Gösterisinin tam kaydını YouTube kanalında yayımlamasının ardından sosyal medyada hedef gösterilen ve yoğun eleştirilere maruz kalan Göktaş hakkında, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamasıyla resmi soruşturma başlatıldı.
Gazeteci Mustafa Balcı'nın aktardığı bilgilere göre, gösteride yer alan bazı mizahi unsurlar ve ifadeler sosyal medyada infial yaratırken, yargı kanadı gelen şikayetler ve tepkiler üzerine hızla harekete geçti.
"Yurt Dışına Kaçtı" İddialarına Esprili Yanıt
Soruşturma haberlerinin basına yansımasıyla eş zamanlı olarak, sosyal medyada Deniz Göktaş’ın "hakkındaki adli süreçten kaçmak amacıyla apar topar yurt dışına firar ettiği" iddiaları ortaya atıldı. Kısa sürede yayılan bu iddialara ünlü komedyenden yanıt gecikmedi.
Bulunduğu ülkeden bir açıklama yapan Göktaş, durumun tamamen önceden planlanmış bir tatilden ibaret olduğunu belirterek iddiaları şu sözlerle tiye aldı:
"Merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. Bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 Haziran'da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye'de olmamı gerektiren resmi bir durum veya çağrı olursa ilk uçakla döneceğim, zaten tişört sayısı da beni zorluyor."
İfade Özgürlüğü mü, Dini Değerler mi?
Deniz Göktaş’ın politik ve toplumsal eleştirileri absürt bir dille ele aldığı "Ölü Deniz" gösterisi, dijital platformlarda yayımlandığı andan itibaren kamuoyunu ikiye bölmüş durumda.
Bir kesim yapılan şakaların ifade özgürlüğü ve sanat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken; diğer bir kesim ise toplumsal hassasiyetlerin ve dini sembollerin mizah malzemesi yapılamayacağını öne sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, komedyenin Türkiye’ye dönmesinin ardından adliyeye giderek ifade vermesi bekleniyor.
