Mihriban Öğretmen, çocuklara oyun konteyneri ve ders çadırı açtı

Mihriban öğretmen, yıllardır doğup büyüdüğü yer olan Hatay’dan uzakta, İstanbul’da yaşıyordu. Ancak hayat şartları onu depremden iki ay önce Kırıkhan’a geri dönmek durumunda bıraktı. 6 Şubat depreminden sonra ailesiyle bir çadıra sığınan ve orada yaşamaya başlayan genç öğretmen, kendi travmasını bir kenarı bırakıp içindeki öğretmenlik aşkıyla çocuklara el uzattı.

GÜNCEL EĞİTİM - 13-06-2023 14:58

Hürriyet'ten Beyazıt Şenbük'ün haberi; Depremzede Mihriban Mike Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden 2013 yılında mezun oldu. 2019 yılında da yine aynı üniversitede yüksek lisansını tamamlayıp doktora eğitimine başladı. 2021 yılından itibaren İstanbul’da özel okullarda öğretmenliğe başladı.

Diğer yandan, 2022 yılında KPSS’ye girdi ve 78 puan aldı. Özel okullarda çalışmak içindeki öğretmenlik ateşine iyi geliyordu ama geliri İstanbul’da tek başına yaşamasına yetmiyordu. Ekonomik zorlukları aşamayınca depremden 2 ay önce memleketi Hatay’a dönüp öğretmen olarak atanacağı günü orada ailesinin yanında beklemeye karar verdi. Ancak 30 yaşındaki Mihriban Mike de ailesiyle birlikte o büyük felaketin mağduru oldu.

Büyük depremin ardından hayatta ve ayakta kalabilen herkes yardıma ihtiyacı olan komşuları, akrabaları ya da hemşehrileri için bir şeyler yapabilmek için çırpınıyordu. Mihriban öğretmenin de aklına bildiği işi yaparak çocuklara yardımcı olma fikri geldi. Sonrasını kendisi şöyle anlatıyor:

KENDİ YARALARIMI SARDIKTAN SONRA HEMEN İŞE KOYULDUM

“Maddi durumu iyi olanlar Hatay’dan giderek başka şehirlerde hayata tutunmaya çalışıyor ama pek çok insanın böyle bir şansı yoktu. Ben Deprem olduğu günden beri Hatay’dan hiç ayrılmadım. Evimiz hasarlı ve mahallemizde çadırda yaşıyoruz.

Bu süreçte etrafta çok fazla travmalı çocukla karşılaştım. Onlara oyun, sanat ve eğitim iyi gelecekti. Evet ‘ben bir depremzedeyim ama önce öğretmenim’ diye düşündüm ve biraz kendi yaralarımızı sardıktan sonra da işe koyuldum. Çünkü Hatay artık sadece Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsi meselesi değil, hepimizin şahsi meselesiydi.

 

Günün Diğer Haberleri