiğimiz noktada devlet ‘Ben çekiliyorum' demiş gibi oluyor. Memuruna ‘Çık oradan, ben senin güvenliğini sağlayamıyorum.' demesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde yaşadığımız bir durum değil. Burada bir itiraf var. Öğretmenlere atılan mesaj, ‘Biz devlet olarak sizin canınızı koruyamayız.' itirafıdır.
 
OKULLARIN ACİLEN AÇILMASI GEREKİR
 
Aktif Eğitim-Sen Başkanı Osman Bahçe: Öğretmeni çekmek, çocukların eğitim alma hakkının ellerinden alınması ve öğrencilerin korumasız bir şekilde terörün insafına bırakılması demektir. Bu durum terörün ekmeğine yağ sürer, terör örgütlerine insan kaynağı için yeni bir alan açar. Güvenlik tedbirlerinin acilen alınarak okulların çalışabilir hale gelmesi gerekir. Özel okullara teşvik vererek devlet olunmuyor. Devlet, önce kendi okulundaki eğitimi gerçekleştirsin.
 
YEREL YÖNETİCİLER YANLIŞ DAVRANDI
 
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk: MEB doğru bir yazı göndermiş ama oradaki yerel yöneticiler uygulamada yanlış davrandı. Öğretmenleri yollara dökmeden, el altından birtakım firmalarla görüşüp arabaları ayarlayabilirdi. Yerel yöneticilerin hatası nedeniyle öğretmenlerimiz ortada bırakılmış oldu.
 
Silopi'yi terk etmeyen İngilizce öğretmeni: 90'lardan farkı yok
 
Cizre'yi terk etmek zorunda kalan bir matematik öğretmeni, yaşananları “Annem kalp hastası. Onun yüreği dayanamazdı, benim başıma bir şey gelseydi. Mecburen terk ettim. Fakat okullar açıldı açılalı adamakıllı eğitim yapamıyorduk. Yöre halkı PKK-devlet kıskacında sıkışmış durumda. İkisinden birini seçmeye zorlanıyor.” diye anlatıyor. Ancak bazı öğretmenler bölgeden ayrılmayacağını duyurdu. Onlardan biri Silopi'de görev yapan bir İngilizce öğretmeni; özetle şunları söyledi: “Ne olursa olsun buradan ayrılmayacağım. Bu yörenin halkını terörden uzak tutmanın tek yolu eğitim. Bu yapılan, insanları terör örgütünün kucağına atmaktır. 90'lı yıllarda yapılandan farkı yok bunun. Tüm eğitimciler olarak bu uygulamanın karşısında durursak savaş çıkarmak isteyenlerin hevesleri kursağında kalır.”
 
Cizre, Silopi ve Nusaybin göçüyor
 
Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçelerinde dün yeniden sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Valilik, yasağın gece saat 23.00'te başlayacağını duyurdu. İlçelere zırhlı araçlarla asker ve polis sevk edildi. Vatandaşlardan imkanları olanlar ilçeleri terk ederken, kalanlar ise fırın ve marketlere koşup gıda stoku yaptı. 130 bin nüfuslu Cizre ile 120 bin nüfusa sahip Silopi'den binlerce kişi ayrıldı. Otogar ile ilçe trafiğinde yoğunluk yaşandı. Cizre'yi terk etmeye çalışan M.İ. adlı çocuk, teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmada başından vurularak ağır yaralandı. Bu arada Mardin'in 110 bin nüfuslu  ilçesi Nusaybin'in dört mahallesinde dün saat 16.00 itibarıyla yeniden sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasağı duyanlar mahallelerden ayrılmaya başladı.