Yapay Zekâ

Gündoğdu YILDIRIM

31-08-2026 04:03

Dünya tarihini tahlil ettiğimizde karşımıza önemli olaylar çıkar ve bu önemli olaylarla birlikte tarihe notlar düşülür.

Biz bunu nereden biliyoruz?

Okullarda her sınıfın duvarına asılan “tarih şeritleri”nden…

İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ… Karanlık Çağ… Sonrasında Maden Çağları… Her birinin hikâyesi birbirinden farklıdır.

Savaşların belirlediği tarihsel çağ döngülerinin yanı sıra, icatlar da çağları değiştirmiştir.

Atalarımız ne demiştir?

“Silah bulundu, mertlik bozuldu!”

Silahın savaşlarda kullanılmasından önce oklar, kamalar, mızraklar ve benzeri kesici ve delici aletler savaşlarda büyük önem taşımakta; savaşların kazanılmasında veya kaybedilmesinde önemli rol oynamaktaydı.

Lafı fazla uzatmayalım, gelelim günümüze…

Teknoloji hayatımıza o kadar hızlı giriyor ki biyolojik, fiziksel ve manevi dengelerimizi altüst ediyor. Bu hızlı değişime uyum sağlamakta oldukça zorlanıyoruz.

Korkunç bir ilerleme var.

Aklınıza gelen, gelmeyen her alanda eski ile yeni birbirini kovalamakta. Daha dün yeni olanın bugün eskidiğine hayretler içinde tanıklık ediyoruz.

Ne zaman yeni eskidi, inanın artık takip etmek bile zor.

Şayet son yıllarda yaşanan bu hızlı değişime bir ad koymaya kalksaydık, isim bulmakta zorlanırdık.

Neyse ki yapay zekâ geldi.

Yapay zekâ, gelmiş geçmiş en büyük buluşlardan ya da teknolojik gelişmelerden biri olarak değerlendirilebilir.

Teknolojide korkunç bir noktaya gelmiş durumdayız.

Üretimden tüketime kadar birçok süreçte insan emeğinin yerini yapay zekâ ve otomasyon almaya başlıyor. Ne isterseniz yapıyor, zor ve imkânsız diye bir kavram bırakmıyor.

Özellikle mühendislik alanında insan gücüne duyulan ihtiyaç giderek azalıyor. En iyi üniversitelerden mezun olan insanların bile gelecekte hangi meslekleri yapacağı, hangi alanlarda çalışacağı tartışılır hâle geliyor.

Edebiyat bile bundan nasibini almıl durumda...

Makale mi, öykü mü, roman mı?

Yapay zekâ hazırlayıp önünüze koyuyor.

Yazarlık, çizerlik ve editörlük gibi alanların geleceği de artık tartışılır. Söylemeniz, daha doğrusu yapay zekâya doğru komutu vermeniz yeterli…

Nereden nereye!

Çocukluğumuzda uzay filmleri izlerdik. Robotlar, galaksiler, uzay araçları ve farklı dünyalar bize ne kadar uzak gelirdi.

Bugün ise çocukluğumuzda hayal olarak gördüğümüz birçok şeyin gerçekleştiğine tanıklık ediyoruz.

Sosyal medyada gezinirken bir video dikkatimi çekti. Sonuna kadar izledim.

Videoda şu an çocuk üretim fabrikalarının var olduğundan, çocuğu olmayan insanların buralardan çocuk sahibi olabileceğinden söz ediliyordu.

Anne ve babalardan alınan sperm ve embriyolarla yapay anne karınlarında çocukların dünyaya getirileceğini, büyütülüp ailelere teslim edileceğini daha da dikkat çekici olanın ise, iki katı para karşılığında çocuğun tüm özelliklerinin aile tarafından belirlenebileceğinin iddia edilmesiydi.

Genetik hastalıklardan arındırılmış bir bebek…

Zekâsı, fiziksel yapısı, huyu, suyu; aklınıza gelen ve gelmeyen bütün özellikleri siparişle belirlenebilen bir çocuk…

Bundan elli yıl sonrasını düşünmek bile kolay değil.

Çocukluğumuzda doktor, hemşire ve hastane yokluğundan çocukların anneleriyle birlikte yaşamlarını yitirdiği, insanların çaresizce yas tuttuğu dönemleri gördük.

Şimdi ise yapay zekâ bize uzay filmlerini aratmayacak bir yaşam sunmaya hazırlanıyor.

Bizden büyükler, “Bu dünyaya erken gelmişiz.” derler, yaşadıkları döneme isyan ederlerdi.

Bizde de benzer bir isyanın söz konusu olacağı aşikâr.

Sanırım bizden sonraki gençlerin de yaşlandıklarında, yeni gelişmeler karşısında benzer şekilde isyan edecekleri şimdiden belli.

Ne diyelim?

Yapay zekâyı da gördük ya…

 

 

DİĞER YAZILARI ''Nutuk'' okunmadan ne Kurtuluş Savaşı ne de Atatürk anlaşılabilir 01-01-1970 03:00 Küçük İnsanlar 01-01-1970 03:00 Niçin Kitap Okunur! 01-01-1970 03:00 Ünlülerin Özel Yaşamları 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen Öldürüldü 01-01-1970 03:00 Savaş Öldürür 01-01-1970 03:00 Sevgi Kurtarır 01-01-1970 03:00 Yan Baktın! 01-01-1970 03:00 Çocuklar Tatil Başladı 01-01-1970 03:00 Yeni Yıl 01-01-1970 03:00 Sıradan, Basit, Aşağılık 01-01-1970 03:00 Öğretmen 01-01-1970 03:00 Sorgu Mu, Yargı Mı? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 102 Yaşında... 01-01-1970 03:00 Yozlaşma: Doğruluk, dürüstlük kalmamış... 01-01-1970 03:00 Futbol 01-01-1970 03:00  Komşuda Pişer! 01-01-1970 03:00 Bilgi! Bilgi! Bilgi! 01-01-1970 03:00 Neden Böyleyiz? 01-01-1970 03:00 Bugün varız yarın yokuz! 01-01-1970 03:00 Edip Akbayram 01-01-1970 03:00 Dağın Öte Yüzü 01-01-1970 03:00 Küçük Düşünmek! 01-01-1970 03:00 Ferdi Tayfur 01-01-1970 03:00 İyilik İyidir! 01-01-1970 03:00 Edebiyat ve Tarih 01-01-1970 03:00 Narin 01-01-1970 03:00 Su bitti! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dokunma 01-01-1970 03:00 Bir LGS Daha Geçti 01-01-1970 03:00 Ben Mi Abartıyorum? 01-01-1970 03:00 Öğretmene şiddet! 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlik 01-01-1970 03:00 Yaşam ve Ölüm 01-01-1970 03:00 Ezberci Eğitime Çözüm! 01-01-1970 03:00 Ezberci Eğitim 01-01-1970 03:00 Kitap Okuyalım! 01-01-1970 03:00 Savaşa Hayır! 01-01-1970 03:00 Postmodernizm 01-01-1970 03:00