Öğretmenlere yönelik negatif bir algı oluşturmak, hiç kimsenin haddine olmamalıdır.
İçlerindeki üç, beş kişiye bakıp, tüm eğitim camiasını “tembellikle” suçlamak, çocuklarımıza ve ülkemizin geleceğine yönelik olarak yapılmış, en büyük karalama kampanyası olur!.
Haftalardır, ekran başında ya da elde telefonla, öğrencilerime nasıl bir kelime daha fazla öğretirim diye yanıp tutuşan öğretmenlerimize, bırakın fazlasını, hak ettikleri verilsin yeter!..
Öğretmenlik, para için yapılan bir meslek değildir!
İdealizm olmadan, çocukları sevmeden, ülke ve gelecek sevdası yaşanmadan yapılacak bir meslek olmadı, olmayacak da...
Zaten maaşları çok düşük.
Yaptıkları işin önemi ve harcadıkları mesainin karşılığı asla olamaz.
Sınıflar birleştirilerek ders sayısının azaltılması ya da ek bütçe yaratılmaması nedeniyle, maaşlarında kısıntıya gidilmesi kabul edilemez…
Elbette kimse oturduğu yerden maaş almamalı, elbette çalışan çalışmayan aynı kefeye konulmamalı ama onların da bir ailesi, bütçesi, sabit giderleri olduğu asla unutulmamalı.
Öğretmen huzursuz olursa bırakın eğitimi ve çocuklarımızı, ülke huzursuz olur.
Onlara sağlayacağımız olanaklar aslında çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğine yapılmış en büyük yatırımdır ama bunu maalesef hala anlayamadık!..
Sabah saatlerinde “ek ders ücretleri, muamma olmaktan çıkmalıdır” diye bir bir twit attım, mesaj yağdı. Görünen o ki, yarattığı rahatsızlık tahminlerimizin de çok üzerindeymiş.