Yapılan değişiklikler, ders kitaplarındaki anlatımı Batı merkezli bir perspektiften çıkarıp, Türk tarih tezi ve jeopolitik önceliklerle uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.
Öne Çıkan Terim Değişiklikleri ve Gerekçeleri
Müfredat değişikliğiyle birlikte literatüre giren yeni kavramlar ve dönüştürülen terimler şu şekilde detaylandırılıyor:
Türkistan (Orta Asya Yerine):
Yıllardır kullanılan "Orta Asya" kavramının coğrafi bir bölgeyi nitelediği, ancak "Türkistan" ifadesinin bölgenin tarihi, kültürel ve demografik kimliğini daha doğru yansıttığı belirtiliyor. Bu hamleyle, Türklerin kadim ana yurduna vurgu yapılması amaçlanıyor.
Haçlı Saldırıları (Haçlı Seferleri Yerine):
"Sefer" kelimesinin Türk-İslam geleneğinde daha çok "fetih ve nizam verme" amaçlı olumlu bir anlam taşıdığı görüşünden hareketle; bu saldırıların savunma değil, doğrudan bir istila ve saldırı olduğu vurgulanıyor.
Adalar Denizi (Ege Denizi Yerine):
Mavi Vatan doktriniyle de uyumlu olan bu değişiklik, Ege isminin köken tartışmalarına bir yanıt niteliğinde. Osmanlı dönemindeki "Cezayir-i Bahr-i Sefid" (Beyaz Deniz Adaları) kullanımına atıfta bulunularak, bölgenin tarihsel Türkçe isimlendirmesi ön plana çıkarılıyor.
Sömürgeciliğin Başlangıcı (Coğrafi Keşifler Yerine):
Batı merkezli tarih anlayışında "keşif" olarak adlandırılan sürecin, aslında gidilen bölgelerdeki kaynakların yağmalanması ve yerli halkların tahakküm altına alınması süreci olduğu tezi işleniyor. Bu değişiklikle öğrencilerin, bu döneme eleştirel bir sömürgecilik perspektifiyle bakması hedefleniyor.
TRT'nin aktardığına göre müfredatta yapılan değişiklikler ve yeni eklenen kavramlar şu şekilde:
Tarih
Türkistan: "Orta Asya" kavramı yerine kullanıma girdi. Sömürgecilik Politikaları: "Coğrafi keşifler" yerine bu ifade tercih edildi. Sevk ve İskan Kanunu: "Tehcir kanunu" yerine kullanılmaya başlandı. Haçlı Saldırıları:"Haçlı seferleri" ifadesi yerini aldı. Adalar (Ege) Denizi: "Ege Denizi" ifadesi yerine bu kavram kullanıldı. Doğu Roma: "Bizans" kavramı yerine tercih edildi. Asılsız Ermeni İddiaları:"Ermeni Meselesi" yerine bu tanım getirildi. Asılsız Pontus İddiaları: "Pontus Meselesi" yerine bu kavram kullanılacak. Mavi Vatan: Türkiye'nin deniz yetki alanlarını ifade etmek üzere eklendi. İskan ve İstimalet: Bu politikalar, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikada göç ve sığınmacılara karşı geliştirdiği insani tutum örnekleriyle ilişkilendirilerek işlendi.Coğrafya
Mavi Vatan: "Su kaynaklarımız" yerine kullanıldı. Gök Vatan:"Türkiye'nin hava sahası" yerine kullanıldı. Yeşil Vatan: "Ormanlarımız" yerine kullanıldı. Türkistan ve Adalar (Ege) Denizi:Coğrafya müfredatında da bu kavramlar yer aldı. Milli Bilim İnsanları: Coğrafya tarihinde iz bırakan Türk ve Müslüman bilim insanlarına daha fazla yer verildi. Uygulamalı Teknoloji: CBS ve Dijital Küreler gibi araçlar teorikten ziyade uygulamalı olarak sunuldu. Küresel Konular: Afetler, çevre sorunları ve uluslararası birlikteliklerin (BM, NATO) anlaşmazlıklara sunduğu çözümlerin tartışılması sağlandı.Türk Dili ve Edebiyatı
Metin kavramı genişletilerek ana metin ve ara metin kavramları oluşturuldu. Temalarda tahlil edilen metinler "ana metin", bu metinleri anlamlandırmaya ve çözümlemeye yardımcı olan metinler ise "ara metin" olarak tanımlandı. Video, belgesel veya etkileşimli içerikler için çok modlu metin kavramı kullanılıyor. Çok modlu metinlerin özellikleri programda açıklanmış ve öğrenme-öğretme süreçlerine dahil edildi.
Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji
Felsefe: 11. Sınıf felsefe dersinde felsefe tarihi akışından vazgeçilip öğrencilerin üzerine felsefi düşünce ortaya koyabilecekleri güncel problemlerin üniteler haline getirilmesi ile felsefe dersi öğretimine yeni konular ve kavramlar dahil oldu. Teknoloji, çevre, edebiyat ve hukuk konuları ile; safsata türleri, çevre etiği, ontolojik anlam kaybı, tekhne, teknoloji karşıtlığı, teknoloji taraftarlığı, zaman ve mekan algısının değişmesi, kaygı, kendi olma, umutsuzluk, yabancılaşma, ceza, hakkaniyet, hukuk, suç gibi yeni kavramlar felsefe öğretiminde yer buldu. Sosyoloji: Türk Modernleşmesi, oryantalizm, self-oryantalizm, muhafazakarlık, avrupamerkezcilik, etnosentrizm, hegemonya, merkez-çevre kuramı, prekarya, İslam karşıtlığı, bilim sosyolojisi, paradigma, yapay zeka, algoritmik ayrımcılık, dikkat ekonomisi, okul kültürü, akran nezaketi kavramlar eklendi. Psikoloji: Kuramsal psikoloji alt yapısına ait akım ve ekoller, ruh sağlığı ve davranış bozuklukları, gelişim dönemleri gibi konular yerine öğrencilerin kendi hayatlarıyla ve gündelik yaşamla doğrudan bağ kurabilecekleri bir yapı oluşturuldu. Öğrenmeyi öğrenme, ergenlik dönemi özellikleri gibi konular ön plana alınırken sosyal psikoloji kapsamında bireysel ve toplumsal uyumu güçlendirecek kendi kendine yardım, kabul ve kararlılık yaklaşımları ve duygu ve stres yönetimi, etkili iletişim becerileri ile pozitif psikolojinin temel kavramları olan psikolojik sağlamlık, umut, karakter guçleri ve erdemler, öz guven, öz saygı, travma sonrası buyume kavramlarına yer verildi.Mantık, Matematik ve Fen Bilimleri
Mantık: Klasik teknik konular (İkilem, koşullu kıyas vb.) azaltılmış; safsata, paradoks, informel mantık, abdüktif mantık ve temporal mantık gibi çağdaş alanlar eklendi. Bu değişiklikler ile öğrencilerin medya ve sosyal medyada karşılaştıkları argümanları eleştirel biçimde değerlendirebilmelerini hedefleniyor. Matematik:Algoritma ve Bilişim ayrı bir tema olarak yapılandırıldı. Kimya: Yeşil hidrojen, nanoteknolojik ürünler, biyouyumlu malzemeler ve biyolojik polimerler gibi güncel bilimsel kavramlar ilk defa müfredata dahil edildi. Demokrasi ve İnsan Hakları: Dijital dönüşümün getirdiği risklere ait kavramlar eklendi. (Unutulma Hakkı, Ombudsmanlık, Dijital hak arama, Dijital Çocuk Hakları Sözleşmesi) Türk-İslam medeniyetinin demokrasi noktasında tarihsel birikimine ait kavramlar eklendi. (Fatih Sultan Mehmet'in Bosna Fermanı, Hz. Ömer'in Kudüs Emannamesi, Veda Hutbesi, Medine Sözleşmesi, Türk Çocuk Hakları Sözleşmesi) Hak ihlalleri bağlamında farklı coğrafyalarda Türkiye'nin kültürel ve tarihsel bağlarını yansıtan kavramlar eklendi. (Gazze, Doğu Türkistan ve Hocalı)
"Milli ve Yerli Bakış Açısı" Vurgusu
Eğitim uzmanları, bu hamlenin sadece bir isim değişikliği olmadığını, öğrencilerin dünyayı ve tarihi yorumlama biçimlerini etkileyecek ideolojik bir dönüşüm olduğunu belirtiyor. MEB yetkilileri ise konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmelerde; terimlerin, bir milletin hafızasını şekillendirdiğini ve bu değişikliğin "milli bir tarih perspektifi oluşturmak" adına zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Yeni müfredatın, kademeli olarak önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren tüm ders kitaplarına yansıtılması ve sınav sorularının da bu yeni terminoloji üzerinden hazırlanması bekleniyor.