
Mesleği insan yetiştirmek olan biz öğretmenler, her gün gencecik evlatlarımızın haince toprağa düşürülmesinin acısıyla kahroluyoruz. Bir çocuktan iyi yurttaş ya da terörist yetiştirmek arasındaki fark ancak ve yalnız eğitimdir. Biz sınıfımızdaki her çocuğa insan sevgisini anlatan, köken, mezhep, siyaset gözetmeden bilgimizi ve sevgimizi vakfeden öğretmenleriz.
Fidanlarımızın meyveye durduğunu, meslek sahibi olduğunu, vatana millete hayırlı olduğunu görmek hem hakkımız hem ödülümüzdür.
Her şehitte evlat acısı yaşayan biziz!
Yalnızca güvenlik güçlerimiz için değil, yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadoluda değil, yurdun her yanında yaşayan herkes için endişeliyiz. Devletin asli ve birincil görevi yurttaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Can güvenliği kürsülerden atılan nutuklarla, şehit cenazelerindeki hamasetle, terörü ve teröristi kınamakla sağlanmıyor, tecrübe ettik. Bu kapsamda YÖNETME sorumluluğunda olanların, seçtiklerimizin-seçmediklerimizin, sağduyulu ve sağlam adımlar attığını görmek talebimizdir.
Okullarımızdaki eğitim süreci; ancak güvenliğin sağlanmasıyla mümkün olacaktır. Seminer süreciyle başlayacak olan mesaimize güven içinde gitmek hakkımızdır. Şehit öğretmen değil emekli öğretmen olmak, öğrencilerimizi şehit vererek değil, onların omuzlarında bu dünyadan uğurlanarak gitmek arzumuzdur!
Kurban bayramını, turizm gelirlerini hesaba katacak olan sizsiniz. Biz KURBAN OLMAMAYI sorguluyoruz. Hükümetsiz kalmış olsak da, devletimiz bakidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin memurları, öğretmenleri olarak can güvenliğimizi sağlamanızı talep ediyoruz.
Sözümüz şudur ki: şehitlerimizi hamasi nutuklarla OY a tahvil etmeyin, bizi binlerce koruma olmadan gidemediğiniz kuytularda teröre yem etmeyin!...
Cansel GÜVEN
Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı
