Eğitimde son yıllarda üzerinde daha fazla durduğumuz konulardan biri, çocukların yalnızca bilgi edinmeleri değil, edindikleri bilgileri anlamlandırabilmeleri. Çünkü bir bilgiyi bilmekle o bilgi üzerine düşünebilmek, soru sorabilmek ve farklı bakış açılarını değerlendirebilmek aynı şey değil.
Çocuklarla Felsefe (P4C) yaklaşımı ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni bu açıdan birlikte değerlendirmek, özellikle okul öncesi eğitimde yeni uygulama imkânlarını görmemizi sağlayabilir.
*P4C, çocuklara felsefe tarihini öğretmekten çok, onların sorular aracılığıyla düşünmelerini destekleyen bir yaklaşımdır. Matthew Lipman'ın öncülüğünde geliştirilen bu yöntem; eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünmeyi, çocukların birlikte sorgulama yürüttüğü bir ortamda geliştirmeyi amaçlar.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ise öğrencilerin zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki gelişimlerini bir bütün olarak ele alır. Bilgi ve becerilerin yanında eğilimlere ve değerlere de yer verir; sorgulayan, düşünen, üreten ve sorumluluk alabilen bireyler yetiştirmeyi hedefler.
İki yaklaşımın çıkış noktaları ve kapsamları aynı değildir. P4C, felsefi sorgulamaya ve diyalog yoluyla düşünmeye odaklanırken Maarif Modeli daha geniş bir eğitim çerçevesi sunar.
Peki, bu iki yaklaşım okul öncesi eğitimde nasıl buluşabilir?
Öncelikle çocukların sorularını önemseyen, kendilerini rahatça ifade edebildikleri ve farklı düşüncelerin dinlendiği ortamlar oluşturulabilir. Hikâyeler, resimler, günlük yaşamdan olaylar ve doğa gözlemleri birer düşünme uyaranı olarak kullanılabilir. Öğretmen ise doğru cevabı belirleyen kişi olmaktan çok, çocukların düşünme sürecini kolaylaştıran bir rehber rolü üstlenebilir.
Bununla birlikte P4C uygulamalarının yalnızca soru sormaktan ibaret olmadığını unutmamak gerekir. Soruların çocukların yaşına uygun olması, tartışmanın bir düşünceyi gerekçelendirme ve farklı görüşleri değerlendirme yönünde ilerlemesi önemlidir.
Bana göre eğitimde asıl üzerinde durmamız gereken nokta, çocukların ne düşündükleri kadar nasıl düşündüklerine de dikkat edebilmek. Her soruya hemen cevap vermek yerine bazen “Sen ne düşünüyorsun, neden böyle düşünüyorsun?” diye sormak bile öğrenme sürecini değiştirebilir.
P4C ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni birlikte ele almak, çocukların hem düşünme becerilerini hem de değerlerle ilişkilerini destekleyen daha nitelikli öğrenme deneyimleri tasarlamak için bir fırsat sunuyor. Çünkü çocuklara yalnızca doğru cevapları öğretmek değil, düşüncelerini ifade edebilecekleri, başkalarını dinleyebilecekleri ve kendi fikirlerini yeniden değerlendirebilecekleri alanlar açmak da eğitimin önemli bir parçası.
Belki de başlangıç için kendimize şu soruyu sormalıyız: Çocukların sorularına ne kadar cevap veriyoruz, onların kendi cevaplarını aramalarına ne kadar fırsat tanıyoruz?
Gizem Yarbil
Eğitimci-Yazar
*P4C (Philosophy for Children / Çocuklar için Felsefe), çocuklara felsefe tarihi veya akımları ezberletmek yerine; onların düşünme, soru sorma, merak etme ve akıl yürütme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yenilikçi bir eğitim yaklaşımıdır.