Eğitim süreci öğretmen, öğrenci ve veli arasındaki o meşhur "altın üçgen" üzerine kuruludur. Ancak bazen iyi niyetli olsa da bazı yaklaşımlar bu dengeyi bozabiliyor. Öğretmenlerin işlerini yaparken en çok zorlandıkları ve genellikle içten içe dert yandıkları 16 veli davranışını aşağıda sıraladım:
Zamanlama Hatası:
- Zamansız Mesaj ve Aramalar: Akşam geç saatlerde, hafta sonlarında veya tatillerde öğretmeni özel telefonundan arayıp "Ödev neydi?" diye sormak.
- Ayaküstü Toplantı Israrı: Sabah okul girişinde veya çıkış saatinde, öğretmenin onlarca çocukla ilgilenmesi gereken o kaotik anda ciddi konuları konuşmaya çalışmak.
- Gereksiz Grup Mesajları: Sınıf WhatsApp veli gruplarını eğitim dışı paylaşımlarla (günaydın mesajları, siyaset, dini günlerle ilgili mesajlar, reklam vb.) doldurmak.
Veli Sorumluluğu:
- Ödevi Öğrenci Yerine Yapmak: Öğrencinin öğrenmesi gereken beceriyi, "mükemmel olsun" kaygısıyla velinin üstlenmesi. Öğretmen bunu her zaman anlar.
- Beslenme ve Hijyen İhmali: Çocuğun çantasını kontrol etmemek, sağlıklı beslenmesini ihmal etmek veya kişisel temizliğine dikkat etmeden okula göndermek.
Akademik Müdahale:
- Sürekli Not Pazarlığı: Çocuğun başarısını sadece rakamlara indirgeyip, düşük not alındığında öğretmenden "not artırımı" talep etmek.
- Sınıf İçindeki Akademik Sürece Karışmak: "Hangi konuyu ne zaman işleyeceksiniz?", "Neden bu kitabı okutuyorsunuz?" gibi pedagojik tercihlere sürekli müdahale etmek.
Tutum ve Davranış:
- Kendi Çocuğunu "Kusursuz" Görmek: Çocuk bir hata yaptığında veya bir kavgaya karıştığında, durumu araştırmadan "Benim çocuğum asla yapmaz" diyerek savunmaya geçmek.
- Öğretmeni Okul Dışında Eleştirmek: Öğrencinin yanında öğretmen hakkında olumsuz konuşmak. Bu, çocuğun öğretmene olan saygısını ve güvenini anında zedeler.
- Sorumluluğu Tamamen Okula Yıkmak: Çocuğun öz bakım, terbiye ve disiplin gibi evde kazanması gereken temel alışkanlıklarını sadece öğretmenden beklemek.
- Sınıf İçi Gruplaşmalar ve Dedikodu: Diğer velilerle bir araya gelip öğretmeni hakkında asılsız söylentiler yaymak.
Okul-Sınıf Düzeni:
- Okula Sürekli Geç Bırakmak: Her sabah dersin ortasında sınıfa giren bir öğrenci, hem öğretmenin hem de diğer çocukların dikkatini dağıtır.
- Kıyaslama Yapmak: "Diğer sınıftaki öğretmen şunu yapmış, siz neden yapmıyorsunuz?" diyerek öğretmenleri yarıştırmak.
- Sınıfta Ayrıcalık Beklemek: Çocuğunun sınıfta ön sıralara oturmasını istemek, kıyafet kuralı, telefon kullanımı veya devamsızlık gibi konularda ayrıcalık beklemek.
- Özel Ders, Kurs, Test Baskısı: Öğretmene sürekli "Daha fazla test verin, daha fazla sınava hazırlayın" diyerek çocuğun sosyal gelişimini ve çocukluğunu göz ardı etmek.
Ve En Önemlisi Haksız-Temelsiz Şikayet:
- Gereksiz yere yani haksız, abartılı veya tamamen temelsiz veli şikâyetleri: Bu tür şikayetler öğretmen üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yaratmaktadır. Bu durum Türkiye'de son yıllarda özellikle artan bir sorun haline geldi ve öğretmenlerin ruh sağlığını, mesleki motivasyonunu doğrudan olumsuz etkilemektedir. Öğretmenin Motivasyon düşerken işe gitmek istememe başlar. "Hiçbir şey yetmiyor" duygusu yerleşir. Tükenmişlik belirtileri gösteren öğretmen oranı zaten yüksekken, veli kaynaklı baskı bunu yüksek oranlarda artırabilir.
- "Şikâyet edilirim" korkusuyla öğretmen sınıfta daha az sınır koyar, disiplin uygulamaktan çekinir. Bu da sınıf düzenini bozar, diğer öğrencilerin eğitim kalitesini düşürür.
- CİMER'e yapılan sürekli suçlama, iftira düzeyinde abartılı şikâyetler: "Hocanın arabası eski", "gece mesajıma bakmadı" gibi psikolojik şiddet niteliği taşır. Bazı öğretmenler depresif belirtiler, anksiyete bozukluğu hatta mesleği bırakma noktasına gelir.
- Gereksiz veli şikâyeti: Öğretmen için sadece bir şikâyet değil; sürekli bir psikolojik yük, güvensizlik ortamı ve tükenmişliğe giden yol haline geliyor. Birçok öğretmen bunu "görünmeyen şiddet" olarak tanımlıyor.
Alpay CAVLAK / Eğitimci Yazar
Guncelegitim.com
