ÖNLÜKTE BİRLEŞEBİLİYORSAK, ÖZLÜKTE NEDEN BİRLEŞEMİYORUZ?

 

Farklı düşüncelere sahip eğitim sendikalarının önlük konusunda ortak bir ses çıkarabilmesi aslında önemli bir gerçeği gösteriyor: İstenildiğinde ortak zeminde buluşmak mümkün.

 

Peki aynı birlikteliği öğretmenin özlük haklarında, ekonomik koşullarında, çalışma şartlarında ve mesleki itibarında neden göremiyoruz?

 

Çünkü öğretmenin özlük hakları yalnızca öğretmenin meselesi değildir; doğrudan ülkenin geleceğiyle ilgilidir. Gelecek kaygısı taşıyan, emeğinin karşılığını alamadığını düşünen ve mesleki olarak değersiz hisseden bir öğretmenden sürekli yüksek motivasyon bekleyemeyiz. 
 

Mutlu olmayan öğretmen mutlu bir eğitim ortamı kuramaz; mutlu ve huzurlu bir eğitim ortamı olmadan da kalıcı eğitim başarısından söz edilemez. Öğretmene yapılan her iyileştirme, aslında sınıfa, öğrenciye ve nihayetinde ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır.

 

Sendikaların düşünceleri, çizgileri ve öncelikleri farklı olabilir; ancak öğretmenin emeği, geçimi, itibarı ve geleceği ortaktır.

 

Önlük konusunda gösterilen ortak iradeyi, öğretmenin temel hakları konusunda da görmek istiyoruz.

 

Çünkü mesele hangi sendikanın kazandığı değil; öğretmenin güçlenmesi, öğrencinin kazanması ve ülkenin geleceğinin güçlenmesidir.