İddialar neler?
Velilerin (Aslı S. ve Gülsüm T.) anlattıklarına göre öğretmen:
- “Ailesi boşanan var mı?”
- “Annenizin hayatında biri var mı?”
gibi özel hayatı doğrudan sorgulayan sorular sormuş.
Ayrıca ders sırasında öğrencileri tuvalete götürüp sıvı sabun doldurtma, bir öğrenciye tuvalette çay bardağı tutturma ve yaş grubuna uygun olmayan içerikler izletme gibi uygulamalar yapıldığı iddia ediliyor.
Veliler çocukların psikolojisinin olumsuz etkilendiğini belirterek emniyete şikayette bulunmuş, idari ve adli süreç başlatılmış.
Okul yönetimi ve Milli Eğitim tarafından idari inceleme yapıldığı belirtiliyor.
Bu kabul edilebilir mi?
Hayır, kabul edilemez. İlkokul 4. sınıf öğrencileri (yaklaşık 9-10 yaş) henüz özel hayat, aile ilişkileri ve cinsellik konularında hassas ve korunması gereken yaştadır. Bu tür sorular pedagojik olarak uygunsuzdur; çocuklarda utanç, kaygı, aile sırlarının ifşası korkusu veya travma yaratabilir.
Öğretmenlerin mesleki etik kuralları ve MEB yönetmelikleri, öğrencilerin özel hayatını sorgulamayı, mahremiyetlerini ihlal etmeyi yasaklar. Özellikle Din Kültürü dersi gibi hassas bir derste bu tarz sorgulama pedagojik yöntemle bağdaşmaz.
Çocukların ders sırasında “iş gücü” gibi kullanılması (tuvalet temizliği vs.) de ayrı bir disiplin ve çocuk hakları ihlali konusudur.
Velilerin CİMER, savcılık veya idari yollara başvurması sizce doğru mudur?
