
İşte derlediğimiz başlıca sendika tepkileri ve diğer önemli yanıtlar:
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay
Eğitim-İş Ankara 3 No’lu Şube yemeğinde konuştu:
“100 yıllık narkoz dediniz ama bu örgütlü irade ‘cumhuriyet dersini’ vermeyi sürdürecek. O 100 yıl narkoz değil, sizin hâlâ hazmedemediğiniz uyanıştır. O uyanışın adı Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’tir. [...] Ali Yalçın’ın bu sözleri, aklın değil önyargının, muhakemenin değil ideolojik körlüğün dışavurumudur. Onlar, cehaletin karanlığından kurtulup fikri hür nesiller yetiştirmeyi ‘narkoz’ sanıyor; biz buna uyanış diyoruz. Biz talimatı saraydan değil, başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz.”
Eğitim-İş TİS Sekreteri Yeliz Toy
Toy, “buçuk” lakabını almış birinden “#GüçlüMemurGüçlüTürkiye” sloganını duymanın saçma olduğunu söyledi:
Ha şöylee!
Takiyeyi bırakıp ağzınızdaki baklayı böyle çıkarın ki bizim iyi bildiğimiz gerçek yüzünüzü herkes görsün.
Herkes sizin konuştuğunuz dili bile borçlu olduğunuz Cumhuriyet’e “100 yıllık narkoz” dediğinizi, laikliği “Türkiye’nin yükü” olarak gördüğünüzü net anlasın.
Böylece; kamu emekçisinin hakkını müsamere masalarında peşkeş çektiği için adının önüne “buçuk” lakabını almış birinden “#GüçlüMemurGüçlüTürkiye” sloganını duymanın saçmalığını herkes daha net fark etsin.
Sizin memurun güçlenmesiyle değil koltuğunuzdaki yeri güçlendirmekle işiniz var. Sizin sendikacılık değil gerici faaliyet uğraşınız var.
Türk Ulaşım Sendikası Genel Başkanı Albayrak
Sosyal medyadan uzun ve sert bir açıklama yayınladı:
“Sizin ‘narkoz’ dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır! [...] Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı... Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı! [...] Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır. [...] Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz! Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!”
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci
“Ders gibi cevap” olarak nitelendirilen açıklamada:
“Sizin ‘narkoz’ dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır! [...] Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun? Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!”
Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu:
Ali Yalçın’ın “Yiğit düştüğü yerden kalkar” diyerek “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” sözlerine neden şaşırdınız?
Çünkü bu bakış açısı yeni değil. Tokat’ta 2017 yılında bir imam hatip lisesine Mustafa Sabri Efendi adının verilmesi kararı kamuoyunda büyük tepki çektiğinde, geri adım atılmıştı.
O günlerde Ali Yalçın’ın yaptığı paylaşım ise çok netti: “Mustafa Sabri Efendi bu milletin ve ümmetin değeridir. Ondan rahatsız olanlar zihinlerini sorgulasınlar. Tabela iner ama saygınlığı inmez.”
Bugün kullanılan dil de aynı çizgide.
Ama asıl şaşırılması gereken bu değil.
Bu dili kullanan bir anlayışın temsilcisi olduğu sendikalara hâlâ yüz binlerce kamu çalışanının üye olmasıdır.
Asıl sorgulanması gereken de tam olarak budur.
Hür-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Paşaoğlu
“‘100 yıllık narkoz’ diyerek Cumhuriyet ve Atatürk ile olan hazımsızlıklarını ortaya koyanları ciddiye almaya gerek yok. Bunlar bugün varlar yarın yok olacaklar.”
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu
Yalçın’ı “hangi narkozun etkisinde konuşuyor” diye eleştirdi ve şu ifadeyi kullandı:
“Bugün Cumhuriyet’e ‘narkoz’ diyen bir anlayış, bilinçli şekilde o gün bu millete Sevr’i reva görenlerle aynı zihinsel çizgiye düşmektedir.”
Tarihçi-yazar Sinan Meydan:
“Sen bu Cumhuriyeti sahipsiz mi sandın hadsiz herif! [...] Asıl narkozda olan sensin! Cumhuriyet, 100 yıl önce Türkleri yüzlerce yıllık narkozdan uyandırdı.” (Uzun bir tarih dersi vererek Cumhuriyet’in kazanımlarını tek tek sıraladı).
Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır: “Açık konuş; ‘100 yıllık narkoz’ derken kastın nedir? [...] Yiğit kalkar da arsız düştüğü yerde kalır!”
Ayrıca Haber-Sen, Tüm Yerel-Sen gibi sendikaların şube başkanları ve çok sayıda yerel/şube düzeyinde tepki var. Sosyal medyada ve ana akım muhalif medyada (Sözcü, Cumhuriyet vb.) “nankörlük”, “Cumhuriyet düşmanlığı” ve “sarı sendika” eleştirileri çığ gibi büyüdü.
Memur-Sen’in tepkilere cevabı:
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın, 9. Büyük Türkiye Buluşmasında yaptığı konuşmasındaki sözlerini çarpıtarak ideolojik bağnazlıkla niyet okuması yapmaya girişen, zihinlerindeki zehri tarihi hakikatlerin üzerine kusarak algı operasyonuna kalkışan, Atatürk istismarıyla Milletimizin sinir uçlarıyla oynayan ve provokasyon peşinde koşan kesimler bilmelidir ki Memur-Sen, ucuz oyunlarla maniple edebilecekleri bir hareket değildir!
Provokatörler, istismarcılar bilsin ki, memur-sen; son kalemizin, devletimizin, Türkiye Cumhuriyetinin teminatıdır.
Özetle, tepkiler ağırlıklı olarak Eğitim-İş, Türk Ulaşım, Türkiye Kamu-Sen, Birleşik Kamu-İş, Hür-Sen gibi muhalif kamu sendikalarından geldi. Ali Yalçın'ın Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihini “narkoz” (anestezi) olarak nitelendirdiği ve siyaset diliyle bağdaştırıldığı için büyük tepki çekti. Özellikle diğer sendikalardan ve kamuoyundan sert eleştiriler geldi. Tepkiler genellikle “Cumhuriyet’e ve Atatürk’e hakaret”, “tarihi hazımsızlık” ve “sendikacılık değil ideolojik provokasyon” şeklinde özetlenebilir. Memur-Sen ise bir basın açıklamasıyla cevap verdi.
