Yıldırım, ilk ve son öğretmenlik deneyimini şu sözlerle anlattı:
 
"Öğretmenlik mukaddes bir görevdir, zor bir görevdir. Bir tecrübeyle anlatayım, Semiha haınm benim eşim ilkokul öğretmeni. Bir gün hasta oldu okula gidemedi ben gidim dedim. Okuluna gittim. birinci sınıflar okutuyor, girdim içeri girer girmez bir de ne göreyim bir gürültü bir uğultu masaların üzerine atlayanlar birbirlerinin tepesine binenler. Bir bağırdım duyan yok iki bağırdım yok hiç kimse bizi takmıyor. Canım sıkıldı. Oradan çocuğun birini tuttum elimele havaya kaldırdım kaldırınca çıt çıkmadı oturdular yerlerine ondan sonra o yavruyu da oturtturdum yerine. Dersi zor bela bitirdik. Müdür bey dedi ki 'teşekkür ederiz boş geçse daha iyi dersler'  ve beni erkenden yolcu etti. Ders vermek kolay bir şey değil."